En önemli dualarda sadece dört atamızın isimlerinin geçmesinin sebebi nedir?
Tefilanın temeli olan Amida duasında üç atamız Avraam, Yitshak ve Yaakov’un adlarının yanı sıra, David'in de adı geçer. Hatta Avraam Avinu ve David Ameleh’in adları ikişer kez geçmektedir. Yine Birkat Amazon duasında da üç atamızın isminin yanı sıra David Ameleh’in isminin iki kez geçtiğini görüyoruz.
Peki, bu en önemli dualarda sadece dört atamızın isimlerinin geçmesinin sebebi nedir? Ya da bu kişilerin ortak özelliği veya özgün kimliği nedir? Bu kişilerin ortak özelliği, Kabala ve midraşta geçen Aşem’in tahtı-Merkava’sının dört ayağını oluşturmalarıdır. Kabala’da açıklanan 10 sefirotun ilk en yüksek üç sefirası Keter, Hohma ve Bina’dan sonra, Aşem’in ilahi ışığını bu ilk üç yüksek sefirottan alıp dünyamıza indirilmesini sağlayan ve Zeir Ampin denen yedi sefirotluk bir grup mevcuttur. Zeir Ampin’in ilk üç sefirotu Hesed, Gevura ve Tiferet’in temsilcileri Avraam, Yitshak ve Yaakov’dur. Bu üç yüksek seviyedeki sefirotun temsilcileri olan üç atamız, aynı zamanda Aşem’in tahtı-Merkava’sının ilk üç ayağının da yüksek manevi seviyedeki temsilcileridir. Ancak bu tahtı fiziksel dünyamıza bağlayacak bir ayak daha lazımdır ki, bu da en alt sefira olan Malhut-krallıktır. Bunun da temsilcisi David Ameleh’tir. Malhut, Aşem’in ilahi ışığının indirgenmiş uygun formunu dünyaya iletir. Dolayısıyla David, Aşem’in göksel tahtını dünyamıza bağlayan dördüncü ayaktır. Aşem’in tahtına ayak olabilmek için Tanrı’ya mutlak teslimiyet lazımdır. Mutlak teslimiyet baştaki üç atamızın ortak özelliğiydi. David Ameleh de acı içinde oğlu Avşalom’un isyanı sırasında kaçmak zorunda kalırken, Kral Şaul’un akrabası Şimi Ben Gera’nın ağır hakaretlerine maruz kalmıştı. David Ameleh’in komutanı ve askerleri krala hakaret ettiği için onu hemen öldürecekken, David onları durdurmuş ve bunları söyleyebiliyorsa Aşem’in ona söylettiğini belirtmişti, yani her şeyin Tanrı’dan geldiği inancıyla, bu mutlak teslimiyet ve tevazuuyla tahtın dördüncü ayağı olmaya hak kazanmıştır. Aynı zamanda David, Maşiah soyunun temelini oluşturan kişidir. Maşiah gelince Aşem’in krallığı tüm dünyada kabul edilecek ve Aşem’in ismi bir, tahtı tam olacaktır. Aşem’e güven ve teslimiyetin en zor olduğu an, acı çekerken veya hakaretle karşılaştığımız zamandır. Bu anlarda bile her şeyin Aşem’den ve iyiliğimiz için olduğunu kabul edersek, David Ameleh’i Aşem’in tahtının bir ayağı olma durumuna ulaştıran bu yüksek bir iman seviyesine varabiliriz.

Yaşam Ağacı
Yedi sayısının Şabat’la bağlantısı
Yedi sayısının Şabat’la yakın bağlantısı vardır. Öncelikle yaratılışta Tanrı’nın, yedinci günde yapmış olduğu işi tamamladığı, tüm işini bıraktığı ve yedinci günü mübarek kıldığı belirtilmiştir. On Emir’in içinde Tanrı’nın kendisiyle alakalı emirlerinin hemen ardından gelen Şabat’la ilgili emir On Emir’in yedinci cümlesiyle başlar. Yedi sayısının İbranice karşılığı ‘zayin’ harfidir. Nitekim Şabat’la ilgili bu emir ‘zahor/hatırla’ zayin harfiyle başlamaktadır ve On Emir’in içindeki tek zayin ile başlayan kelime de budur. Söz konusu Şabat emrinde iş yapmaması emredilen kişiler ‘sen, oğlun, kızın, kölen, cariyen, hayvanların ve ger’ toplam yedi kişidir. Tora’nın başka bölümlerinde de Şabat’tan bahsedildiğinde yedinci günün Şabat olduğu ve hiçbir meleha yapılamayacağı vurgulanmaktadır. Şabat günü okunan amidalarda diğer günlerden farklı olarak yedi beraha vardır. Şabat minha duasında ‘ata ehad’ bölümünde yedi kez ‘menuha/dinlenme’ kelimesi geçmektedir. Şabat günü Sefer Tora’ya yedi kişi çağrılır. Şabat günü içinde ‘Mekadeş Aşabat/Şabat’ı kutsayan’ berahası toplam yedi kez söylenir. Şabat kiduşunda da okuduğumuz, yaratılışta yedinci günden bahsedilen üç cümlenin içinde de yedişer kelime vardır. Tora’da şemita yılından bahsederken ‘Tanrı için Şabat’ terimi kullanılmaktadır. Nitekim tarımla ilgili tüm işlerin bırakıldığı Şemita yılı da yedinci yıldır.

Bunları biliyor musunuz?
*Tüm yaratılışın Tanrı’nın 10 sözüyle gerçekleştiğini. Normalde Tora’nın yaratılış bölümünde bu sözlere karşılık gelecek şekilde dokuz kez ‘vayomer Elokim/ Tanrı söyledi’ vurgusu olduğunu. 10. sözün ise, aslında Tora’nın ilk cümlesi olan ‘Bereşit bara Elokim’de Tanrı’nın yeryüzü ve gökleri yaratma anlatımında gizli olduğunu. Talmud’da Bereşit’in, Tanrı’nın göklerin yaratılması hakkındaki direktifi olduğunun belirtildiğini. Nitekim Teilim 33:6 da ‘Gökler Tanrı’nın sözü ile oldu’ diyerek buna vurgu yapıldığını.
*Tora’nın ‘yap’ şeklindeki emirlerinden birinin, ‘Tora’yı çocuklarına öğretme’ mitsvası olduğunu. Bu ifadenin Şema’nın içinde yer aldığını ve burada kullanılan kelimenin ‘velimadtem’ olduğunu. Bu kelimenin ‘lomed/öğrenme’ kökünden geldiğini. Aslında öğrenmeden öğretmek de olamayacağı için, öğrenme ve öğretme kavramlarının aynı kelime içinde mevcut olduğunu. Nitekim burada geçen öğretme manasındaki versiyonunda ‘velimadtem’ kelimesinin ortasındaki mem harfinin içinde nokta mevcutken, Tora’nın bir başka bölümünde ‘onları öğrenin’ derken kullandığı ‘Ulemadtem’ kelimesindeki mem harfinin içinde nokta olmadığını. Yine Tora’nın başka bir bölümünde ise ‘Ben’den çekinmeyi öğrensinler ve öğretsinler’ derken, ‘yelemedun’ kelimesinde memin noktasız. ‘Yelamedun’da ise memin noktalı olduğunu.
*Pesah’la Şavuot arasındaki 49 günlük Omer sürecinin manevi yükseliş için en elverişli dönem olduğunu. Nitekim Mısır çıkışı, Mısır’da tumanın 49. seviyesine düşmüş olan Bene Yisrael’in, bu 49 gün boyunca günden güne yükselerek, 50. gün olan Şavuot’ta ‘anlayışın 50. kapısına’ ulaşarak Tora’yı almayı hak ettiklerini. Normalde yedi rakamının doğallığın üst sınırını simgeleyen bir sayı olduğunu, ancak ondan sonra gelen sekiz rakamının doğaüstünü simgelediğini. Benzer şekilde yedi haftadan (7x7=49gün) sonra gelen 50. günün de Tora’nın verildiği doğaüstü seviyeyi ifade ettiğini.
