Okullar açılıyor: Sağlıklı bir kış için hazır mıyız?

Okulların açılmasına az kaldı. Çantalar hazırlanıyor, okul alışverişleri tamamlanıyor… Peki çocuklar ve aileler, yeni döneme hazır mı? Sağlıklı bir okul dönemi için birkaç temel alışkanlığı şimdiden yeniden kazanmak mümkün.

Dr. Endi ROMANO Sağlık
9 Eylül 2026 Çarşamba

Yaz tatilinin son günleri… Çocuklar için uzun ve keyifli tatilin sonuna yaklaşırken, evlerde okul hazırlıkları için yavaş yavaş harekete geçilmeye başlandı. Kıyafetler, çantalar, kırtasiye alışverişleri derken yeni eğitim yılının heyecanı da kendini hissettirmeye başladı.

Aslında sağlıklı bir okul dönemi için hazırlık yalnızca okul alışverişinden ibaret değil. Yaz boyunca değişen uyku, beslenme ve günlük yaşam düzenini yeniden yapılandırmak; çocukların hem fiziksel hem de ruhsal olarak okula hazırlanmasına yardımcı olmak önemli. Üstelik bunun için mucizevi ürünlere ihtiyacımız yok. Birkaç temel alışkanlığı yeniden hayatımıza sokmak çoğu zaman yeterli.

Önce uyku düzenini toparlayalım

Tatilde geç yatıp geç kalkmaya alışan çocukların okulun ilk günü birdenbire erken yatmasını ve erken kalkmasını beklemek hem çocuk hem de aile için zorlayıcı olabilir. Bu nedenle okul başlamadan yaklaşık bir-iki hafta önce uyku ve uyanma saatlerini kademeli olarak erkene çekmek iyi bir başlangıçtır.

Okul çağındaki çocukların yaşlarına uygun, düzenli ve yeterli süre uyuması; dikkat, öğrenme, hafıza ve genel iyilik hali açısından önemlidir. Düzenli ve yeterli uykunun çocuklarda dikkat, öğrenme, duygu düzenleme ve bağışıklık sistemi üzerinde önemli etkileri olduğu artık iyi biliniyor. Bu nedenle okul döneminde uyku, akademik başarı kadar önemsenmesi gereken temel sağlık alışkanlıklarından biridir.

Yatmadan önce ekran kullanımının sınırlandırılması ve mümkün olduğunca her gün benzer saatlerde uyuyup uyanmak, okul rutinine geçişi kolaylaştırır.

Beslenmede ‘bağışıklık güçlendiren’ mucizeler aramayalım

Yaz döneminde beslenme düzeninin değişmesi, çocukların daha sık paketli atıştırmalıklara yönelmesi, dondurma ve şekerli içecek tüketiminin artması ya da dışarıda daha fazla yemek yenmesi sıkça karşılaştığımız bir durum ancak okulun başlamasıyla birlikte bu alışkanlıkların yeniden daha dengeli bir düzene oturtulması önem taşıyor. Çocukların enfeksiyonlardan tamamen korunmasını sağlayacak tek bir besin veya vitamin yoktur. Bağışıklık sistemi için asıl önemli olan uzun vadede yeterli ve dengeli beslenmedir. Okul döneminde sebze ve meyvelerin, yumurta, et, balık, süt ve süt ürünleri gibi protein kaynaklarının, tam tahılların ve sağlıklı yağların dengeli biçimde tüketilmesi önemlidir. Evde hazırlanan öğünlerin ve ara öğünlerin yeniden rutine girmesi, paketli gıdaların ise günlük beslenmenin temelini oluşturmayacak şekilde sınırlandırılması iyi bir başlangıç olabilir.

Özellikle okul döneminde çocuğun ne yiyeceğinin mümkün olduğunca önceden planlanması, hem gereksiz atıştırmayı hem de sürekli dışarıdan yemek yeme alışkanlığını azaltabilir. Sabah erken saatlerde iştahı olmayan yemeğe direnen çocukları zorlamak yerine güne uygun küçük ve dengeli bir öğünle başlamak; gün içinde ihtiyaçlarını karşılayacak bir beslenme düzeni oluşturmak da önemlidir. Beslenmesi çeşitli ve dengeli olan her çocuğun okullar açılıyor diye vitamin veya bağışıklık destek ürünlerine ihtiyacı yoktur. Eksiklik şüphesi varsa çocuk hekimi tarafından değerlendirilmesi daha doğru bir yaklaşımdır.

Hareket ve açık hava hâlâ en iyi desteklerden

Çocukların her gün fiziksel olarak aktif olması yalnızca fiziksel sağlık için değil, ruhsal iyilik hali ve uyku kalitesi için de değerlidir. Yürüyüş, bisiklet, yüzme, takım sporları ya da çocuğun keyif aldığı herhangi bir aktivite günlük rutinin parçası olabilir. Okul döneminde ders ve ekran karşısında geçirilen uzun saatlerin arasında hareket için mutlaka zaman yaratılmalı. Hava koşulları uygun olduğu sürece açık havada oyun oynamak da günlük yaşamın doğal bir parçası olmalı.

Aşı kartını kontrol etmenin tam zamanı

Okulların açılması, çocukların çok daha kalabalık ve yakın temasın yoğun olduğu ortamlara girmesi anlamına gelir. Bu nedenle okul başlamadan önce rutin aşıların yaşına uygun olarak tamamlanıp tamamlanmadığının kontrol edilmesi önemlidir. Sonbahar yaklaşırken influenza aşısı da gündeme alınmalıdır. Özellikle kronik hastalığı bulunan veya grip açısından riskli çocuklarda aşılama konusunda çocuk hekimiyle görüşülmesi önem taşır.

Okulun ilk haftalarında hastalıklar artabilir

Okulların açılmasıyla birlikte burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı ve ateş gibi solunum yolu enfeksiyonlarının daha sık görülmesi şaşırtıcı değildir. Çocukların uzun bir tatilden sonra yeniden kalabalık ortamlarda bir araya gelmesi farklı virüslerle karşılaşma olasılığını artırır.

Okul veya kreşe yeni başlayan çocuklarda ilk dönemde sık enfeksiyon geçirmek ebeveynleri endişelendirebilir. Ancak çocukların okul döneminde sık viral enfeksiyon geçirmesi tek başına bağışıklık sisteminin zayıf olduğunu göstermez. Özellikle küçük yaşlarda tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları çocukluk döneminin doğal bir parçası olabilir. Burada önemli olan enfeksiyonların yalnızca sayısından çok çocuğun büyüme ve gelişmesinin yanı sıra hastalıklar arasındaki genel sağlık durumudur.

El hijyeni ve havalandırma; basit ama etkili

Çocuklara ellerini özellikle yemeklerden önce, tuvalet sonrası ve dışarıdan geldiklerinde uygun şekilde yıkanasılması gerektiğini öğretmek önemlidir. Öksürürken ve hapşırırken dirsek içini kullanmak, kişisel eşyaları paylaşmamak ve hasta olduğunda mümkün olduğunca diğer çocuklarla yakın teması azaltmak da enfeksiyonların yayılmasını önlemeye yardımcı olur.

Sınıfların ve evlerin düzenli havalandırılması da özellikle sonbahar ve kış aylarında unutulmaması gereken basit önlemlerden biridir.

Ve belki de en önemlisi: Çocuğu psikolojik olarak hazırlamak

Okula dönüş yalnızca fiziksel bir hazırlık değildir. Özellikle yeni bir okula başlayacak, sınıf veya öğretmen değiştirecek çocuklarda kaygı ve heyecan görülebilir. ‘Okul başlayınca artık…’ şeklinde tehdit veya baskı içeren cümleler yerine çocuğun endişelerini dinlemek, sorularını cevaplamak ve okul rutinini birlikte konuşmak çok daha faydalıdır. Çocuğun duygusunu küçümsemeden, ‘Bunu merak etmen çok normal’ diyebilmek bile önemli bir destek sağlar.

Sağlıklı bir kış için mucize değil, düzen

Sonuçta sağlıklı bir kış geçirmek, çocuğun hiç hastalanmaması anlamına gelmez. Çocukluk döneminde enfeksiyonlarla karşılaşmak yaşamın doğal bir parçasıdır. Buradaki hedefimiz hastalıkları tamamen ortadan kaldırmak değil; çocuğun sağlıklı büyümesini destekleyen koşulları oluşturmak ve gerektiğinde hastalıkları doğru yönetmektir. Yeterli uyku, dengeli beslenme, düzenli hareket, yeterli su tüketimi, güncel aşılar, iyi el hijyeni, uygun ekran kullanımı ve çocuğun kendisini güvende hissettiği bir aile ortamı…

Aslında çocuklarımızın sağlıklı bir kış geçirmesi için ihtiyacımız olan temel taşlar bunlar. Okul çantasını hazırlarken onlara verebileceğimiz en değerli şeylerden biri de bu sağlıklı günlük rutini yeniden kazandırmak. Yeni eğitim yılının tüm çocuklarımız için sağlıklı, keyifli ve güzel bir başlangıç olması dileğiyle…

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün