Kuşak meselesi

Tülay GÜRLER KURTULUŞ Köşe Yazısı
3 Haziran 2026 Çarşamba

Kuşak farklarına kafayı taktıysanız yaşlanıyorsunuz demektir.

Nesillerin birbirini anlamadığından yakınıyorsanız hele, süreç çoktan geride kalmış, yüzde yüz yaşlandınız!

Biz öğretmenlerin en büyük avantajı ise; geçen yılları hiç fark etmemek, zaten her an gençlerle iç içe olduğumuz için her an onların dünyasının içinde yaşamak, dolayısıyla genç kalmak, aradaki kuşak farklarını hiç ama hiç anlamadan birinden diğerine yumuşak yumuşak geçmek… Son dönemlerde kurumsal çalışan arkadaşlarım zorlandıklarını söyleseler de kişisel olarak hâlâ bunu en iyi başaran insanların öğretmenler olduğunu savunabilirim. Ne olursa olsun, bizler gençleri daha kolay anlarız. Çünkü çağı yakalamakta zorlanmayız, bundan vazgeçmeyiz, aksine bu işin peşine düşeriz. Yolda illaki birilerinin elini tutarız.

Geçmiş kuşakları gruplara ayırdıklarında Sessiz Kuşak adı verilen grubun 1925-1945 yılları arasında doğan, geleneksel değerlere bağlı, otoriteye saygılı ve tasarrufa önem veren bir nesil olduğunu öğrendim. Bu kuşaktan çok kişi tanıdım, bu özelliklerin neredeyse tamamına sahiptiler. Ama bende daha eski kuşağa ait biri var o da babam, 1919 doğumluydu. Hepsiyle oturup sohbet eden, o sohbetlerden aşırı bir şekilde keyif alan, onlardan çok şey öğrenen, hepsinin tecrübelerinden yararlanan bir genç olarak kendimi çok şanslı sayıyordum o zamanlar. Çok doğru da görmüşüm bu gerçeği… Bugün için hepsi birer hazine değerindeler benim için ve birçoğu maalesef artık aramızda değil…

Hemen ardından gelen ve Bebek Patlaması adı verilen kuşak; 1946-1964 arasında doğan ve çalışkan olmalarıyla ön planda, iş hayatına sadık ve aidiyet duygusu yüksek bir nesilmiş. Benim bazılarına abi ya da abla dediğim büyüklerimin pek çoğu bu yaş aralığında ve onlarla aramızdaki yaş farkı, benim yaşım ilerledikçe çok rahat kapandı. Onlarla beraber büyüdüm, büyük olmanın gereklerini onlarda görerek yetiştim diyebilirim.

Vee benim kuşağım, X Kuşağı! 1965-1979 arasında doğanlarız biz! Genç Cumhuriyetin Atatürk ilke ve inkılaplarıyla büyüyen tatlı, çalışkan, biraz ürkek, çok ümitli çocukları! Hâlâ da öyleyiz laf aramızda! Temkinli ama hayata bağlı, ne olursa olsun gelecekten asla ümit kesmeyen, yeniliklere hayır demeyen, yarınlara hazırlanmaya üşenmeyen bir grup insan…

Değişime çok rahat adapte olabilen, iş-yaşam dengesini gözeten ve teknolojiyle sonradan tanışan bağımsız bireyler… Çoğumuz elli yaş bandında ilerliyoruz. Gençler için yaşlı, yaşlılar için genç; tatlı bir kıvamda olgunlaşıyoruz.  

Hemen arkamızdan bize yetişen ve en iyi anlaştığımız nesil, Y Kuşağı. 1980-1994 arasında dünyaya gelen bu çocuklar, öğrencim oldu vallahi! Dijital dünyanın temellerine şahit olan, sorgulayan, iş ortamında esneklik ve gelişim arayan nesil ve bana öğretmenliği öğretti. Benzemenin avantajıyla birbirimizden karşılıklı olarak çok şey öğrendik bana göre.

Z Kuşağı, (1995-2009): Teknolojinin içine doğan, bilgiye hızlı erişen, girişimci ruha sahip ve bireysel düşünen gençlerdi. Y’den az da olsa farklı… Değişen dünyaya daha hızlı adapte oldular, bizi daha çok eleştirdiler, biraz daha cesur hatta bazen pervasız ama yine de azimli çocuklardı. Çok iyi yerlere geldiler.

Sonrasında gelen kuşakları anlamak ve onları daha yakından takip edebilmek için yeniden çocuk gelişimi kitapları okumaya başladığım ve seminerlere katıldığım yeni bir döneme adım attım çünkü yeni nesli daha iyi tanımak için artık gerekliydi bu. Alfa Kuşağı gümbür gümbür geldi! 2010-2025 arasında doğan bütün çocuklar, tamamen dijital bir dünyaya adım attılar, yapay zeka ve bütün ekranlarla büyüyen en yeni nesil oldular. Kızım da bu bebeklerden biriydi. O neslin gidişatına göre de büyüyor ve beni her gün; sorduğu sorular, yaptığı yorumlar ve hayata bakış açısıyla şaşırtmaya devam ediyor.

Son kuşak, Beta Kuşağı. Bu çocuklar da 2025 ve sonrasında dünyaya gelenler… Henüz kucağıma aldığım ve sevdiğim birkaç bebek, bu kuşağın ilk temsilcileri.

Hangi nesilden olursa olsun; merhametli, çalışkan, dürüst, inançlı, yaşam sevinci ve insan sevgisiyle dolu olanlar her zaman kazandılar, bunu gördüm. Şöyle bir baktığımda kendimi çok zengin ve çok genç kalmış hissediyorum. Öyle ya! Her nesilden birileri olabildi hayatımda ve olmaya devam ediyor!

Bakalım daha neler göreceğim bu güzel ve sürprizlerle dolu hayatta?

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün