“Geleceği parlak bir mutlu genç kız”

İzel ROZENTAL Köşe Yazısı
2 Ekim 2019 Çarşamba

Yukarıdaki ironik sözleri ABD Başkanı Donald Trump, “Geleceğimi çaldınız” diye ortalığı birbirine katan 16 yaşındaki iklim aktivisti Greta Thunberg için söyledi. Bilindiği gibi Greta, 23 Eylül günü BM İklim Zirvesinde yaptığı konuşma esnasında dünya liderlerini herkesin gözü önünde paylamıştı:

“Benim burada değil, okyanusun ötesinde okulda olmam gerek. Sizler ne cesaretle bizden umut bekliyorsunuz. Boş sözlerinizle çocukluğumu ve hayallerimi çaldınız. Ben yine de şanslı çocuklardan biriyim. İnsanlar ölüyor, ekosistemimiz çöküyor, kitlesel yok oluşla karşı karşıyayız ama siz sadece para ve ekonomik büyümelerinizden söz ediyorsunuz. Buna nasıl cüret edersiniz?”

Sahi kimdir bu Greta Thunberg? Nedir derdi? Okul kırmasına gerekçe gösterdiği iklim krizi, kimilerinin dile getirdiği gibi bir ‘Marksist komplo’ mudur? ‘Milyar dolarlık bir finans projesi’ midir? Yoksa kaygı bozukluğu yaşayan ve ebeveynleri tarafından kullanılan Asperger Sendromlu bir çocuğun hayal ürününden mi ibarettir?

İsveçli aktör bir babanın ve opera sanatçısı bir annenin kızı olan Greta, çoğu akranları gibi çocukluğunda bolca televizyon izlemiş. Ancak o, belgesellere daha fazla meraklıymış. Zehirli atıklarla, petrol tankeri kazalarıyla kirlenen denizler, eriyen buzullar, kutup ayılarının, penguenlerin azalıp yok olmaları onu derinden etkilemiş. Daha beş yaşından itibaren bu görüntüleri beynine kazımış. 11 yaşına geldiğinde de depresyona girmiş. O kadar ki yemeden içmeden kesildiği gibi, konuşamamaya başlamış. Doktorlar ona Asperger Sendromu ve seçici konuşmazlık1 teşhisi koymuş.

Greta, Asperger Sendromunun ona farklı ve dışarıdan bir bakış açısı kazandırdığını, her şeyi siyah ve beyaz olarak gördüğünü, hayatında grilere yer olmadığını söylüyor. İklim krizi de ona göre çok basit, siyah ve beyaz. Greta’ya göre çözüm emisyonları durdurmakta yatıyor, bunu beş yaşındaki çocuk bile anlar diyor. Onun anlayamadığı, bilim insanlarının onca uyarılarına karşın siyasetçilerin, liderlerin, dünyayı yöneten büyük kuruluşların küresel ısınmayla, iklim kriziyle neden mücadele etmedikleri. Bunun için payladı onları.

Greta’nın eylemleri ve değişik platformlardaki akıl dolu konuşmaları ister istemez onu medyatik bir sembole dönüştürdüğü gibi, iklim krizi karşıtlarının da hedefi haline getirdi. Sürekli olarak trollerin, kimi siyasilerin hakaretlerine maruz kalıyor. Ama tınmıyor. Kendi gözüyle gördüğü gibi, siyah-beyaz, basit yanıtlarla kitleleri etkilemeyi sürdürüyor. “Ben çocuğum, beni dinlemeyin, bilim insanlarını dinleyin” diyor kendisine arızalı çocuk muamelesi çekenlere...

Peki, ne diyor bu bilim insanları?

Kısaca ve anladığım kadarıyla özetleyecek olursam, yeryüzü atmosferinde sera gazı etkisinin giderek arttığını, Kuzey Kutbu buzullarının eridiğini, kutup topraklarından metan gazı yayıldığını, bunun da küresel ısınmayı hızlandırdığını söylüyorlar. Yetmezmiş gibi, fosil yakıt ve sanayiden kaynaklanan küresel karbondioksit (CO2) emisyonlarının her geçen yıl artarak rekor düzeye ulaştığını belirtiyorlar. Yayınlanan bilimsel raporlara göre, küresel karbondioksit emisyonlarındaki yükselişin başlıca nedeniyse petrol ve doğalgaz kullanımının artmaya devam etmesi. Yani Greta’nın siyah-beyaz bakışıyla, biz insanlar gün be gün kendi gezegenimizin sonunu hazırlıyoruz!

Hâlâ şüpheniz varsa kitapçılarda bu konuda yayınlanmış çok sayıda kaynak kitap bulabilirsiniz. Örneğin yeni başlayanlara eski NASA profesörlerinden iklimbilimci James Edward Hansen’in ‘Küresel Isınmanın Kırılma Noktası’ adlı eserini önerebilirim2, okunması ve anlaşılması son derece kolaydır. Yok, ben bilimsel kitap okuyamam sıkılırım diyenlerdenseniz size gazeteci-yazar Naomi Klein’ın kitaplarını öneriyorum, aşk ve macera içermiyorsa da Klein’ın kitaplarında heyecan ve entrika tam kıvamındadır...

İllaki edebiyat diyorsanız, buyurun size Oya Baydar’ın son romanı ‘Köpekli Çocuklar Gecesi’3. Kitap, Türk edebiyatının ilk ekolojik distopyası olarak tanıtılıyor. Henüz okumadım ama T24 İnternet sitesinde kitabın gezegenimizi bekleyen yok oluş felaketinin ortasında çırpınan insana dair çarpıcı bir roman olduğunu belirtiliyor.

“Distopik romanlar beni sarmaz, hayal ürünü öngörülerle ilgilenmiyorum. Benim için ‘tek’ kitap vardır” diyorsanız, size bir haberim var: 20 Eylül’de gerçekleşen İklim İçin Grev eylemine inanç dünyası da bir çağrıyla katıldı. Bildiriyi binlerce din adamı imzaladı. İçlerinde de çok sayıda rabbi var. Çağrı bildirgesine ve imza listesine https://actionnetwork.org/forms/sign-on-letter-people-of-faith-for-the-climate-strikes/ internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

“Parlak bir gelecek vadeden bir mutlu küçük kız” nelere vesile oldu gördünüz mü?

 

—————

 

1 Seçici konuşmazlık (Selektif Mutizm): Bir dil veya konuşma bozukluğundan çok utangaç mizaçla birlikte çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkan bir tür kaygı bozukluğu.

2 Küresel Isınmanın Kırılma Noktası - James E. Hansen / Ayrıntı Yayınları, 2009

3 Köpekli Çocuklar Gecesi - Oya Baydar / Can Ya

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR