Bir anının üzerine yorumlar…

Sami AJİ Köşe Yazısı
7 Ocak 2026 Çarşamba

Yıl 1941, mart ayı… Babama sefer görev emri geliyor ve ikinci askerliğini yapmak üzere Sarıkamış’a1 gidiyor.

İngilizce ve Fransızcası çok kuvvetli olduğundan, ona Fransız ve İngiliz radyolarını dinlemek ve özetleri üst komutana götürmek görevi veriliyor.

Bir sabah çok erken saatlerde, (22 Haziran 1941) BBC Radyosu normal yayını keserek Alman birliklerinin Rusya’ya girmeye başladığını duyuruyor. Babam bu haberi bir kâğıda geçirdikten sonra koşarak komutanına doğru koşuyor. Arkadaşları şaşkın “Ne oluyor?” diye soruyor… Babam koşmaya devam ederken “kurtulduk, kurtulduk” cevabını veriyor. Komutanın önüne geldiğinde bu bilginin derhal Ankara’ya geçilmesi gerektiğini söylüyor…

Aradan yıllar geçer, 1966 yılında Metin Toker’in ‘İsmet Paşa ile 10 Yıl’2 kitabı yayınlanır.

Okurken dönemin cumhurbaşkanına aynı haberin (22 Haziran 1941’de) nasıl iletildiği ve tepkisinin ne olduğunu bölümüne rastladım. Metin Toker şöyle aktarır:

“Sabahın erken saatlerinde İsmet İnönü henüz yatağında idi. Haberi okur ve bir an durur, ardından kahkaha atarak, ‘Kurtulduk!’ der.”

Ülkemiz için gerçekten önemli bir rahatlama idi. Artık Alman hükümetinin ülkemiz üzerine baskısından ve Rusya’nın da olası tehditlerinden kurtulmuştuk.

Ancak, dünya kurtuluş için dört sene daha bekledi. Bu süre zarfında milyonlarca insan cephede ve cephe gerisinde yok oldu. Bilhassa Ruslar asker ve sivil olarak 27 milyon civarında insan kaybetti. (Bu seviyede kayba uğrayan hiçbir ülke tarihte kaydedilmemiştir.) Sonuçta -tüm kayıplarına rağmen- Rusya tüm işgalcilerinden3 kurtulmuş ve o anda itibaren de dünyaya yön veren ülkelerden biri haline gelmiştir.

Nitekim Yalta Konferansında4 ABD Başkanı Roosevelt, İngiltere Başbakanı Churchill ve Sovyetler Birliği Başkanı Stalin adeta dünyayı yeniden şekillendirmişlerdir (fotoğrafa bakın).

Nereye varacağımı tahmin ettiniz sanırım.

Ukrayna-Rusya ihtilafı nerede ise dördüncü yılını dolduracak. Savaş başlamadan bir hafta evvel, 16 Şubat 2022’de Şalom’da yayımlanan yazımdan bir paragraf aktarmak isterim:

“Ancak şundan da emin olun. Rusya hiçbir şekilde batılı bir askerî gücün ve paralel olarak da Kırım Yarımadasının hâkimiyetini de başka hiçbir devlete bırakmaz.”

Bir sene sonra Mart 2023’te bir durum değerlendirmesi yaptığımızda Ukrayna’dan 6 milyon kişinin göç ettiğini ve 8 milyon kişinin ülke içinde yer değiştirdiğini tespit ediyoruz. İnsan kayıpları tam olarak bilinemiyor.

Aynen Rusya da benzer kayıplara uğruyor. Ekonomik yaptırımlar yaygınlaştırılarak Rus ekonomisine zarar verilmeye çalışılıyor.

Ukrayna’yı destekleyen AB ülkeleri ve ABD milyarlarca dolarlık yardımlarını sürdürüyor. Ama Rusya’nın tüm bunlardan etkilendiğini söylemek imkânsız. Savaşmaya devam ediyor.

Bakın 1 Mart 2023 tarihli yazımı nasıl bitirmişim:

“21. yüzyılda, insan varlığının sürekli yüceltildiği bir zamanda, mantığın ve vicdanın kabul edemediği kayıplar ve acılar yaşandı. Kendilerini ‘medeni’ sınıfına sokan tüm ülke liderlerinin, sadece barışı aramalarını ve barış yolunu takip etmeleri dileğiyle…”   

Aradan bir sene daha geçer. 28 Şubat 2024’te kulunuz şunları yazar:

“Çin’in açık desteğini alan Rusya stratejik durumunu güçlendirmiş vaziyettedir. Daha önemlisi batı kaynakları ve askeri gözlemcileri bu üstünlüklerini teyit etmektedir.

AB ülkeleri tüm yapılan yardımlara ve gösterdikleri dayanışmaya rağmen bu savaşın bir galibinin olmayacağını anlamaya başlamışlardır.

NATO ülkeleri arasında ise bu ihtilaftaki davranışları hususunda ciddî görüş aykırılıkları mevcut.

ABD’de ise yapılan yardımlar konusunda Kongre ve Senato üyeleri arasında mutabakat yok. Bazı üyeler artık yardımların bir işe yaramadığını açıkça dile getirmekte. Hele Biden’ın basın sözcülerinden birinin geçen hafta savaşı ‘sterile’ (kısır) kelimesiyle nitelendirmesini özetin özeti olarak kabul ediyorum.

Temennim, bilhassa Batı’da, II. Dünya Savaşı’ndan sonra, mucizeler yaratan liderlere benzer yeni siyasi kişiliklerin tekrar ortaya çıkmalarıdır.”

Günümüze gelince. Naçizane kanaatime göre tarih tekerrür etmiştir. Rusya’ya karşı tutumlar, batılı ülkelerde ciddi ekonomik ve mali kayıplar yaratmış, Ukrayna ise varlığını koruma endişesine girmiştir…

Özetle savaş başlamadan evvelki duruma dönülmüştür...

2026 yılı başlarken ve bilhassa son günlerdeki gelişmelerden sonra, tüm dünya liderlerinin akıl ve mantık yoluyla hareket etmelerini temenni etmekten başka çarem kalmıyor…

---

1 Sarıkamış, Kars iline bağlı bir ilçe.

2 ‘İsmet Paşa ile 10 Yıl’, Akis Yayınları, 1966. Metin Toker, İsmet İnönü’nün damadı idi… 2022 yılında vefat etti.

3 İşgalcilerin destekçileri arasında Ukrayna çeteleri, Fransa, İtalya, Romanya ve birçok ülkeden gelen gönüllüler vardı…

4 Yalta, Kırım Yarımadasında bulunan bir şehir. Roosevelt ve Churchill’in, Stalin’in ayağına gelmeleri Rusya’nın savaş sonundaki gücünü açıkça göstermektedir.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün