Geçtiğimiz hafta toplumumuzu ilgilendiren iki önemli sanat olayı yaşadık.
Üç yıldır kapalı olan ‘Gerez Sanat Evi’, 500. Yıl Vakfı’nın on aya yakın bir sürede gerçekleştirdiği tadilat çalışmalarının ardından, orijinale -Habib Gerez dönemindeki gibi dekore edilmiş- yakın bir görünümle 13 Mayıs’ta kokteylli açılışla sanatseverlerle buluştu. Gerçekten aşırı bir yoğunluğun ardından gerçekleştirdiğimiz açılışa, davetiyeler ve bir-iki toplu davet dışında kalburüstü bir çaba göstermedik. Ancak açılışa katılanlar bizleri sevindirdi. Umduğumuzdan daha kalabalık bir kitle bu açılışı şereflendirdi.
Açılışta, son dakika aramamıza rağmen bizi kırmayıp gelen Moreno Barokas, ses düzeni olmamasına bir saat boyunca şarkılarıyla herkesi neşelendirdi.
Gerez’in yeğeni Sabih Bey, açılıştan bir hafta kadar önce mekanı gördüğünde, “Siz burayı mı bir haftada açmayı düşünüyorsunuz?” diye sormuştu. Açılışa hazır olduğumuzda çekip gönderdiğim fotoğraflara ise “İnanılır gibi değil” yanıtını verdi. Bu işi gerçekleştirirken Hahamhane Vakfı Mimarlık ekibinden Mimar Rubi Asa ve Mimar Can Acar önemli katkıları yadsınamaz. Başka projelerde de bizlere hizmet veren Nuh Kalfa’nın da önemli katkısı oldu. Ancak bu işi kanıyla canıyla çalışarak gerçekleştiren Alberto Modiano oldu. Harcadığı emek çok büyük. Son dönemde Gerez’in sanat kitaplarını toparlama ve yerleştirme görevini de Semih Alalu üstlendi. İki gecesini orada geçirerek işi tamamladı.
Süratle yaptığımız açılışın ardından Gerez Sanat Evini haftanın dört günü açık tutmayı düşünüyoruz. Müze bileti alanlar burası için herhangi bir ücret ödemeyecek. Sadece bu mekanı gezmek isteyenler ise sembolik bir ücret ödeyecekler.
Pazar akşamı Amram Oditoryum’unda 20. yılını tamamlamış olan İzzet Bana yönetimindeki Nes Korosu’nun ve orkestrasının konseri vardı. İzzet 50 yıldır bu sahnelerde ömrünü tiyatro ve müzikle geçirdi. Pazar günkü konser de ciddi bir çalışmanın sonucuydu. 18 şarkıdan oluşan konserde ilk kez dinlediğim şarkılar da vardı. Sahnenin arkasındaki görüntüler konsere renk kattı. İzzet Bana’ya sunumda da görevi üstlenen Ora Gürkan ve Özlem Mizrahi’nin önemli katkıları oldu. “Avre tu puerta serrada” şarkısıyla başlayan konser ‘Alta alta es la luna’ ve ‘Manikas blankas’ ile sürdü. Ödünç şarkılar Potpurisi ile farklı dillerdeki şarkıların Ladino’ya nasıl uyarlandığının örneklerini gördük. Konser boyunca Estreyikas d’Estanbol söyledikleri parçalarla sahneyi neşelendirdiler. Konuk Amerikalı müzisyen -Zurzuvi Grubu’nun reisi Jamie Barsimantov- bize İzmir versyonunda ‘Mizmor LeDavid’i udu ile seslendirdi. Diğer konuklar ise Avi Alkaş ve Cenk Rofe idi.

Nes Korosu
Konser boyunca dokuz kişilik orkestra özveriyle koristlere destek verdi. Gecenin önemli müzisyenlerinden biri de piyanist, orkestra şefi, düzenleyici ve eğitmen Nazım Kerkez idi.
İzzet sana sonsuz tebrikler seni daha uzun yıllar sahnede görmek istiyoruz.