KEDOŞİM: En zor emir

Rav İzak ALALUF Köşe Yazısı
8 Mayıs 2024 Çarşamba

Kedoşim peraşası Yahudi dünyası içinde çok tanınan bir emre sahiptir. “Veaavta kereaha kamoha / Yakınını kendin gibi sev.” Hepimizin bildiği gibi Rabi Akiba bu emri “Ze klal gadol batora / Bu Tora’da büyük bir ilkedir” şeklinde değerlendirmektedir. Bu prensip Yahudiliği ayakta tutan temellerin en önemlilerinden biri olarak kabul edilir. Burada ilginç olan bu prensibin imzasının Tanrı’nın ismi ile vurgulanmasıdır. Prensip “Ani Ad...” şeklinde bildirilmektedir.

Hepimizin neredeyse ezbere bildiğimiz ve aynı şekilde başlayan bir cümleden de söz edelim. Vaethanan peraşasında yer alan Şema duasının ilk bölümünün ilk cümlelerinden biri “Veaavta et Ad... E.loeha / Tanrı’yı seveceksin” şeklinde başlamaktadır. Bu iki pasuk aslında Tora’nın temellerindeki en genel bakış açısını gösterir. Tanrı’ya karşı emirleri yerine getirdiğimiz gibi insanlara karşı mitsvot konusunda da hassas olmak ve onları da yerine getirmek gerekir.

Tanrı ile ilişkilerinde insan olarak işler yolunda gitmese dahi Tanrı’ya bağlılığın devamlı olması esastır. Tanrı’nın kararlarını anlayamasak da, zor bulsak da sıkıntılı olsak da, Tanrı’ya inancımız sarsılmaz.

Öte yandan her insanın farklı olduğunu da anlamak ve kabullenmek gerekir. Tanrı her insanı diğerinden farklı bir birey olarak yaratmıştır. Gemara anne karnındaki bebeğe bütün Tora’nın öğretildiğini ve doğmadan önce unutturulduğunu paylaşır. Her birimize Tora’daki benzersiz payımız ve benzersiz bir anlayış daha anne karnında iken verilmiştir. Bu nedenle her gün “Ten helkenu betorateha / Tora’daki payımızı ver” şeklinde dualarımızda bu payı alabilmek için niyaz ederiz. Farklı yolumuzu bulabilmek için çaba gösteririz. Nasıl ki hepimiz kendi ‘kişisel meleğimizle’ Tora’yı algıladıysak hepimizin anlayışı ve yolu da farklı olacaktır. İşte buna sahip olmak için ‘yakınını kendin gibi sev’ mitsvasını yerine getirmek gerekir.

Evet, hepimiz farklıyız. Kimimiz daha dindar, kimimiz değiliz. Kimimiz daha ticari başarıyı yakalarken kimimiz farklı alanlara yöneliriz. Anne baba olarak hepimizin yöntemleri farklıdır. Bunların başarılı olup olmadıklarını da gelecek zamanla bizlere göstermektedir.

Hepimiz farklı olsak da belli konularda yakınımızı uyarmak da bir mitsvadır. Edep ve kibarlıkla yakınımızı uyarmak yanlış yapmasına engl olmak onu kendimiz gibi sevdiğimizin bir göstergesidir. Nasıl ki Tanrı bazen beklemediğimiz şeyleri yaptığında O’na inanmaktan vazgeçmiyorsak benzer şekilde yakınlarımızı da sevmekten vazgeçmemek gerekir.

Bu dönem Rabi Akiva’nın yirmi dört bin öğrencisinin bir salgında hayatını kaybettiği Omer sürecidir. Herkesin farklı olduğu ortamda bu kaybın nedeni birbirlerine gerekli saygıyı göstermemeleridir. Hepsi Rabi Akiva’ya duyduğu saygıyı birbirlerine de duymayı becerebilseydi belki bu büyük kayıp yaşanmayacak ve Tora’nın birçok soru işareti açıklığa kavuşacaktı.

Emir kesin bir imza ile nihayet bulmaktadır. Tanrı’yı seven insan kendi hemcinslerini de sevmeli, en azından saygı duymalı ve farklılıkları kabul etmelidir. Bunu yapmak her zaman kolay olmasa da Tanrı’nın bizden istediği budur ve emir kesindir.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün