Selin Alpanda: “Psikolojide kendini geliştirmenin sonu yok”

Meslekteki 15. yılını tamamlayan Uzman Gelişim Psikoloğu Selin Alpanda Nöropsikoloji alanında çalışmalarını sürdürüyor. Kendisine kullandığı terapi yaklaşımlarını ve daha birçok ilgi duyduğum alanı sordum.

Söyleşi
27 Temmuz 2022 Çarşamba

Şalom okuyucularına kendinizi tanıtır mısınız?

Mesleğe başladığımda ilk iki yıl özel bir anaokulunda anaokulu psikologu olarak, ardından on sene özel bir danışmanlık merkezinde uzman gelişim psikoloğu olarak görev yaptım. Eş zamanlı olarak da iki yıl özel bir üniversitenin özel eğitim bölümünde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalıştım. Ekim 2019’dan beri iki meslektaşımla kurduğumuz eğitim ve danışmanlık merkezimizde danışanlarımı görüyorum.

Psikoloji branşınız nedir? Mesleki geçmişinizi özetler misiniz?

 

Çocuk ve ergen terapistiyim. Çocuklarda görülen gelişimsel, duygusal sorunlarla çalışıyorum. İletişim problemleri, konuşma gecikmesi, kaygı, korku, travmatik yaşantılar, takıntılar, sosyal uyum sorunları, dikkat eksikliği, öğrenme güçlükleri gibi konularda destek veriyorum.

Psikolojide öğrenmenin ve kendini geliştirmenin sonu yok. Bugüne kadar çok fazla eğitim aldım. Aynı zamanda zeka testleri ve nöropsikolojik değerlendirmeler uygulayarak nörogelişimsel eğitim programları da oluşturuyorum.

Kullandığınız terapi yaklaşımları neler?

 

Günümüzde özellikle teknolojinin kullanımının artmasıyla iletişim sorunları, dikkat dağınıklığı, aşırı hareketlilik, konuşmada gecikme gibi problemlerle sıklıkla karşılaşıyorum. Bu gibi şikayetlerle gelen çocuklarda DIR Floortime ile çalışmak işe yarıyor. Bu yaklaşım, çocukların bireysel farklılıklarını göz önüne alarak sosyal-duygusal gelişim kapasitelerini güçlendirmeyi hedefliyor. Oyun yoluyla çocuğu tanıyor ve onu anlayarak, güvende hissettirerek iletişim becerilerini güçlendiriyoruz. Çocuk eğlenerek gelişiyor. Çalışma sürecine aileleri de terapinin aktif bir parçası olarak katabiliyorum. Aileler de çocuklarının nasıl bir oyuna ihtiyacı olduğunu anlayıp, nasıl oyun oynayacaklarını öğreniyorlar seanslarda.

Oyun terapisi de sıklıkla kullandığım bir yaklaşım. Çocuklar oyunla çok şey anlatıyor. Bu terapi sayesinde çocuğun iç dünyasında bir yolculuğa çıkıyorum. Böylece hem sürece onun penceresinden bakabiliyorum hem de kullandığım dil ile onun duygusal olarak iyileşmesine, farkındalığının artmasına, problem çözmesine katkıda bulunuyorum.

EMDR en aktif kullandığım terapi yaklaşımlarından. Hem gelişim problemlerinde hem de duygusal problemlerde EMDR’la çalışıyorum. Çocukların duygusal yaraları birçok probleme zemin oluşturuyor. Bu zemin bazen anne karnında bile oluşabiliyor. Çocuk bir sorun yaşıyor ama ne çocuk ne de aile bir nedene bağlayamıyor. Anı olarak hatırlanmasa da bedenin tuttuğu kayıtlar da çocuğu çok etkiliyor. Mesela en çok sık karşılaştığım sorunlardan biri çocukların ses hassasiyeti. Sesten tedirgin olan birçok çocukta kuvöz hikayesi olduğunu gözlemliyorum. EMDR ile bu anıyı çalıştığımızda bazen bu hassasiyetlerinde hızlı bir değişim oluyor. Bu konuları bile çalışabilmek, geçmişin bugüne olan yansımalarını değiştirebilmekinanılmaz. Genelde EMDR birçok yaklaşıma göre daha hızlı etkili sonuç veriyor.

Hangi durumlarda hastayı psikiyatra yönlendirirsiniz?

 

Bazı durumlarda sadece terapi yeterli olurken bazı durumlarda ilaç artı terapi ile çok daha hızlı yol alınıyor. Bu gibi durumlarda mutlaka yönlendirme yapıyorum. Tabii ki ağır depresif belirtiler gibi bazı durumlarda da psikiyatri desteğiyle ilerlemek olmazsa olmaz. Riskli durumlar, başkasına ya da kendine zarar verme gibi önemli konularda psikiyatrist yönlendirmesi muhakkak yapıyorum. Psikiyatri hekimi ile iş birliği kurarak ilerlemek danışanın sürecinin takibi için çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Çocuklarda hangi rahatsızlıklar psikoloğun, hangileri psikiyatrinin ilgi alanına girer?

