15 Ağustos 2020 Cumartesi 02:49

Yahudi halkının ulus devleti İsrail temel yasası - Neden yahu?

Denis OJALVO Köşe Yazısı
3 Nisan 2019 Çarşamba

Neden Yahu?

Yazının başlığındaki “Neden Yahu?” sorusu, basınımızda İsrail Başbakanı Netanyahu için sıkça kullanılan eğlendirici bir lakaba izafeten ve söz konusu yasanın tekrar gündem olması bağlamında kullanıldı.

19 Temmuz 2018 tarihinde İsrail parlamentosunda yapılan bir oylamayla kabul edilen bu Temel Yasa gerek İsrail dahilinde gerekse dışında epey tenkide uğradı. (Yasanın metni: https://main.knesset.gov.il/EN/activity/Documents/BasicLawsPDF/BasicLawNationState.pdf)

Ülkede 9 Nisan’da yapılacak genel seçimlerin arifesinde ise Başbakan Netanyahu’nun ya sehven ya da gündem yaratma amaçlı, tartışmalı ifadeleriyle tekrar gündeme oturdu.

İsrail sadece Yahudilerin devleti midir?

Manşetlere bakılırsa Netanyahu “İsrail sadece Yahudilerin devletidir” demiş... Acaba gerçekten de öyle mi demiş? Hayır! Ya ne demiş?

Tamı tamına şöyle demiş:

“İsrail toplumu (kamu) nezdinde pek anlaşılmayan ve kafa karışıklığı yaratan bir hususu açıklayayım:

İsrail Yahudi ve demokrat bir devlettir. Bunun anlamı, İsrail’in Yahudi halkının ve sadece Yahudi halkının Ulus Devleti olduğudur.

(Bu cümleden anlaşılması gereken husus, İsrail’in başka bir halkın ulus devleti olmadığıdır. Zira uluslar, tarihsel çerçevede, Avrupa’da etno-kültürel-dilsel temelde görece homojen halkları temsil eder şekilde veya bunlardan bir tanesinin başat olduğu bağlamda vücuda gelmiş yapılardır.)

O (İsrail Devleti) pek tabiî Yahudi ve Yahudi olmayan bütün vatandaşlarının bireysel haklarına aynen ihtiram eder. Ancak, bir ulus-devlettir. (Başka halklara da mensup olmaları muhtemel olan) bütün vatandaşlarının  değil, ama sadece Yahudi halkının ulus devletidir. 

Diğer halkların, diğer ulusların, diğer azınlıkların başka ülkelerde ulusal temsiliyetleri var. Yahudi halkının ulusal temsili ise İsrail Devleti’ndedir.

(Özetle) İsrail, Yahudi halkının ve sadece onun ulus devletidir.”

Netanyahu’nun taksiratı beyanına eksik açıklık getirmiş olmasıdır.

 Bireysel haklar bağlamında eşitlikçi devlet

Zira, bireysel haklar bağlamında, İsrail Devleti “Vatandaşlarının Devleti”dir ve kanun karşısında her vatandaş eşittir. Yukarıdaki paragrafta Netanyahu bu hususa değiniyor ancak iyi vurgulamıyor.

Bu yasaya neden 
ihtiyaç duyuldu?

İsrail Yüksek Mahkemesi bu yasanın yokluğunda kendisine ulaşan ve Yahudi halkının ülkede yaşayan diğer halklara nazaran kayırıldığına ilişkin gerekçeleri içeren şikâyetleri tevil yoluna giderek savuşturmak zorunda kalıyordu. Bu Temel Yasa ile ulusal düzlemde yapılan ‘kayırıcı’ tasarruflar bireysel haklara tecavüz etmemek kaydıyla yasal bir gerekçeye dayandırılmış oluyor.

Ulusal haklar bağlamında kayırıcı devlet

Ulusal haklar bağlamında ise İsrail Devleti Yahudi halkını kayıran bir yapıdır. 

Şöyle ki: İsrail Devleti, Yahudi halkının kendi kaderini tayin etme ihtiyacı çerçevesinde kurulmuş bir devlettir. Bu ‘dışlayıcı’ ve ‘ayrımcı’ bir özellik değil mi? Evet öyle! Peki neden? Çünkü bu devlet başka bir halkın (örneğin zaten 22 devleti olan Arap halkının) değil Yahudi halkının kendi kaderini tayin edebilmesi amacıyla kuruldu. Başka bir halkınkini değil.  

İsrail Devleti’nin kuruluş amacı dünyaya dağılmış olan Yahudi halkının fertlerine, onu yok etmeyi amaç edinen ulusların şerrinden uzak, güvenli bir yurt sağlamaktır. Bu devlet 1948’de değil de 1938’de kurulabilmiş olsaydı Yahudi halkının milyonlarca evladı katledilmiş olmayacaktı. 

Peki, İsrail Devleti nüfusunun yüzde 20’sini oluşturan Arap halkının İsrail sınırları dahilinde kendi kaderini tayin hakkı niye olmasın? Olamaz! Niçin olamaz?

