3 Aralık 2021 Cuma 03:18

Didier Drogba ve iç savaş bitiren konuşması

Futbol kariyeri bitmesine rağmen, Didier Drogba hâlâ inandığı amaçlar uğruna savaşmaya devam ediyor.

Eran KAN Spor 2465 görüntüleme
20 Ekim 2021 Çarşamba

Didier Yves Drogba Tebily 11 Mart 1978’de Fildişi Sahili’nde dünyaya geldi. Beş yaşındayken Fransa’da yaşayan dayısının yanına taşındı. Drogba’nın dayısı Michael Goba da eski bir futbolcuydu. Goba, Drogba’nın Fransa’ya gelmesi için ebeveynlerini ikna etmişti. Yeğeninin, ortalama yaşam süresinin daha uzun olduğu, daha sağlıklı bir Avrupa ülkesinde yetişmesini istiyordu. Ama Goba’nın çabalarına rağmen Drogba ailesinden uzak olduğu için her gün ağlıyordu. Fransa’ya gelişinden üç yıl sonra evini özleyen Drogba, Fildişi Sahili’ne geri döndü. Drogba yaklaşık üç yıl daha evinde yaşadı. Her gün otoparklara gidip arkadaşlarıyla futbol oynadığı mutlu bir hayatı vardı, ama ülkedeki ekonomik kriz ailesini derinden etkiledi. İkisi de bankacı olan anne ve babası krizden dolayı işten çıkarılmışlardı. Bu yüzden oğullarını tekrar dayısının yanına yollamak zorunda kaldılar. 11 yaşında Fransa’ya dönen Drogba, kısa bir süre içinde Tourcoing FC altyapısına yazıldı.

Aklında sadece ülkesi ve ailesi vardı, ama Drogba futbol kariyerine başlamıştı.

FUTBOL KARİYERİ

11 yaşında altyapıya başlayan Didier Drogba’nın, 21 yaşında profesyonel futbol kariyeri başladı; 40 yaşında ise futbolu bıraktı. Bu süreçte 602 maça çıktı, 275 gol attı. Fransa’da başlayan kariyeri İngiltere’de parladı. Chelsea ile dört kere lig şampiyonluğu kazanarak kendini bir efsane olarak kulüp tarihine yazdırdı. 2011-2012 sezonunda ise Bayern Munich karşısında oynadıkları ve kazandıkları Şampiyonlar Ligi finali ile dünyanın en başarılı futbolcularından biri olduğunu gösterdi. Galatasaray ile kazandığı 2012-2013 sezonu şampiyonluğunu da unutmamak lazım. Kulüp başarılarıyla beraber, Drogba birçok bireysel ödüle layık görüldü. 2006 ve 2009 yıllarında ‘Yılın Afrikalı Oyuncusu’ ödülünü kazandı, sekiz kez Ballon d’Or sıralamalarında yer almayı başardı. Drogba, Afrika’yı ve Fildişi Sahili’ni belki de dünyada en iyi temsil eden figürlerden biri olarak futbolu bıraktı. Ama saha içi bütün başarılarına rağmen, Didier Drogba’nın en büyük başarısı saha dışında gerçekleşti.

BÖLÜNMÜŞ ÜLKEDE YAŞAMAK

Fildişi Sahili 2000’lerin başında gergin bir sürecin içindeydi. 1990’ların sonunda ülkeye göç eden yabancı nüfus, ülkedeki etnik farklılıklar ve bölgeler arasında oluşmuş din ayrımı ülkeyi iç savaşa sürüklemişti. Ülke, kuzey ve güney olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Burkina Faso, Rusya ve Bulgaristan’dan destek alan isyancı güçler ülkenin kuzeyini kontrol ediyordu. Fransa, ABD, Birleşmiş Milletler ve Liberyalı paralı askerlerden destek alan Fildişi Sahili hükümeti ise ülkenin güneyini kontrol ediyordu. Ülkede yaşayan yabancıların seçme ve seçilme hakkı ile başlayan tartışmalar ülkeyi beş yıl boyunca etkileyecek bir iç savaşa sürüklemişti. Ülkedeki sıkıntılara rağmen, Fildişi Sahili ‘Golden Generation’ (Altın Nesil) olarak anılacak bir milli futbol takımına sahipti.

