Mühendis usulü irade

Tilda LEVİ Köşe Yazısı
19 Ağustos 2026 Çarşamba

Sosyal medya bağımlılığı, COVID’in getirdiği eğreti bir elbise gibi üzerime yapıştı. Başlangıçta belli saatlerdeki sokağa çıkma yasağı, ev işi yaparken oyalanmak, ardından tek iletişim aracı olan ‘Zoom’lar aramıza katıldı. Hani o iş toplantılarda ciddi bir görünüm yansıtan üst kısmı gömlek, alt kısmı ise şort olan giyim tarzı yeni bir lansman gibi ortaya çıktı.

Eşofmanlar ikiye ayrıldı. Evde giyilen eskimiş, rengi gitmiş eşofmanlar; sokağa çıkarken kullanılan daha ‘stil’ çeşitler ve o günden beri, ‘olmazsa olmazlar’ listesine giren spor ayakkabılar…

↔↔↔

Sosyal medya hakkında yazdıklarım sadece bir-iki fiziksel ayrıntı. Ekran, cep telefonu, iPad aracılığıyla edindiğimiz bilgiler ise zihinsel.

COVID’in en bulaşıcı olduğu ve kendimizi en çok korumamız gerektiği günlerde hayat kendi akışını sürdürdü. ‘Home office’e dönüşen çalışma tarzı, ‘sessizliği’ öğretti. İki ebeveynin aynı şekilde çalışması gerektiği zamanlarda düzeni bozmadan pratik mimari çözümler bulundu.

Geçen zaman içinde gerek Dünya Sağlık Örgütü gerekse ülkemizde COVID’le ilgili raporlar süregelirken ekonomi ve siyaset neredeyse ikinci plana düştü.

Her devrin kazananları olur. Maske üretimi ve laboratuvar testleri altın çağını yaşadı. Bu dönem geçti, bitti zannedilirken şimdilerde Adenovirüs ve Rhinovirüs revaçta. COVID gibi ardından gelen versiyonlar havadan mı geldi, insan yapımı bir ürün mü, hep askıda olan sorular arasında kalacak.

↔↔↔

Virüslere takılmamın bir nedeni; her yıl mutat olarak yaz mevsiminde en çok çocukların çoğunda aynı semptomlara rastlanan virütik hastalıklar. Sıcak havada çocukları ev istirahatinde tutmak bir facia. Çocuk biraz kendine geldiğinde verdiği ilk tepki ise ‘sıkıldım’dır.

Çocuklarına ‘en iyisi’ni vermeye çalışan ebeveynlerin sunduğu etkinlik programları o kadar yoğun ki, yarım saat boş kaldıklarında ne yapacaklarını bilemiyorlar.

Geçenlerde komşunun torununun ‘sıkıldımm’la başlayan tek sözcüklü cümlesine, “Yavrum biraz sıkılmak iyidir. Yaratıcı olmaya yarar” dediğimde şaşkınlıkla bakakaldı.

↔↔↔

Bu yaz Ada eczanelerinin en çok sattığı ilaçlar arasında (kimyasal/bitkisel) baş biti koruyucu spreyler; baş biti ve sirke için şampuanlar vardı. Şampuan kutusundan çıkan bit tarağı da hediyesi. Ne kadar yararlı olduğunu bilemediğim, kız çocuklarına yönelik bit önleyici tokaların varlığını da bu vesileyle öğrendim.

↔↔↔

Sosyal medya bağımlılığına dönecek olursam COVID’le ilgili doğruları öğrenmek için başladığım süreç değişik alanlara yayıldı. Kitap okuma sürecimi azalttığımı fark ettiğimde daha da kızdım. Bu kez YouTube kanallarındaki yorumlara takıldım. Yurtdışı haberler, söyleşiler dâhil güvenirlik ve doğruluk unsurlarının giderek azaldığının bilincine varmak daha üzücü oldu.

Bilirkişileri araştırdığımda, sosyal medya bağımlılığının bir irade zayıflığı değil, sistemlerin kişileri içeride tutmak için tasarlanan mühendislik ürünü olduğunu anladım. Bu yüzden süreci tümüyle kesmek yerine kademeli olarak azaltmak daha kalıcı bir sonuç verecek.

Sağlıkla kalın.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün