Saint-Michel Fransız Lisesi mezunlarından yazar Mario Levi´nin anısını yaşatmak amacıyla hazırlanan ´Saint-Michel´li Bir Hümanist: Mario Levi´ adlı kitabın lansmanı 18 Şubat akşamı Jeanne d´Arc Salonu´nda gerçekleşti.
Can Yayınları’nın desteğiyle yayımlanan ve 1000 adet basılan ‘Saint-Michel’li Bir Hümanist: Mario Levi’ başlıklı eser, bir değer aktarımı. İstanbul’da doğan yazar, gazeteci, akademisyen ve öğretmen kimlikleriyle Türk edebiyatında özgün bir yer edinen Mario Levi, eğitim hayatına Saint-Michel’de başlamıştı. Okul, onun için yalnızca bir eğitim kurumu değil; kültürel açıklığın, çok dilliliğin ve edebiyata duyulan tutkunun filizlendiği bir mekândı. Levi’nin eserlerinde görülen çoğulcu bakışın ve hümanist yaklaşımın temelleri de bu yıllarda atılmıştı.
Mario Levi’nin edebiyatındaki çok katmanlı İstanbul, kimlikler, insan ilişkileri ve kültürel çoğulluk temaları, bu kez onu yakından tanıyan ve edebiyat dünyasında önemli bir yere sahip isimlerin kaleminden yeniden yorumlanıyor. Adnan Özer, Ayfer Tunç, Buket Uzuner, Fuat Sevimay, Haydar Ergülen, Kadire Bozkurt, Nedim Gürsel, Oya Baydar ve Yekta Kopan’ın metinleri; Levi’nin yazınsal dünyasına farklı açılardan ışık tutarken, ailesi ve Alberto Modiano gibi yakın dostlarının tanıklıkları da kitaba duygusal bir derinlik kazandırıyor.

Geceye katılanlarla sevgili Mario Levi bir kez daha özlemle anıldı. Saint-Michel Fransız Lisesi Müdürü Jean-Michel Ducrot, kitabın yalnızca bir yayın değil, bir değer aktarımı olduğunu şu sözlerle vurguladı: “Bu eser, bir metinler derlemesinden çok daha fazlasıdır. Paylaşılan bir hayranlığın, ortak bir belleğin ve aktarmayı görev bildiğimiz entelektüel bir mirasın canlı bir tanıklığıdır.”
Lansmanı ailesi ve sevenleri dışında edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Oya Baydar, Adnan Özer, Kadire Bozkurt da onurlandırdı. Kitapta metinleriyle yer alan yazarlar, yaptıkları konuşmalarla Mario Levi’nin edebiyatını ve insani mirasını farklı açılardan değerlendirdi.
Sehir ve Bellek Arasında/ Yekta KOPAN
İstanbul’da doğup büyüyen herkesin hafızasında bir başka şehir vardır.
Biri yaşanmış, dişeri yaşanamamış; biri görünürde, dışarı silinmiş. Bu şehir, zamanla unutturulan bir masal gibi silinirken bazı yazarlar o masalı tutmak için yazdı. Mario Levi bu isimlerin başında gelir. Onun metinleri yalnızca hikâye anlatmaz, bir şehri duyumsatır: Sokağın köşesindeki fırını, artik kapanmış meyhaneyi, ismi unutulmuş bir melodiyi ya da artik kullanılmayan bir dili. Levi'nin edebiyatı, hatırlamanın, anımsamanın ve en çok da sessiz kalmamanın yollarını arar.