Cahilliğimiz

Avram VENTURA Köşe Yazısı
19 Temmuz 2023 Çarşamba

Gençken, bütün arkadaşlarım gibi sınırlı bilgilerimizle çok şey bildiğimi sanırdım. Yaşlandıkça ne kadar az şey bildiğimi her geçen gün daha iyi görüyorum. Belki de bilmek kadar, bunu söylemek yürekliliği daha ağır basıyor. Son yüzyıldaki bilimsel ve teknolojik gelişmeleri göz önüne aldığımızda, bu eksikliğimizi çok doğal karşılamamız gerektiğini düşünüyorum. Öyle ki mesleğimiz ya da hobilerimiz nedeniyle yoğunlaştığımız konular dışında bir söz söylemek gerektiğinde, iyi düşünmemiz gerekiyor.

Çocukluk dönemimi anımsıyorum. İstediğimiz bilgilere ancak okuduklarımız doğrultusunda ulaşabilirdik. İnternet bir yana, televizyon bile daha hayatımıza girmemişti. Başta ansiklopediler olmak üzere, başvuru kaynaklarımız yalnızca kitaplardı. Bugün öyle mi? Birkaç saniye içinde, istediğimiz herhangi bir konuda, tüm ayrıntılarıyla aydınlanabiliyoruz. Kuşkusuz, gerçek bilgiye ulaşmak isteyenler için! Oysaki birçoğumuz, bildiğimizi sandığımız kimi konuların da cahili sayılabilir. 

Yuval Noah Harari, 21. Yüzyıl için 21 Ders kitabında yer alan Cehalet başlıklı denemesinde, sandığımızdan daha az şey bildiğimizi söylüyor. Bununla ilgili olarak Steven Sloman ve Philip Fernbach adlı bilim insanların ortaya attığı ‘bilgi yanılsaması’ kavramını anımsatıyor. Bir deneylerinde insanlara sıradan bir fermuarın işleyişini ayrıntılarıyla anlatmalarını istemişler. Her gün hiç düşünmeden kullandığımız bu nesneyle ilgili konuşmak, ilk başta herkese çok kolay görünmüş, ancak iş anlatmaya gelince, birçoğunun bu konuda en ufak bir fikrinin bile olmadığı ortaya çıkmış. Bu sonucun nedeni olarak da bilim insanları şunu söylüyorlar: Başkalarının bildiklerini, sanki biz de biliyormuşuz gibi davranıyoruz! 

Harari, bu davranışı bir yandan evrimsel açıdan yararlı görürken, öte yandan insanların cahilliklerini algılayamamaları nedeniyle kimi olumsuz sonuçlara sürükleyebildiğini öne sürüyor. Buna en iyi örnek olarak da siyasilerin bilgileri olmadığı konulardaki söylemlerini gösterdikten sonra şunları söylüyor:

“İnsanlar cehaletlerinin ayırdına pek sık varmazlar, çünkü kendilerini, benzer düşünen arkadaşlar ve düşündüklerini olumlayan haberlerden oluşan bir yankı odasına kapatırlar ve odada inançları durmadan desteklenirken neredeyse hiç sorgulanmaz”

Sorumlu mevkilere getirilmiş insanların, bağlı oldukları kurumlarla ilgili sözlerini televizyonda dinlerken hayal kırıklığına uğramamız boşuna değil! Bilmediklerini bilmedikleri gibi, ellerinde bulundurdukları gücün etkisiyle, çevresinde yer alan insanları ve onu dinleyenleri söyledikleriyle inandırmaya çalışıyorlar. 

Konfüçyüs, yüzyıllar öncesinden şöyle diyordu: “Gerçek bilgi, insanın ne kadar cahil olduğunu bilmesidir.”

Bilgi yanılsaması kavramıyla yeni bir yorum olanağı yaratsak da, insanın yapısı aynı kaldığı sürece, hayatımızda değişen bir şey olmayacaktır.

Kısaca şunu söylemek istiyorum:

Ne yazık ki birçoğumuz, susarak cahilliğimizi saklamak yerine, sesimizi daha çok yükselterek bunu açıkça duyuruyoruz.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün