Z kuşağının dikkat süresinin sekiz saniye olduğuna dair bir inanış var, bu tabii ki bilimsel bir gerçek değil. Bu söylenti 2015 yılında Microsoft Kanada’nın yaptığı bir tüketici görüşleri araştırmasının neticesinde çıkmış ancak kaynakları dolayısıyla bilimsel doğru olarak kabul edilmemiş. Hatta Z Kuşağı dikkat süresi dokuz saniye olan Japon balığıyla bile mukayese edilmiş. Yine de özellikle de sosyal medyada da bu 8 saniye meselesi durmadan ima ediliyor.
***
Üniversite yıllarında aldığım bir reklam dersinde, profesörümüz bir billboard’un trafikte arabayla geçen bir insanın ilgisini çekebilmesi için ortalama üç saniyesi olduğunu söylemişti; yani billboardlardaki reklamın mesajı net, kısa ve dikkat çekici olmalıydı. Anlaşılması zor bir görsel, uzun bir yazı, zor okunabilir yazı karakterleri gibi faktörler kişinin dikkatinin dağılmasına hatta kaçmasına sebep olur ve billboard boşa giderdi. Reklamcılığa meslek olarak devam etmedim ama aynı mantıkta bugün bile yaptığım iş yazışmalarımda mesajlarımın net, anlaşılır ve gerekmedikçe çok uzun olmamasına dikkat ederim.
Nam-ı diğer Gen Z adıyla da bilinen Z kuşağının da dikkat süresinin sekiz saniye olmadığıma eminim ama emin olduğum bir konu bizden çok daha seçici dikkatleri olduğu. İlgilerini çekmeyen hiçbir konuya mecbur olmadıkları müddetçe dikkat etmiyorlar. Kendi çevremdeki Gen Z’lere baktığımda gözlemim ise ilgi duydukları konulara saatlerce dikkat edebilirken, ilgisini çekmeyen konulara gerçekten konsantre olamamaları. Japon balığı yakıştırması ise hiç adil değil. Hayat onlar için trafikteki billboard gibi…
***
Kendi neslim X jenerasyonu ile karşılaştırdığım zaman tabii ki bizim dikkat süremiz çok daha uzundu. Ancak adil olmak gerekirse bizim için bu kadar uyarıcı yoktu. Biz -bir zamanlar iki kanal olan televizyonumuzda- bir film seyrederken gerçekten film seyrederdik. En fazla ev telefonu çalıp filmi kesebilir, dikkatimizi dağıtabilirdi. Şu anda bir Gen Z film seyrettiğinde aynı anda whatsapp’dan mesajlaşıyor, önemli bir e-posta gelmiş mi diye bakıyor, Instagram’ını kontrol ediyor, telefonunda fırlayan indirim mesajlarına göz atabiliyor. Hatta biz de bir nevi öyleyiz; en son hiç telefonunuza bakmadan bir filmi kesintisiz izlediniz mi? Değil evde, sinema salonunda bile insanlar telefonuna bakmadan bir filmin sonunu getiremiyor.
***
Bir X kuşağı olarak sekiz saniyede olmasa da benim de çok uzun filmlerden, aşırı uzun tasvirli yazılardan, öğrencilik yıllarımda blok derslerden, bir saati reklam olan üç saatlik dizilerden her zaman aklım dağıldı. Benim için üç saatlik bir sinema filmine gitmek keyiften ziyade eziyetti. Blok dersler ise konsantrasyon kaçırmaya garantiydi ancak ilgimi çeken bir konu olduğunda ders de, film de hep hızlıca geçti. X kuşağı ve Z kuşağını dikkat süresi anlamında mukayese etmek gerçekten adil değil. Dijital uyaranlara doğan bir nesli de Japon balıklarıyla mukayese etmek baya zalim. Dijital uyaranlardan bazı günlerde benim de bezdiğim bugünkü dünyada, seçici dikkat belki de daha akıllıca bir yöntemdir…