EFSANE MİLLİ TAKIM

Fildişi Sahili; Kolo Toure, Yaya Toure, Emmanuel Eboue ve Didier Drogba başta olmak üzere, bütün Afrika’nın konuştuğu çok canlı bir futbol takımına sahipti. 8 Ekim 2005’te aynı anda yapılan iki Dünya Kupası eleme maçı vardı. Fildişi Sahili grup ikincisi olarak, grup lideri Kamerun’un bir puan arkasındaydı. Kamerun eğer Mısır ile yaptığı maçta puan kaybeder ve Fildişi Sahili, Sudan karşısındaki maçını kazanırsa, tarihlerinde ilk defa Dünya Kupası’na katılma hakkına sahip olacaktı. Fildişi Sahili, Sudan karşısındaki maçı kolaylıkla kazanmıştı. Maçı bitiren düdüğün ardından, bütün takım soyunma odalarına koşmuş, Kamerun-Mısır maçını radyodan dinlemeye başladı. Maçın skoru 1-1’di, eğer böyle biterse, Fildişi Sahili, Dünya Kupası’na katılabilecekti. Maçın bitmesine saniyeler kala 90+4’üncü dakikada Kamerun penaltı kazandı. Fildişi Sahili soyunma odasına korkunç bir sessizlik çöktü. Kamerunlu sol-bek Pierre Wome penaltıyı kullanmak için hazırlanıyordu. Maçın son saniyesi kullanılan penaltı sol köşeye doğru gitti ve direkte patladı. Dışarı çıkan topla maç sona erdi. Fildişi Sahili oyuncuları adeta kendilerinden geçti Soyunma odasındaki kameralar sayesinde ülkelerindeki vatandaşlarla dans edip şarkı söylemeye başladılar. Ülke bir anlığına da olsa içinde bulundukları savaşı unutmuştu. Ülkesinin tamamının onları izlediğini fark eden Didier Drogba elindeki fırsatı değerlendirmeye karar verdi ve odadaki muhabirlerden birinden bir mikrofon istedi. Bütün takım, Drogba ortada olmak üzere, kol kola girdi ve Drogba konuşmasına başladı:

“Fildişi Sahili’nden bayanlar ve baylar, ülkenin kuzeyinden, güneyinden, merkezinden ve batısından herkes… Bugün bütün Fildişi Sahilliler olarak bir arada olup ortak bir amaç uğruna çalışabileceğimizi gösterdik.”

“Kutlamaların bütün ülkeyi birleştireceğine söz vermiştik, bugün dizlerimizin üstünde size yalvarıyoruz.” Bu cümleyle beraber bütün takım aynı anda dizlerinin üstüne çöktü. Ardından üç kere “Affedin!” dedi.

“Afrika’da bu kadar çok zenginliğe sahip bir ülke savaşmamalı. Lütfen silahlarınızı bırakın ve demokratik seçimler yapın. Her şey çok daha iyi olacak.”

Konuşmasının bitmesi ile bütün oyuncular ayağa kalktı ve hep beraber dans edip şarkı söylemeye başladılar. Hristiyan’ı, Müslüman’ı fark etmeden bir takım olarak, bir ülke olarak güçlerini gösterdiler.

Bu konuşma aylarca Fildişi Sahili ve yabancı basın tarafından televizyonlarda gösterildi. Medyanın etkisi ile iç savaş gerçekten de hiç olmadığı kadar durgun bir hale gelmişti. 2006-2007 yılları arasında, birlikteliği ve barışın sembolü olan Drogba, hem ülkesinin başbakanı, hem de isyancı güçlerle görüştü. 2007 yılında ise iç savaş sonlandı. Kutlamaların bir parçası olarak Fildişi Sahili ve Madagaskar arasında yapılacak bir maç, ülkenin güneyi yerine, isyancılarla özleştirilen kuzey tarafında oynandı.

Futbol kariyeri bitmesine rağmen, Didier Drogba hâlâ inandığı amaçlar uğruna savaşmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler ve benzeri organizasyonlarda aktif rol oynamayı bırakmadı. Daha beş yaşındayken, Drogba sadece ailesi ve ülkesini düşünüyor, onlar için futbol oynuyordu. Şu anda 43 yaşında; Drogba hâlâ yaptığı her şeyi ailesi ve ülkesi için yapıyor. Gerçek bir efsane.

Galatasaray'ın eski yıldızı Drogba, Dünya Sağlık Örgütü elçisi oldu

Bir dönem Galatasaray'da da forma giyen Fildişi Sahilli eski yıldız futbolcu Didier Drogba, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Spor ve Sağlık İyi Niyet Elçisi ilan edildi.

DSÖ'den yapılan açıklamada, "Fildişi Sahili'nden Drogba, DSÖ'nün fiziksel aktivitelerinin ve diğer sağlıklı yaşam tarzlarının yararları konusundaki rehberliğini teşvik etmesi için DSÖ'yü destekleyecek ve özellikle gençler için sporun değerini vurgulayacaktır" denildi.

Açıklamada, Drogba'nın sağlıklı yaşam tarzları, sıtmayla mücadele, HIV önleme ve kontrolü gibi çeşitli sağlık kampanyalarına katıldığı vurgulandı.

2018 yılında yeşil sahalara veda eden 43 yaşındaki Drogba, 2006 ve 2009'da Afrika'da yılın futbolcusu seçilmişti.

Drogba, 2013-2014 yıllarında formasını giydiği Galatasaray'da 53 maçta 20 gol atmış ve Galatasaray'ın 2013 yılında lig şampiyonu olması ve UEFA Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale çıkmasında katkı vermişti.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Şalom TV Şalom Spotify'da GZ

TÜNELİN UCU - İzel Rozental

TÜNELİN UCU - İzel Rozental

MOZOTROS AİLESİ - İrvin Mandel

MOZOTROS AİLESİ - İrvin Mandel