Çünkü ‘devlet’ kavramının tekelci ve egemen olma özelliğinden dolayı bu mümkün değildir. Zira devlet denilen yapı şiddet kullanımın, yasamanın, vergi toplamanın, düzeni sağlamanın uluslararası anlaşmalar yapma hakkının tekelini elinde tutan bir yapıdır ve bizatihi  tarifi icabı bunu başka bir erkle paylaş(a)maz.

Söz gelimi, TC vatandaşı Ermeniler Kınalıada’da, Yahudiler Burgazada’da, Rumlar Büyükada’da vergi toplayamazlar, polis gücü kuramazlar, yabancı devletlerle anlaşmalar imzalayıp onlara üs veremezler vs.  

Bu çerçevede ‘Geri Dönüş Yasası’ arzu ettikleri taktirde dünya üzerindeki Yahudilerin İsrail’e dönme hakkı bulunduğunu yasal güvenceye almıştır. Bu yasa ‘kayırıcı’ ve ‘ayrımcı’ değil mi? Evet öyle!

Göç ve entegrasyon bakanlığı bu amacı gerçekleştirmek için kurulmuştur. Somalili, Taylandlı veya Portekizlilerin göçünü sağlamak için değil!

Yasama erki, ülkenin resmî dilinin İbranice olduğuna karar vermiş. Dahası bu dilin korunması ve geliştirilmesi için çalışılacağını kaydetmiş. Oysa İngiliz mandası döneminde İngilizce ve İbranicenin yanında Arapça da kullanılıyordu.

Yeni yasa sadece İbranice diline resmî dil anayasal konumunu tanımış. 

Bu ayrımcı bir tasarruf değil mi? Evet Öyle! Ya Arapça?

Ülkenin nüfusunun yüzde 20’sinin anadilinin Arapça olduğu göz önüne alınarak bu dile günümüze kadar faydalandığı tüm hakları (Ana dilde eğitim ve devletle olan yazışmalar bağlamındaki bütün haklar) muktesep haklar olarak tanındı. Böylece Arapça dili bu yasayla özel bir anayasal statü kazanmış oldu.

Dahası, bu (Anayasa hükmündeki) Temel Kanun çıkarılana kadar İbranice dilinin de anayasal bir statüsü yoktu.  

Peki, ülkenin isminin (İsrail), bayrağının (Davut yıldızlı bayrak), milli marşının (Hatikva), sembollerinin (Yedi kollu şamdan/Menora) seçimini Yahudilerin yapmış olması ‘ayırımcı’ ve ‘kayırıcı’ bir husus değil mi? Evet öyle! 

Kurucu unsur ‘kırk ambar’ bir topluluk olsaydı o zaman Yahudi halkına değil topluluğun başka özgün özelliklerine atıfta bulunulurdu.

İsrail, bir ‘Yahudi Devleti’ ise bu devletin bir dini (Musevi dini) olduğu anlamına gelmez mi? Hayır gelmez! Mevcut yasa İsrail’in Yahudilerin dininin değil, Yahudi halkının ulus devleti olduğu hususunu ihsas ediyor.

Başka uluslar

Başka ulusların kendilerini nasıl tarif ettiğiyle dünya kamuoyunun herhangi bir sorunu var mı? Yok! Örneğin Suriye devletinin ismi Suriye Arap Cumhuriyeti / Syrian Arab Republic. Ürdün’ünki daha egzotik zira aşiret ismine atıfta bulunuyor: Ürdün Haşimî Krallığı / The Hashemite Kingdom of Jordan! Dine atıfta bulunan İran’ın ismi: İran İslam Cumhuriyeti / The Islamic Republic of Iran.

İngiltere’nin (Anglikan Hıristiyan) ve Yunanistan’ın (Ortodoks Hıristiyan) resmi dinleri var ama İsrail’in yok! Bununla beraber, İsrail, Ortadoğu’da ibadet, inanç, inançsızlık ve kanaat hürriyetlerinin tam olarak yaşandığı yegâne devlettir.

Bu hususlar göz önüne alındığında İsrail’i başka ülkelerin tutulduğu standartlardan daha yükseğine tutmak acaba ne anlama geliyor?

Devlet Başkanı Rivlin ne dedi?

Peki sağcı İsrail Devlet Başkanı Rivlin ve sol entelektüeller bu yasaya niye karşı çıkıyor? Yukarıda sıralanan kayırmalara karşı olduklarından mı? Hayır!

Sol entelektüellerin küçük bir yüzdesi hariç, yasanın mevcut lafzı yüzünden Arap kökenli vatandaşlar tarafından “yanlış anlaşılması” veya “Yanlış takdim edilerek lüzumsuz İsrail aleyhtarlığı yaratması” endişesi yüzünden karşı çıkıyorlar.

Rivlin bu durumun farkında olduğu için “İsrail’de ikinci sınıf vatandaş yoktur” deme ihtiyacını hissetmiş.

Yahudi halkının ‘ulus devleti’ ta 15 Eylül 2010 tarihinde yayınlanan yazımın başlığıydı. Bu ‘raf ömrü uzun’ yazı güncelliğini hâlâ koruyor. Konuya ilgi duyanlar yazıya aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilir:

https://www.salom.com.tr/arsiv/haber-74961-yahudi_halkinin_ulus_devleti.html

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR