Vizyon realiteye dönüşürken… Dubai´den sevgilerle

Bir sürü virüs haberleri arasından, 6 Aralık Pazar günü Tel Aviv´den Dubai´ye başlayan uçuşların birinde ´Peres Barış ve Yenilik Merkezi´nin de yer aldığı bir gezinin gerçekleştiğini öğrenmek, ülkeler arası barış, dayanışma ve işbirliği hayallerime adete umut tohumu oldu. Vizyonlar gerçeğe dönüşebilir mi?

Elda SASUN Dünya
9 Aralık 2020 Çarşamba

Shemi Peres ve Peres Merkezi


Yakın bir dostumun da katıldığı, 6-10 Aralık tarihleri arasında yer gerçekleşen bu ziyarette merkez, hem gezi hem kültürel etkinlikler planladı.

ABD ağustos ayında, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki ilişkilerin tamamen normalleştiğini duyurduktan sonra, eylül ayında İsrail, BAE, Bahreyn ve ABD arasında, Beyaz Saray'da İbrahim Anlaşması tarihi bir törenle imzalanmıştı. Bu anlaşmalar sayesinde diplomatik ilişkiler, ticaret, yatırım ve işbirliğinin kapısı da açılıyor.
İsrail'in Yafa kentinde bulunan Peres Barış Merkezi, 1996 yılında Nobel Barış Ödülü sahibi ve İsrail'in eski Devlet Başkanı Şimon Peres tarafından kurulan bağımsız, kâr amacı gütmeyen, hükümetle bağlantısı bulunmayan ve politik olmayan bir kuruluş. Barış ortağı, Başbakan Yitshak Rabin’in suikastından bir yıl sonra kurulan bu merkezde, Peres’in amacı Ortadoğu'da sosyo-ekonomik işbirliği yoluyla barışı inşa etmek için birlikte çalışan insanlar vizyonunu ilerletmekti. Merkez, misyonunu, “Hoşgörü, ekonomik ve teknolojik gelişmeyi, işbirliğini teşvik ederek Peres'in yeniliğe, teknolojiye önem veren vizyonuna ve onun ruhuna uygun olarak Ortadoğu'da kalıcı barışı ilerlemeyi teşvik etmek” olarak tanımlıyor. Peres Merkezinin barış faaliyetleri çoğunlukla şu alanlarda kendini gösteriyor: Tarım ve su, iş ve ekonomi, sivil liderlik,  Yafa'da topluluk programları, kültür - medya ve sanat, tıp ve sağlık hizmetleri, sosyal medya ve bilgi teknolojisi ile spor. Merkez, bu amaçlar çerçevesinde İsrail, Filistin Bölgesi ve Ortadoğu’ya hizmet eden çalışmalar gerçekleştiriyor.

Merkez, Dubai ve çevre bölgelerinde projelerini sağlık ve tıp, tarım, çevre işletme, eğitim, teknoloji ve sanat gibi konularda, karşılıklı diyaloglar, gençlik işbirliği, ticari ve ekonomik işbirliği, insani yardım müdahalesi başlıkları altında ortak çalışmalar gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Dubai ziyareti kapsamında planlanan geziler içinde, ilk günün programında hemen ilgimi çeken ‘Open doors. Open minds’ kültür evine ziyaret yer aldı

 

‘Açık Kapılar. Açık Zihinler’ başlığı altında faaliyet göstermekte olan bu kültür evi/merkez, Dubai'de emlak turları, öğrenciler için eğitim programları, kültürel farkındalık etkinlikleri, Arapça dersleri, Ramazan ayında iftarlar ve geleneksel Emirati yemekleri deneyimi de dâhil olmak üzere birçok sayıda etkinlik düzenlemekte. Kısa adı ile SMCCU olan merkez, 1998 yılında Şeyh Muhammed tarafından kuruldu. Dubai'nin tarihi Al Fahidi semtinde bulunan geleneksel rüzgâr kulesi evinde yer alıyor. Modern ve kozmopolit bir şehir olan Dubai ile Birleşik Arap Emirlikleri, dünyanın her yerinden her biri kendine özgü bir kültüre sahip ailelere ev sahipliği yapmakta. BAE'nin Başbakanı ve Dubai Hükümdarı Majesteleri Şeyh Muhammed bin Rashid Al Maktoum, BAE'nin gelenek ve göreneklerine göre göçmenlere ulaşma ve onları eğitme ihtiyacını gördü. Bu vizyonu, 1998'de Şeyh Muhammed Kültürel Anlayış Merkezi'nin (SMCCU) kurulmasını sağladı. SMCCU, birçok farklı millet arasında bir köprü olmaya devam ediyor.

