Londra´da, Downing Sokağı´nda toplanan binlerce kişi, Yahudi karşıtlığına karşı koymak için ´Güçlü Duruş´ mitinginde bir araya geldi…
İngiltere’de, “Britanya, Britanya Yahudilerinin Yanındadır” sloganıyla, Yahudiler ve Yahudi olmayanlar, son haftalarda nefret dalgasının bir krize dönüşmesinin ardından harekete geçilmesini talep etmek için toplandı.
Jewish Cronicle, Downing Sokağı’nda düzenlenen Yahudi karşıtlığına karşı ‘Güçlü Duruş’ mitingine katılanlarla konuştu.
Mitinge katılanlardan Sean, kendi ailesinin geçmişine bakarak, 1930'larda aşırıcılıkla mücadele eden nesillerin ardından, kendisinin de orada bulunmasının gerekli olduğunu belirtti. Sean "Doksan yıl önce büyükbabam ve büyükannem Cable Street Muharebesi'nde nefrete karşı savaşıyordu. Neredeyse bir asır sonra, sokaklarımızda aynı nefretle tekrar başa çıkmak zorunda kaldığımızı görüyorum. Hepimizin dışarı çıkıp korkmadığımızı ve bu nefretin devam edemeyeceğini gösterme zamanı geldi. Bunu 1936'da yaptık; şimdi de yapabiliriz. O zaman olduğu gibi bugün de nefreti durdurabiliriz" dedi.
Aralarında Birleşik Sinagog (US), Yahudi Temsilciler Kurulu, Yahudi Liderlik Konseyi (JLC) ve Antisemitizme Karşı Kampanya (CAA) gibi kuruluşların da bulunan ondan fazla ulusal Yahudi kuruluşu yürüyüşü ortaklaşa düzenledi. Katılımcılardan Jade de, “bugün Yahudi topluluğunun ve İngiltere’nin karşı karşıya olduğu zorlukta Sir Oswald Mosley'nin Kara Gömleklilerine karşı verilen mücadelenin yankıları var. Bu, 21. yüzyılın Cable Street'i" dedi.
Jade, nefrete ve korkuya boyun eğmeyi reddettiğini vurgulayarak. “Herkes bana saklanmamı, dikkatli olmamı söylüyor ama saklanmayı reddediyorum. Eğer şimdi ayağa kalkmazsak, 1930'larda olanların aynısının tekrar yaşanması riskini göze almış oluruz” ifadelerini kullandı.
Kalabalıkta, Tahran rejimine karşı olan ve düzenli olarak İngiltere'nin Yahudi topluluğu ve İsrail ile dayanışma gösteren hatırı sayılır sayıda İranlı muhalif de bulunuyordu.
Miting, Yahudilerin modern tarihte eşi benzeri görülmemiş bir tehdit seviyesiyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde gerçekleşti. Bu tehdit, sosyal medyada ve hatta geçen haftaki seçimlerde belediye meclisi adayları arasında yaygın antisemitizmle birlikte tekrarlanan saldırılardan sonra ortaya çıktı.
Ancak Downing Sokağı’nda önünde toplananlar, nefretin yıldırıcı etkisine boyun eğmeyi reddetti.
Tişörtündeki "Yahudi ve gururluyuz asla korkmuyoruz" sloganını gösteren Jonathan, "Hepimizin büyüdüğü ve tüm hayatımızı burada geçirdiğimiz gerçeğine rağmen, bir toplumun parçası olmadığımız hissinden bıkmış olan topluluğumu desteklemek için buradayım. Bu ülkeye çok şey kattık. Yahudi olmaktan ve İngiliz olmaktan gurur duyuyoruz" dedi.
Etkinliğe bir dizi konuşmacı öncülük etti. Başhaham Sir Ephraim Mirvis, özellikle İran'ın İngiliz topraklarındaki tehdidine karşı güçlü bir eylem çağrısıyla mitingi açtı. Muhafazakâr Parti lideri Kemi Badenoch aşırıcılığa karşı durma çağrısı yaptı. Çalışma Bakanı Pat McFadden, kalabalığın bazı kesimlerinden uzun süreli yuhalamalarla karşı karşıya kaldı, ancak konuşmasına devam ederek hükümetin Yahudi karşıtlığıyla mücadele etmek için yeni yasalar çıkarmaya olan bağlılığını dile getirdi.
Konuşmalar arasında, sahnedeki müzisyenlere kalabalık da katılarak şarkılar söyledi ve kalabalığın korosu Whitehall'da yankılandı.