Bu yazıyı, ailemizin 1967 yılında Zonguldak’ta başlayan ticari yolculuğunun kalbinde yer alan, bir vefa borcunu bir anı olarak tarihe not düşmek amacıyla yazıyorum.
Hikayemizin temeli, ailemin 1967 yılında Zonguldak’a yerleşerek kurmuş olduğu kumaş ve giyim işletmesine dayanmaktadır. İşletmemizin o dönemlerde İstanbul (Sultanhamam/Yeşildirek) üzerinden ticaret yapması vesilesiyle büyükbabam Şükrü Kayahan (piyasa ismiyle Ömeroğlu); dönemin saygın esnaflarından Hayim Levi, Yuda Traves ve İshak Bakşi ile hem ticari hem de derin bir sosyal dostluk inşa etmiştir.
Bu dostluğun en unutulmaz nişanesi ise 1983 yılında yaşanan Zonguldak sel felaketidir. İş yerimizdeki tüm emtianın kullanılamaz hale geldiği o karanlık dönemde; herkesten önce Haim Levi, Yuda Traves ve İshak Bakşi, büyükbabama ulaşarak hem maddi hem de manevi desteklerini sunmuşlardı. Hatta büyükbabama, İstanbul gibi bir merkezde yeni bir işletme kurmak isterse kendileriyle birlikte çalışabileceği teklifinde bulunmuşlar; Sefarad kültüründeki o eşsiz "vefa ve kardeşlik" ruhunu en somut haliyle sergilemişlerdir.
Bu vefalı dostların desteğiyle işletmemiz ayağa kalkmış ve ben 1993 yılında doğmuş olmama rağmen, onların o gün uzattığı el sayesinde eğitimimi tamamlayarak bugün bir avukat olarak mesleğimi icra etme şansına sahip oldum.
Bugün uluslararası alanda hukuk danışmanlığı yapabiliyorsam, bunun temellerinde dedelerinizin o günkü asil duruşunun payı büyüktür.
Amacım, ailemiz içinde hep birer "insanlık abidesi" olarak anılan bu isimleri onurlandırmak ve büyüklerimin bana emanet ettiği bu vefayı, Türk-Yahudi toplumunun ortak hafızasına bir anı olarak bırakmaktır. Eğer kendileri hayatta değilse, aziz hatıralarını bir kez daha saygıyla anıyorum.
Saygılarımla,
Av. Ömer Uras Kayahan