Vaethanan – Şabat Nahamu YETERLİLİK NOKTASI

Rav İzak ALALUF Köşe Yazısı
22 Temmuz 2026 Çarşamba

Mişna Masehet Taanit’in sonunda Tu BeAv ismiyle bilinen 15 Av tarihi hakkında bilgiler verir. Talmud, bu tarihin evleneceği kişiyi seçmek için önemli bir zaman olduğunu öğretir. Nitekim o zamanlarda kızlar ve erkeklerin bir araya geldiği etkinlikler düzenlenmiştir. Burada bazıları kızların güzelliğine dikkat ederken kimi de aile yapısı nedeniyle nasıl bir aileden geldiklerini ön plana çıkarmışlardır. Bazıları da ‘evlenmek’ mitsvasını yerine getirmeyi daha ön plana çekmiştir. Kısacası bu zaman Talmudik dönemlerde güzel evliliklerin ilk tohumlarının atıldığı gün olarak karşımıza çıkar. Tabi ki Gemara burada bize umut ve inancı korumak ile ilgili güzel öğretiler sunar.

Bazı insanlar doğal yetenekleri veya dış görünüşleri nedeniyle kendilerine güvenirken, bazıları aile geçmiş ve bağlantıları nedeniyle kendilerine güvenir. Ancak bazıları hiçbir avantajı olmadığını, özel bir şeyleri olmadığını düşünür. Evlenmek isteyenler, bunun için gerekenlere sahip olmadıklarını düşündükleri için umutsuzluğa kapılabilir. İnsanlar, iyi bir geçim sağlamak için gerekenlere sahip olmadıklarını düşündükleri için mali gelecekleri konusunda endişeli hissedebilir.

Gemara bize, hiç kimsenin asla umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini öğretir. Her şeyden önce Tanrı onunladır çünkü o kişi eylemlerini Tanrı emrine göre yerine getirmektedir. Bir kişi kendini aciz veya yetersiz hissetmeye başladığında, Tanrı’nın ona inandığını ve dolayısıyla kendine de inanması gerektiğini hatırlamalıdır.    

Hikâye, uzun yıllar evli olup çocuk sahibi olmayan bir çiftin hikâyesini anlatır. Çift, kısırlıkla mücadele eden çiftlere yardım eden bir kuruluşla iletişime geçer. Kuruluştan bir görevli, durumlarını ve kuruluşun nasıl yardımcı olabileceğini konuşmak için öğle yemeği için buluşmak istediğini söyler. Telefonda, öğle yemeği için bir araya gelebilecekleri çeşitli mekan seçeneklerini değerlendirirler. Bir araya geldiklerinde erkek sabırsızlıkla yemek değil çocuk istediğini görevliye söyler. Görevlinin cevabı ise ibret vericidir. “Biliyorum. Mesele şu ki, Tanrı sana bir yemek gönderebildiği kadar çabuk bir şekilde bir çocuk da gönderebilir.”

Çoğu zaman insan bir şeye çok ihtiyaç duyar ve onu elde edebileceğine inanmaz. İhtiyacı olan her şeyin, zamanı geldiğinde bir restoranda sipariş ettiği yemek kadar kolay gelebileceğini unutmamalıdır.

Asıl olan kendimizden asla şüphe etmemektir. Kendimizde yeterlilik olmadığını hissettiğimizde bile, Tanrı her zaman yeterlilik noktasına gelebilmemizi sağlayacaktır.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün