21 Eylül 2020 Pazartesi 05:49

Kısa Kısa Piyasalar

Metin BONFİL Köşe Yazısı
12 Ağustos 2020 Çarşamba

Kısa zamanda önemli değişiklikler oluyor. COVID vakaları yeniden tırmanışta. Ardı arkası kesilmeyen haber akışı ile yatırımcılar şapşala döndü. Benzetme yerinde ise, geçen sene bir iş toplantısı için Varşova’ya gittiğimde bir - iki saat kaçamak yapıp kaldırımlarda serpiştirilmiş elektrikli scooter’lardan birini kiralayıp şehri gezmiştim. Yol kenarında çizgi ile ayrılmış bisiklet şeridinde çok keyifli bir seyir yapıyordum. ‘Old City’ tarafına geldiğimde asfalt yol aniden büyük parke taşlarından oluşan bir yaya yoluna dönüştü. O hızla parke yola girince (süspansiyon diye bir şey olmadığı için) aletin sarsıntısından gözlükler bir tarafa uçtu, çoraplar indi, az kalsın implantları kaybedecektim. Türbülansa aniden giriliyor. Türbülansın içinde iken, tek hedef sağlam bir şekilde durma moduna geçebilmek oluyor.

Türbülanstan çıktık mı bilmiyorum ancak aşağıdaki tablodaki verilere dayanarak bazı gözlemler yapmak mümkün:

-       Altın: Son bir ayda yüzde 16, son bir senede ise yüzde 41 değer kazanmış. Hem de dolar bazında. Güvensizliğin göstergesi. Gidecek yer yok, korunacak liman kalmadı diyorsanız altına müracaat ediyorsunuz. Tamamen duygusal bir yatırım. Karamsarların tutunduğu bir yatırım aracı. Bu sistem böyle gitmez diyenlerin çoğaldığını gösteriyor. Aşı bulunursa, tepetaklak aşağı gidecek, bulunmaz ise, altını tut tutabilirsen.

-       ABD Borsası (SP 500 Endeksi): Son bir ayda yüzde 7, son 12 ayda ise yüzde 17 arttı. Tüm zamanların en büyük ekonomik krizlerinden birini yaşıyoruz, bu nasıl iş? Az kişinin elindeki büyük servet(ler) çok kişinin karnındaki gurultuyu söndürmeye yetecek mi, esas soru bu. Borsalar geleceği iskonto ediyor deseler de, henüz ‘görükmeyen’ bir şeyi iskonto etmek kumar değil de ne? Şu an için hiç kimse aniden işsiz kalan 40 milyon kişinin belki de yüzde 20’sinin uzun yıllar tekrar iş bulamayacağı ihtimalini düşünmüyor. Yine de, Gelişmekte Olan Ülkeler yangına ancak kovayla su taşırken, FED’in hortumunu kendi matbaasına bağlamış olmasının avantajı ABD Borsasını canlı tutuyor.

-       Teknoloji Devleri: Zannedersin hisselerini bedava dağıtıyorlar. Apple 1,8 trilyon dolar oldu, son bir senede yüzde 135 arttı. Amazon yüzde 83, Tesla yüzde 552 değer kazandı. Zaten güçlü şirketlerdi, geleceğin şirketleri olarak görülüyorlardı ancak COVID sonrasında hipodromda banko kazanacak olan atlar gibi değerlendirilmeye başlandı. Öte yandan, Facebook, Google, Apple ve Amazon’un ‘fazla güçlü oldukları’ gerekçesi ile ABD Temsilciler Meclisi üyelerince güçlerini “kötüye kullanıp kullanmadıkları” şeklinde sorgulanmaya tabi tutulmaları çok manidar. Çeşitli özgürlük alanlarının kesiştiği bu platformları artık devletlerin de ‘düzenlemeye’ çalışacakları görülüyor.

-       Avrupa Hisseleri: Henüz toparlamaktan uzak. Aralarında ABD’deki gibi teknoloji devleri olmadığı için reel hayatı daha iyi yansıtıyor. Daha konvansiyonel hisseler, otomotiv, banka, sigorta vb. içeren EU 50 endeksi Avro bazında altı ay öncesine göre halen yüzde 15 ekside. Avrupa pandemiden daha iyi çıktı ama borsaları henüz ABD’deki gibi geri zıplayamadı. Belki Avro’nun da güçlenmesi ile Avrupa borsaları için daha iyi günler yakın olabilir. 

-       Türk Lirası: Yepyeni bir dönem yaşıyoruz. Özal yıllarından beri TL’nin değerini korumak adına pozitif reel faiz uygulanırken, belki ilk defa negatif faiz dönemindeyiz. Enflasyon yüzde 12 iken, banka mevduat faizi stopajını da düştükten sonra yüzde 8’i dahi bulmuyor. Yani kabaca eksi 4 faiz. Yıllardır yabancı yatırımcının gözünün içine bakıyoruz, bizi beğensin de dolarlarını akıtsın diye umuyoruz ama şu an için güvendiğimiz dağlara kar yağmış, beklentilerimiz havada kalmış durumda. Türk Lira’mız Dolar’a göre son dört haftada yüzde 7, son 12 ayda ise yüzde 33 değer kaybetmiş. Toparlar belki biraz ama hasarı kalır. Eskisi gibi faizi yükselt, döviz gelsin, cari açık ile tüketimi finanse et döneminin sonuna gelindiği bilinse de yerine nasıl bir model geleceği henüz meçhul. Borsa’mız dolar bazında son bir ayda yüzde 21, son altı ayda ise yüzde 31 değer kaybetmiş. Güven tazelemek için faiz dışında bir takım enstrümanlar da olmalı. Bazen kolay fırsatların kaçtığı da olabiliyor: Ayasofya’daki minbere kılıçla değil de, bir elde Kur’an diğerinde İncil ile çıkılsa idi ve ilahiyatın böylesine güzel bir mekânda ne kadar kapsayıcı olabileceği tüm dünyaya gösterilebilse idi, müthiş olurdu…

 

   

Değer Artışı (Kaybı) % olarak

 

Bazı Yatırım Araçlarının Getirileri

 

7.08.2020

1 ay

6 ay

12 ay

 

USD-TRY

7,36

7%

22%

33%

 

EUR-TRY

8,71

11%

31%

40%

 

EUR-USD

1,183

4%

7%

6%

 

Altın ($/Ons)

2060

16%

32%

41%

 

SP 500

3349

7%

0%

17%

 

AAPL

455

25%

42%

135%

 

AMZN

3225

12%

58%

83%

 

TESLA

1490

23%

103%

552%

 

EUR 50 Endeks

3224

-3%

-15%

-2%

 

BIST 100 TL

1012

-15%

-16%

3%

 

BIST 100 USD

138

-21%

-31%

-22%

 

 

 

Bu kadar çok haber ve veri değişimi karşısında okyanusta yakalandığı fırtınadan kurtulmaya çalışan radarsız balıkçı teknesi misali, bir sağa bir sola dümen kırıp belki de olduğumuz yerde dönüyoruz. İnşallah uzun sürmez. 

 

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

GS2

Tünelin Ucu İzel Rozental

Tünelin Ucu İzel Rozental