19 Eylül 2021 Pazar 10:30
izmir marriot
izmir marriot

Güzel günler gelir

Tülay GÜRLER KURTULUŞ Köşe Yazısı
23 Aralık 2020 Çarşamba

Biraz da güzel şeylerden bahsedelim…

Öyle sıkıldım ki sinir bozucu gelişmelerden! Her gün, sözüm ona aynı ama aslında bambaşka gündemlere uyanıyoruz. Hayata hiçbir müdahalemin olamadığı böyle zamanlarda, hazır da evdeyken benim için en doğru yol; sevdiklerime, filmlere ama daha çok kitaplara sarılmak…Bir de geçmişe… Ne varsa birikenlerde var, bakmayın. Her günü, geçmişi daha şahane olsun diye yaşadığımızı düşünüyorum. Bu sebeple an’ı yaşıyoruz.Gelecek geldiğinde geçmiş daha da kıymetli olsun  diye…

Sene 1988.

Üniversiteyi kazandım.On yedi yaşındayım ve dünyalar benim…Olmak istediğim yerdeyim. Sınav sonucunu öğrenmeden önceki gece gördüğüm rüya, hâlâ aklımda. Sonsuz, pırıl pırıl, masmavi bir denizin üstünde -ki muhtemelen orası Saros- ayaklarım denizin yüzeyine değdikçe yükselip uçarak kocaman adımlar atıyorum; içimde, içime sığmayan deli bir sevinçle…

3 Ekim’de açıldı okul… Büyük sınıflardan iki tam gün dinlemiştik. Bir hoca vardı, kesin kalacaktık dersinden. Zor adamdı, notu kıttı, kolay kolay memnun kalmazdı öğrencilerinden… Dersi, alttan bizimle alanların ezberi gibiydi bütün bunlar…

4 Ekim’de girdi sınıfa.

Üstünde gri bir takım elbise, açık mavi gömleğinin üstünde; siyah, örgü dokulu bir kravat… Sağ elinde Prof. Dr. Faruk Timurtaş’ın ‘Osmanlıcaya Giriş’ kitabı… Bütün sınıfa aynı anda bakan ama hiçbirimizi görmeyen bakışlarla dimdik yürüdü kürsüye, adını söylemedi bile. Biliyordu herkes ona göre, nasılsa biliyorduk kim olduğunu… İki gün sonra, arkadaşım Funda ile okula gitmeyip tatil yaptık kendimizce. İstanbul’un kurtuluşunda okul olmazdı ki… Bal gibi vardı ama... Ertesi gün okula gittiğimizde hocanın, Osmanlıcaya girerek Arap alfabesini vermiş olduğunu bütün yıkıcılığıyla öğrendik. Birinci kural, var olan kuralların hiçbirinin artık geçerli olmadığıydı. Artık; yalnız ve yalnız onun kuralları vardı.

Böyle yazıyorum ama bugün kendi zihnim ve yüreğimde iyi bir öğremen olduğumu düşünebiliyorsam, O’nun sayesindedir. Zamanın değerini, planlamasını; çooook çalışabilmenin metodunu, başarmanın keyfini, daha ve daha iyi olmaya çalışmanın azmini, disiplinli olmanın ama bunu bir yaşam biçimi olarak seçmenin önemini, bütün bunların yanında asıl önemli olanın da hayat olduğunu ondan öğrendim ben…

Bir gün, kim bilir hangi genç kızlık halleriyle karaları bağlamış bir halde dersine girdiğimde bendeki farkı fark etti, bambaşka bir anlayışla bana bakarak: “Unutma; bulutlar gider, gök parlar, güzel günler gelir.” dedi. Biliyor musunuz, hâlâ durur arkasına bu sözü not etiğim kitabım. Bu cümle o günden itibaren yaşama felsefem oldu benim…

Aradan çok zaman geçti, emekli olduğunu, Foça’ya yerleştiğini duydum. Hocam evlenmiş, bir de kızı olmuş. Nasıl mutluyum, ona ulaşmaya çalışıyorum ama artık, okulumda bile değil… O kadar çok kişiye sordum ki anlatamam. Sosyal medya filan onun işi olamaz ama oralara bile baktım.

Sonra…

Çocuklara bu sene argo nedir, öğretirken hocamın ‘Türk Argosu Üzerinde İncelemeler’ kitabına rastladım. Bırakır mıyım arkasını! Hepsini araştırdım: ‘Türk Dilince Dualar, Beddualar Sözlüğü’, ‘Türkiye Türkçesinin Çağdaş Sorunları Üzerine İncelemeler’ sevenin, sevilenin ve sevginin sözlüğü olarak tanıttığı ‘Aşk Sözlüğü’nü aldım. Bu anlamsız günlere, sevdiklerim dışında anlam veren en büyük hediyelerim… Aşk üstüne yazılmış her kitap okunur ama  ben bugünlerde 712 sayfalık bir aşk sözlüğünü kitap gibi okuyorum; soluk almak, hayatın yeniden güzel günler getireceği umuduyla…

Hocamın yüzünü yirmi sekiz senedir görmedim ama üslubuyla beni yeniden sınıfına aldı.Yeniden en ön masada oturan öğrencisi oldum. Bana öğrettiği şahane bilgilere yenilerini ekleyerek çocuklarıma aktardım ama en önemlisi, bu zor zamanda beni ayağa kaldırdı ve  aklıma kazınmış olan tecrübe dolu nasihatiyle hayatı yeniden düşündürdü bana…

Bence siz de düşünün:

“Unutmayın; bulutlar gider, gök parlar, güzel günler gelir.”

Canım hocam Prof. Dr. Halil Ersoylu’ya en derin sevgi ve saygılarımla…

Not: Umarım, bu yazı vesile olur da onunla yeniden görüşme şansına sahip olurum.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Şalom TV GZ

TÜNELİN UCU - İzel Rozental

TÜNELİN UCU - İzel Rozental

MOZOTROS AİLESİ - İrvin Mandel

MOZOTROS AİLESİ - İrvin Mandel