Hafta sonunda oynanan Türkiye Kupası maçları sonunda Fenerbahçe Beko bir kez daha kupaya uzandı ve üçüncü kez üst üste müzesine götürdü.
Çeyrek Finaller
Çeyrek final maçlarında herhangi bir sürpriz yaşanmadı. Oynanan ilk maçta Türk Telekom, Trabzonspor’u mağlup ederek adını yarı finale yazdıran ilk takım oldu. Sonrasında oynanan maçta Fenerbahçe Beko, Safiport Erokspor’u rahat geçti ve Türk Telekom’un rakibi oldu.
Çarşamba günü oynanan maçlarda ise, Beşiktaş Gain Tofaş’ı mağlup etti. Diğer eşleşmede ise Anadolu Efes, Bahçeşehir Koleji’ni eledi ve Beşiktaş’ın rakibi oldu.
Yarı Finaller
Cuma günü oynanan yarı finallerde ilk eşleşme Beşiktaş Gain ile Anadolu Efes arasındaydı. Euroleague’de aldığı dokuz maçlık mağlubiyet serisi sonrası, üç galibiyet alan ve kötü gidişe biraz dur diyen Lacivert-Beyazlılar’da hedef kupayı kazanıp en azından bir motivasyon yaratmaktı. Ancak sezon boyunca daha istikrarlı olan ve daha iyi basketbol oynayan Beşiktaş Gain; Anadolu Efes’i mağlup etmeyi başardı ve finale adını yazdıran ilk ekip oldu.
Diğer mücadelede ise kupanın doğal favorisi olan Fenerbahçe Beko, Erdem Can yönetimindeki Türk Telekom ile karşı karşıya geldi. Talen Horton-Tucker’ın 29 sayı ile sürüklediği ve ikinci yarıda ağırlığını koyan Sarı-Lacivertliler Beşiktaş’ın rakibi oldu.
Final Maçı
Beşiktaş ile Fenerbahçe Beko’yu karşı karşıya getiren final maçında; maça iyi başlayan takım Beşiktaş Gain oldu. Dotson ve Matthews ile üst üste sayılar bulan Beşiktaş Gain, farkı açmaya başladı. Ancak ilk çeyreğin son iki dakikasına girilirken Metecan Birsen ve Talen Horton-Tucker’ın sayıları ile fark biraz olsun kapandı. İkinci çeyrek karşılıklı basketlerle geçilirken, Fenerbahçe Beko bir ara öne geçmeyi başardı. Beşiktaş Gain geri dönmeyi başarsa da; ilk yarı Fenerbahçe Beko’nun 46-42’lik üstünlüğü ile kapandı.
Üçüncü çeyreğe iyi başlayan taraf Fenerbahçe Beko oldu. Hem savunmada vidaları sıkan ve kolay sayıya izin vermeyen Sarı-Lacivertliler, hücumda da Tarık Biberovic’in sayıları ile farkı açtı. Çeyrekte henüz dört dakika geride kalmışken ortaya çıkan skor 58-43 olmuştu ve Fenerbahçe Beko lehine seri 12-1 idi. Sonrasında Beşiktaş Gain maça tekrar ortak olacak bir seri buldu ve 13-2’lik bir seri ile skoru 60-56’ya getirdi. Dotson, Yiğit Arslan ve Thomas bu seride öne çıkan oyuncular oldular. Ancak 60-56 sonrasında Fenerbahçe Beko tekrar sazı eline aldı, Horton-Tucker ve Tarık Biberoviç’in arka arkaya bulduğu iki üçlük ile skor tekrar çift haneye çıktı. Çeyreğin son hücumunda Baldwin topu kaparak basket-faul’u buldu ve skor 70-56’ya geldi. Kalan çeyrekte de Fenerbahçe Beko hiç geriye bakmadı ve son çeyreği belli bir tempoda götürerek galibiyete ve kupaya uzandı.
Notlar
Özellikle uzun rotasyonundaki sakatlıklar nedeniyle Fenerbahçe Beko’nun sorun yaşayabileceği düşünülüyordu. Sezon başında Jilson Bango’nun sakatlanması, sonrasında transfer edilen Chris Silva’nın henüz iki maç oynamışken sahalardan uzak kalması derken, Nicolo Melli’nin de ayağındaki çatlak nedeniyle maçları kaçırmaya başlaması soru işaretlerini beraberinde getirdi. Ancak oynayan her oyuncunun doğru rolle, verebileceği katkının maksimumunu vermesi ve koç Jasikevicius’un özellikle savunmaya önem vermesi ve her detayı mükemmelleştirmeye çalışması; bu kupaya uzanılmasında en kritik faktör oldu. Oynadığı süre içerisinde, hem hücumda hem savunmada çok önemli katkı veren Metecan Birsen, maçın en kritik oyuncusu oldu belki de. Sarunas Jasikevicius’un da her oyuncuyu nasıl geliştirdiğine tekrar tanık oluyoruz.
Bu kadar sakatlık olan bir dönemde, Türkiye Kupası kazanılmasa, birçok taraftarın bunu çok fazla dert etmeyeceğini tahmin edebiliriz. Euroleague ve ligde lider pozisyonda olan Fenerbahçe Beko için, bu sıkışık takvimde böylesine üç maç oynamak kolay değil. Ancak koç Jasikevicius takımına galip gelme, her zaman doğruyu oynama ve savunmada her zaman konsantre kalma düşüncesini öyle bir aşılamış ki; her galibiyet çok kolay gelmiş gibi görünüyor.
Tabi ki Euroleague tecrübesi yüksek Wade Baldwin ile Tarık Biberoviç ve Talen Horton-Tucker gibi bir yeteneğe sahip olmak da işleri kolaylaştırıyor. Kritik anlarda Baldwin’in bulduğu orta mesafeler, Tarık Biberoviç’in attığı üçlükler ve Horton-Tucker’ın penetreleri hücumda devamlılığı sağlıyor.
Beşiktaş Gain cephesinde, rakibin uzun rotasyonunda yaşadığı sakatlık problemine rağmen, o bölgeyi hiç zorlayamaması, 3 ve 4 pozisyonlarından çok kısıtlı katkı alınması belki de mağlubiyeti getiren en önemli faktör oldu. Savunmanın sertleştiği ikinci yarıda, potaya gitmek yerine, dış atışlara yönelen Siyah-Beyazlılar, uygun pozisyonları da bulamayınca yüzde düştü ve fark açılmış oldu.
Artık mart ayına giriyoruz. Euroleague play-off’larına kalan yaklaşık bir buçuk aylık sürede hedef liderliği ama daha önemlisi ev sahibi avantajını almak olacak. Kalan maçlarda, cepteki iki galibiyetlik avantajı da kullanarak, play-off’taki rakip beklenecek. Bu sezonun sonu da neden geçen seneki gibi üç kupa ile bitmesin?