Aynı gezide 8 Aralık gecesi için planlanan Dubai Operası binası ziyaretinde, İsrail Operası ile birlikte Maestro Andrea Bocelli’nin de yer alacağı tarihi ve sıra dışı etkinlik maalesef müzisyenlerden birinin COVID olması nedeniyle iptal olmuş.

 

Önümüzdeki yıl,  Dubai'de ilk defa İsrail'in de işbirliğiyle bir Yahudi okulu kurulacak. Birleşik Arap Emirliklerindeki Yahudi cemaatinin liderleriyle yapılan görüşmeler, Dubai’deki gelişmekte olan Yahudi cemaatinin ihtiyaçlarının gündeme gelmesine yol açtı. 
BAE’de yaklaşık bin üyesi olan Yahudi cemaati, emirlik hükümetleri tarafından resmi olarak tanınma sürecinde. İsrail’in Ynet haber sitesinde yayınlanan habere göre, İsrail ile yapılan barış anlaşmalarının ardından, önümüzdeki yıl cemaat mensubu çocuk sayısının 200 civarında olması bekleniyor. Topluluk üyelerinin çoğu, son on yılda ABD ve Avrupa'dan ticari amaçla Birleşik Arap Emirlikleri'ne gelen, İngilizce konuşan Yahudiler. Geçtiğimiz hafta bu konuyu konuşurken İlber Ortaylı Hocamız bana, yıllar önce bu ülkelerin bir gün sağlık, tıp ve eğitim amacı ile bir araya geleceğini öngördüğünü hatırlattı.

Globes gazetesi turizm yazarı Michal Chaimovich Birleşik Arap Emirlikleri hakkında şunları yazdı:

“BAE'ye iki emirlik hâkimdir: Abu Dabi ve Dubai. BAE zengin bir petrol üreticisi ve bu alanda dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkelerden biridir. BAE ekonomisini sadece petrole bağımlılıktan uzaklaştırmak konusunda uğraşıyor. Bu amaçla yeşil teknolojilere yatırım yaptı. Dubai ayrıca, gayrimenkul ve turizme de büyük yatırım yaptı çünkü ekonomisini çeşitlendirmek istiyor. İsrail’in yüksek teknolojideki gücü göz önüne alındığında çok uygun bir ticaret ortaklığı da mümkün görünüyor. İsrail Hava Şirketleri İsrair, Arkia ve El Al Havayolları ile birlikte düşük maliyetli, Tel Aviv - Dubai arasında doğrudan uçuşlar gerçekleştirecek; tarifeli uçuşların yanı sıra charter uçuşlar da planlanıyor. İsrair, aralık ayından itibaren haftalık 15 uçuş gerçekleştirmeyi hedefliyor. İsrair'den sonra Arkia ve 13 Aralık'ta El Al, Dubai için haftada en az 14 uçuş başlatacağını açıkladı. Üç havayoluyla, uçuş sayısı haftada 60'tan fazla olacak. Bu da, haftada 9 binden fazla yolcu trafiği beklentisi anlamına geliyor. Emirlikler, yakın zamana kadar İsrailliler için geçerli olmayan yeni bir destinasyon; İsrailli turistin aradığı her şeye sahip bir hedef: Plajlar, her türden eğlence parkları, muhteşem gökdelenler, alışveriş ve kısa bir uçuş mesafesinde (üç saatten az) ilk aşamada, gidiş-dönüş 299 dolara satılan bir uçuş. Bu yeni ülkeye gitme talebi oluşturan nedenlerden biri de BAE’nin İsraillileri memnuniyetle kabul eden ‘yeşil’ bir ülke olması. COVID açısından halen kırmızı ülke sayılan  İsrail şu anda sadece üç yeşil destinasyona sahip; Ruanda, Seyşel Adaları ve Dubai. BAE, yüksek talebi karşılayacak birçok alternatifi sunduğundan, uçak ve otel konaklamayı birleşen paketler için yapılan rezervasyonların hızlı artışını görmek mümkün.” (24.11.2020, Globes Gazetesi).

İbranicede Siha = Diyalog ile Masiah = Mesih aynı kökten gelir. Evrim için en önemli etkenlerden birinin diyalog olduğunu düşünürsek, karşılıklı konuşarak anlaşabilmek, dayanışma ve diyaloglarla kurulan ilişkide bu iki kelime arasındaki bağın önemini daha iyi anlayabiliriz. Kutlayacağımız Hanuka - Işıklar Bayramında hepimize sağlık, mucizeye inanç ve hiç sönmeyecek umut kıvılcımları diliyorum.