 

Aslında bu konuda çok belirgin bir ayrım yok. Psikiyatri desteği alanlara birçok konuda eş zamanlı olarak terapi desteği veriyoruz. Terapi de yapan psikiyatri hocalarımız da var. Biz uzmanlar olarak çalıştığımız çocukla ilgili gözlemlerimizi paylaşıyoruz, gelişimini belirtiyoruz psikiyatri uzmanları ise hem kendi değerlendirmeleri hem ailenin görüşleri hem de çalışan uzmanın raporlarına göre tanı koyup ilaçlarını düzenliyor ve yol haritasını çiziyor. Psikologlar tanı koymaz, ilaç tedavisi uygulamazlar. Değerlendirme yapıp, ihtiyaçlarına göre terapi sürecini yürütürler. Her durumda iş birliği çok önemli.

Nöropsikoloji nedir?

 

Nöropsikoloji ilgi duyup üzerine yoğunlaştığım bir alan. Bu konuda birçok eğitim aldım. Nöropsikoloji kısaca beyin ve davranış ilişkisini değerlendirir. MR nasıl beynin fotoğrafını veriyorsa nöropsikolojik değerlendirme testleri ise beynin nasıl çalıştığını tespit eder.

Çocuk, ergen, yetişkin ve yaşlılara uygulanan testler var. Çocuklarda ders çalışma isteksizliği, dikkat dağınıklığı, öğrenme sorunları gibi konularda nöropsikolojik değerlendirme testleri çok iyi sonuç veriyor. Yetişkin ve yaşlılarda da dikkat dağınıklığı, unutkanlık problemleri gibi birçok problemin nedenlerinin araştırılması için nöropsikolojik değerlendirme testlerini kullanıyoruz. Unutkanlık başladıysa nedenini anlamakta çok yol gösterici. “Dikkate bağlı bir unutkanlık mı, yoksa Alzheimer gibi bir demans türünü mü düşündürüyor?” Yaptığımız değerlendirmeyle bunu ayırt edebiliyoruz.

Anne babaların en sık başvuru nedenleri nelerdir? Psikoloğa gelmek istemeyen çocuğu nasıl bir açıklama yapmak gerekir?

 

En çok iletişim sorunları, dikkat dağınıklığı, hareketlilik, ekran-oyunlarda aşırı zaman geçirme, motivasyon sorunları, kaygılar, inatlaşma, kurallara uymama, takıntılar gibi nedenlerle geliyorlar.

Psikoloğa neden gidildiğine dair açıklama ise çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre olmalı. Çocuk kaç yaşında olursa olsun önemli olan dürüstçe açıklama yapmak. Eğer çocuk gelmek istemiyorsa da zorlamayı çok doğru bulmuyorum. Bu gibi durumlarda önce aile ile çalışmak ve hazır olduğunda çocuğu da sürece katmak yararlı oluyor.

Son yıllarda psikolojik sorunların artmasını neye bağlıyorsunuz? Herkes antidepresan almaya başladı. Bunun hakkında neler söyleyebilirsiniz?

 

Herkesin farklı bir hikayesi var. Bazen ekonomik koşullar, bazen aile içindeki uyum sorunları, bazen sağlık sorunları başa çıkılamaz hale gelebiliyor. Aslında genelde başa çıkılamaz duruma geldiğinde bir çözüm arayışına girmek ve bu çözümün hızlı olmasını istemek ilaç kullanımını arttırıyor. Bu nedenle duygusal olarak iyi hissetmediğimiz durumlarda terapi desteği almanın önemli olduğunu düşünüyorum. Bu durum sorunun seviyesinin yükselmesinin önüne geçeceği gibi rahatlamaya da yardımcı olacaktır.

Pandemi süreci, rollerin karışması, sosyal çevreden uzaklaşma, aile bireylerinin sürekli bir arada olması ve rahatlama alanlarının kalmaması duygusal problemlerin görülme sıklığını arttırdı. 

Hangi durumlarda online terapi yapıyorsunuz? Olumlu sonuç alabiliyor musunuz?

 

Online terapi hayatıma pandemi ile birlikte girdi. Ama öncesinde de online çalışan meslektaşlarım vardı. Tabii ki olumlu sonuç alıyorum. Çocuk ekran başında durabiliyorsa ve motive ise zaten aynı terapi odasındaymış gibi süreç ilerliyor. Seans öncesinde o seans kullanacağım materyalleri, oyuncakları bildiriyorum. Küçük yaşlarda da anne baba kulaklık kullanıyor ve ben onları yönlendiriyorum. Çok da verimli geçiyor. Bazı ailelerin önyargıları ve endişeleri olabiliyor ama bazı durumlarda özellikle kulaklıkla aileyi yönlendirdiğim seanslarda yüz yüze görüşmelerden daha etkili sonuçlar aldığım oldu. Online terapi uzakları yakınlaştırıyor. Bu çok güzel. Ama uzman olarak ben yüz yüze çalışmayı tabii ki daha çok seviyorum. 

Psikoloji branşını seçmek isteyen gençlere neler tavsiye edebilirsiniz?

 

Psikoloji demek süreli okumak, sürekli yenilikler demek. Gençlere sürekli gelişime, bilgilerini güncellemeye hazır olmalarının çok önemli olduğunu söyleyebilirim. Üniversitenin dışında birçok eğitim aldıktan sonra terapist olarak çalışılmaya başlanıyor. Bunu bilerek bu bölümü seçmek önemli. Lisans eğitimi süresince birçok alanda staj yapmaları, alanları tanımaları çok iyi olur. Mezun olmadan önce eğitimler almaya başlayabilmeleri mesleğe güzel bir başlangıç yapabilmeleri için iyi bir yol. Psikolojiye ilgileri varsa çok severek çalışacaklarına eminim. Lise yıllarıma geri dönseydim yine psikoloji seçerdim.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR