Dört yılda bir, ekim ayında Fransa´nın Saint-Malo liman kenti, dünya yelken sporunun kalbine dönüşür. Bröton (Bretagne/Birttany) bölgesinin bu kendine özgü şehri yıl boyunca canlıdır; ancak Route du Rhum geldiğinde şehir bambaşka bir enerjiye bürünür. Route du Rhum, Rom´un rotası diye Türkçeye çevirebileceğimiz bu yelken yarışı, ticaret rüzgarlarını kullanarak Fransa´dan Karayipler´e giden eski denizcilerin rotasıdır.
Les Voiles du Prinkipo
1978'de ilk kez düzenlenen Route du Rhum, yıllar içinde uluslararası ölçekte büyük bir spor etkinliğine dönüştü. Bu yıl 11 ülkeden 115 yelkenci yarışa katılacak. Yarışmacıların yaklaşık 100'ü Fransız. Solo açık deniz yelken yarışları içinde Route du Rhum büyüklüğü, prestiji ve rekabet seviyesiyle her yarışı ayrı bir hikayedir.
Fransa'nın kuzeyindeki Saint-Malo'dan başlayıp Guadeloupe'daki Pointe a Pitre'de bitecek olan yarış bu yıl 1,5 ila 2 milyon rekor ziyaretçiyi Saint-Malo'da ağırladı. Bu yarışa olan ilginin büyüklüğünü şöyle anlatabilirim. Fransa'daki spor etkinlikleri arasında seyirci katılımı bakımından Tour de France'ın ardından ikinci sırada yer alır. French Open ve Le Mans 24 Saat Yarışı bile bu rakamlara yaklaşamaz. Route du Rhum, bir yelken yarışından çok daha fazlasıdır; sevdiğim bir yorumcunun deyimiyle Fransızların yelken sporuna duyduğu tutkuyu kutlayan bir yarıştır.

Atlantik'te 3.500 deniz millik mücadele
Route du Rhum, yaklaşık 3.500 deniz millik, tek kişilik bir transatlantik yarışıdır. Altı farklı sınıftaki (ULTIM, OceanFifty, Imoca, Class40 ve Vintage Multi /Mono) tekneler Saint-Malo start çizgisinden başlayıp ve Karayipler/ Guadeloupe adasındaki bitiş noktasına ulaşmak için mücadele edecekler.
Filonun büyük bölümü Atlantik geçişini iki ila üç hafta arasında tamamlayacak ancak yarışın en hızlı tekneleri için bu süre çok daha kısa. Yarışın rekoru yedi günün biraz altında olup multihull ULTIM teknelerini olağanüstü hızının bir kanıtıdır. Bu rekorun sahibi, Gitana 17 teknesiyle Charles Caudrelier'e aitti. Lakin şimdi yeni rekor peşinde. Altı ay önce suya indirilen yeni Gitana 18 teknesiyle yarışa katılan Charles favorim. Onun grubunda Sodebo, SVR- Lazartique ve Banque Populaire - hepsi çok ciddi rakipler. Kaptanları yelken sporunda rekorlar kırmış, hepsi gıptayla baktığım kaptanlar. Zaten şöyle bir sıralama sunabiliriz, deneyimle Class40'Den, Imoca'ya, Imoca'dan da - MultiHull teknelere doğal bir geçiş oluyor. Charles, multihull’a geçmeden önce Volvo Ocean Race’i iki defa kazanmıştı. 2011-2012 sezonunda Franck Cammas’ın GROUPAMA takımıyla ve 2017-2018 yılında kaptanı olduğu Çinli DongFeng takımıyla (o takımda eski favorim ama yelken sporunu bırakan Kevin Escoffier'de vardı) Charles 2019’dan beri Maxi Edmond de Rothschild’in Gitana trimaran teknesiyle rekorları kırmaya devam ediyor.

Kuzey rotası ve rekor ihtimali
Yarış Direktörü Francis Le Goff son röportajında, hava koşullarının son derece elverişli göründüğünü, Austen fırtınasının da aralarında bulunduğu alçak basınç sistemlerinin etkili olduğu birkaç günün ardından, Manş Denizi üzerinde istikrarlı bir yüksek basınç sisteminin hâkim gözüktüğünü, hazırlıkların sorunsuz ve başlangıç için tahmin edilen koşulların oldukça uygun olduğunu belirtiyor. Yarışın ilk gecesi boyunca rüzgârın 18–20 knot seviyesine çıkması bekleniyor. Bu da teknelerin kıyıya yakın seyretmek veya yoğun deniz trafiği içinde uzun süre manevra yapmak zorunda kalmadan, güneye Biscay Körfezi rotasına girmek yerine daha kuzeye yönelerek Manş Denizi'ni hızlıca geçmelerini sağlayabilir.
Le Goff, start koşullarını şöyle değerlendiriyor: “Yaklaşık 12 knot rüzgâr, nispeten sakin bir deniz ve en önemlisi rüzgârı arkadan alarak seyretmeye uygun koşullar bekliyoruz. Transatlantik yarış başlangıcı için ideal bir ortam.” İlk 48 saat ve hatta ilk 96 saat için de tahminler olumlu. Önemli bir meteorolojik tehdit görünmüyor. Bu durum, yarışmacıların daha ilk günlerden ağır hava koşullarıyla mücadele etmek yerine rotalarına, stratejilerine ve tekne performanslarına odaklanmalarını sağlayacağını söyleyebiliriz.
Hava tahminlerinin en ilgi çekici yönlerinden biri de rotayla ilgili. Mevcut meteorolojik modeller, daha önce de belirttiğim gibi filonun daha kuzeyden ilerlemesini öngörüyor. Bu rota, teknelerin Atlantik'i daha doğrudan geçmesine ve büyük ölçüde Biscay Körfezi'nden uzak durmasına imkân tanıyabilir.
Bu koşullar, mevcut yarış rekorları getirebilir. Tahminler, özellikle pazartesiyi salıya bağlayan gece olmak üzere, olağanüstü günlük mesafelerin kat edilebileceğine işaret ediyor. Le Goff bu konuda temkinli ama iyimser: “Mevcut durum devam ederse, tüm sınıflarda yarış rekorları hedeflenebilir. Rota tahminleri umut verici ve çok yüksek günlük mesafeler kat edilmesi mümkün görünüyor.”
Bununla birlikte, Guadeloupe'ya yaklaşırken önemli bir belirsizlik bulunuyor ve yarışın bu son parkurunda geriden gelen grup için çok önemli bir avantaj olabilir. Şu anda ticaret (Alize) rüzgârları henüz tam olarak oturmuş değil. Yarışmacıların bitişe yaklaşırken yapacakları rota ve strateji tercihleri belirleyici olacak.
Yine de beklentiler oldukça yüksek. Elverişli bir başlangıç, hızlı bir kuzey rotası ve dünyanın en iyi açık deniz yelkencilerinin mücadelesi, bu yılki Route du Rhum'un olağanüstü performanslara sahne olabileceğini gösteriyor. Belki de yarış tarihine yeni rekorlar yazılacak.
Şimdilik Saint-Malo hazır. Tekneler son hazırlıklarını tamamlıyor, kalabalıklar toplanıyor ve Atlantik yelkencileri çağırıyor. Yelken sporunun en büyük maceralarından biri 1 Kasım'da başlıyor. Yarışı canlı olarak https://www.routedurhum.com/en/cartographie linkinden takip edebilirsiniz.
Açık denizlerde görüşmek üzere…