Uri Levine, WAZE ve başarının formülü

İsrailli girişimci ve Waze adlı mobil navigasyon programının yaratıcısı… Her anlamda tam bir seri girişimci…

Elda SASUN Dünya
17 Haziran 2020 Çarşamba

Aynı zamanda, finansal endişe duymadan, takdirle yaşamdan da zevk alan biri… Uri Levine, Tel Aviv’de dünyaya geldi. 55 yaşındaki Levine, 5 çocuk babası, Kfar Saba'da yaşıyor, kendi hayat görüşlerini yansıtan cümlelerle yazılı t-shirt veya trikolar giymeyi çok seviyor... Start-up’çılar ve yüksek teknoloji yöneticilerinin tonundan farklı, yumuşak sesle konuşan biri olarak tanınıyor. Birçok start-up firması kurup geliştiren ve satmayı başaran Levine, “Felsefem, bir şeyi iyi ve en iyi şekli ile yapmak, sonra da bunu kimin için yarattığım sorusunda yol almak” diyor. “Çözümü, dünyadaki büyük nüfus gruplarının yaşam kalitesini arttıracak sorunlarla başa çıkmayı seviyorum. Dünyayı değiştirebilecek ve büyük insan kitlelerinin hayatını olumlu bir şekilde etkileyecek çözümler arıyorum. Oluşturduğum girişimlerin çoğu, hayal kırıklıklarım ya da günlük hayatımda karşılaştığım bir sorun nedeniyle düşündüğüm bir fikrin ürünüdür. Temel hedefim, başarılı girişimciler oluşturmak için ‘reçete ya da formül’ dediğim şeyle izleyicilerimi güçlendirmektir.” 

Ne olduğunu bilmeyenler için Waze, GPS destekli bir navigasyon yazılımı. Waze, geniş topluluklara hitap eden bir GPS navigasyon uygulaması olarak tanımlanıyor. Arabaya bindiğinizde gideceğiniz yolda size güvenle rehberlik yapan, yol göstereneniz Waze.

Waze uygulaması Ehud Shabtai, Amir Shinar ve Uri Levine tarafından kurulmuş bir İsrail şirketi olarak yola çıktı. 2013'te Google yaklaşık 1,1 milyar dolar bedelle Waze uygulamasın satın aldı. Ocak 2012 itibarıyla Waze, dünya çapında 12 milyon kez indirildi. 2012'de Waze, 20 milyon kullanıcıya ulaştığını açıkladı. Yahoo!’ya göre Haziran 2013 itibarıyla dünyada yaklaşık 50 milyon Waze kullanıcısı vardı.

Haziran 2013'te Waze, Fransa Bisiklet Turu (Tour de France) gibi önemli olaylar sırasında yol kapanmalarını ve gerçek zamanlı trafik güncellemelerini mümkün kılan küresel bir proje başlattı. Mart 2017'de ise, Spotify Waze'le ortaklığını ilan etti.

Navigasyon uygulamasını Google'a sattıktan yedi yıl sonra Uri Levine, Intel Mobit'i satın aldı. Bankadaki milyonlara rağmen, seri girişimci hayatımızı değiştirecek bir sonraki buluşu aramaktan asla vazgeçmiyor. İsrail’de Ynet sitesinin yayınladığı özel röportajda, “Bir girişim kurmanın belirli bir süreci olduğunu anladıktan sonra başarılı olma olasılığını büyük ölçüde artırıyorsunuz, Probleme odaklanın çözümüne değil, asıl aşkınız problemin kendisi olmalı diyor.
İsrail yüksek teknoloji şöhret salonundaki birçok şirketi birbirine bağlayacak bir başarı formülü bulmak zor, buna rağmen Levine başarıya giden yolun formülünü bildiğinden oldukça emin ve bunu kendine saklamıyor. Yeni girişimcilere eşlik ediyor, onlara çeşitli ortamlarda dersler veriyor. Girişimcilere en önemli mesajı da şu: Çözümden önce, pazarın aradığı ürünün ne olduğunu düşünün. Onu bulunca bu ürünü kullanacak büyük bir kullanıcı topluluğuna erişin. İşte bu şekilde kartlarınızı doğru oynarsanız, Şeref Salonuna da ulaşabilirsiniz.”
Levine Ynet sitesine verdiği röportajda, “Karakterimin çok önemli iki özelliği var. İlk özelliğim, dünyayı değiştirmek istiyorum. ‘Duvardan duvara değiştirmek' diyen bir girişimciyim. Diğeri ise bir öğretmen olmam. İnsanlara öğretmek konusunda çok rahatım, bu konuda kendimi iyi hissediyorum, değer yarattığımı hissediyorum. Birisine rehberlik etme veya kendimi de inşa etme olasılığı olduğunda, her ikisiyle de rahatım" diyor.
Parmağınızı doğru bir şey yaptığınızı fark ettiğiniz noktaya koymayı biliyorsanız, bir değişim ve devrime başladığınızda başarılı olacağından emin olamazsınız. Bu arada, para için değil, dünyayı değiştirmeyi amaçlayan ve buna inanan biri olarak girişime başlarsınız. Aksi takdirde, istatistiksel olarak başarı tamamen mantıksızdır. Gerçek kontrol noktası genellikle neyin işe yarayıp neyin işe yaramadığını bilmek.

Levine, Waze uygulamasını ortakları ve ekibi ile planladıklarında bu uygulamanın İsrail içinde başarılı olduğunu gördüler ve uygulamayı globalleştirip dünyaya açılmaya karar verdiler. Başlangıçta, her ülkede en iyi sonuçları almadıklarında “Try more, not harder” yani daha çok çalış felsefesi ile amaçlarına devam ettiler. İnsanlara yardım etmek bir problemi çözümlemektir, bu bir savaş değil çözüm bulma yoludur. Bu yolda ilerlemek için iyi bir ekip, çözüme erişmenin her şeye değer olduğunun inancı ve coşkusu olması gerekiyor. Vazgeçmek yok! Hemen başarılı sonuç alamasanız bile, çalışmalardan vazgeçmemek ve çalışmaya, denemeye devam etmek, daha çok çalışmak... 

Levine’in son dokuz yıldır girişimci olarak emek verdiği bir başka bir bebeği daha vardı: Nir Erez, Roy Bick ve Jeron Ebron, 2011'de toplu taşıma uygulaması Moovit’i kurduklarında Levine'e danıştılar ve "Waze'in toplu taşımacılık uygulaması Moovit’e bir rakip olup olamayacağını sordular. Levine bu fikre coşkuyla tepki gösterdikten sonra, kendisi de projeye dahil etti ve Moovit’in karar verme sürecini yakından izleyen bir yönetim kurulu üyesi oldu. Waze gibi, Mooovit'in de fiyatını belirleyen önemli bir varlığı var; uygulamayı dünya çapında kullanan yüz binlerce kişilik bir topluluk. Levine iki ayrı uygulamada 1 milyardan fazla kullanıcıya ulaşmaktan kesinlikle gurur duyabilir. Unutmayın, Moovit Türkiye içinde de hizmet vermekte.

Dünyada çeşitli problemler oldukça yeni şeyler keşfetmeye devam etmek isteyen Levine vizyonunu şöyle özetliyor: “İnsanlar yaşlanınca hayal etmekten vazgeçmez, hayal etmeyi bırakınca yaşlanırlar. Henüz yeni devrimler yaratmayı bitirmedim, her an yeni bir şeyler var ve bende her gün start vermek istiyorum. Tek amacım geniş insan kitlelerine iyi bir şeyler verebilmek.”