*Tora’da adı geçen altı kişinin ‘Baruh Aşem’ ifadesini kullandığını. Bunların üçü, Noah, Eliezer ve Yitro’nun bu ifadeyi doğrudan ‘Tanrı mübarektir’ anlamında söylediklerini. Diğer üçü, Avimeleh, Lavan ve Fikol’un ise ‘Tanrı’nın mübarek kıldığı’ anlamında bu ifadeyi kullandıklarını.
*Yahudi takviminde Tişri, Şevat, Nisan, Sivan ve Av aylarının 30 gün çektiğini. Tevet, İyar, Temmuz ve Elul aylarının ise 29 çektiğini. Heşvan ve Kislev aylarının bazen 29 bazen 30 çektiğini. Adar ayının ise, eğer o yıl VeAdar ayı yoksa 29, varsa 30 gün çektiğini. VeAdar ayının da 30 gün çektiğini.
*Şelomo Ameleh’in Bet Amikdaş’a 10 fazladan menora koydurduğunu. Bu şekilde 10 menoradaki yedişer kolun toplamının 70 etmesiyle, 70 millet için ışık olmasını sağlamak istediğini. Aynı zamanda o dönem 70 millet için dua da edildiğini. Bu sayede İsrael’de barış ve bolluk olduğu gibi, tüm dünyada da Şelomo Ameleh dönemi kaydedilmiş herhangi bir savaş olmadığını.
*Bütün varlığımızın ve servetimizin aslında Tanrı’ya ait olduğunu. Bize sadece emaneten verildiğini. Yine de Tanrı’nın, sadece maaser ayırmamız gereken kısmı kendi payı olarak gördüğünü ve bu emanet payı vakti gelince O’nun istediği yollarda kullanmamızı istediğini. Tsedakalarımızı gerektiği şekilde verirsek Mişna’nın dediği gibi, paramızın azalmayıp aksine artacağını.
*Roş Aşana’nın iki esas motifinin; Tanrı’nın kulları tarafından taçlandırılması ve duanın Tanrıyla diyalogdaki yeri olduğunu. Bu motiflerin simgesinin ise, kadın peygamber Hana olduğunu. Hana’nın ilk kez Tanrı’ya ‘Orduların Efendisi’ diye hitap ederek taçlandırdığını. Ayrıca, hem kısır olmasına rağmen Tanrıya özel duası sayesinde oğlu Peygamber Şemuel’i elde ettiğini, hem de bu konuda şükranlarını sunduğunu. Nitekim Roş Aşana’da Hana’nın duasının okunduğunu.
*Bikurim mitsvasının, insana kendine hâkim olmasını öğreten bir faydası da olduğunu. Nitekim, tarlasında ürünün olgunlaştığını ve artık yenilebilir hale geldiğini fark eden kişinin, o ilk ürünü koparıp yemek yerine, etrafına ip bağlayıp işaretleyerek, ileride bikurim mitsvası için Bet Amikdaş’a götürmek üzere ayırdığını. Bu suretle, uzun süredir yemediği o güzel meyveyi Tanrı adına ayırarak, kendine hâkim olmayı da başardığını.
*Krallık soyu Yehuda’ya verilmesine rağmen, Tanrı Lea’nın oğlu Yehuda’nın soyundan önce, Rahel’in oğlu Binyamin soyunu onurlandırıp Şaul’u nasıl kral yaptıysa, Maşiah zamanı geldiğinde yine Lea oğlu Yehuda soyundan gelecek David’den önce, bu kez Rahel’in oğlu Yosef’i onurlandırarak ‘Maşiah ben David’den önce ‘Maşiah ben Yosef’in geleceğini… Yosef ve David’in, krallığı simgeleyen iki atamız olduğunu ve on sefirottan, sırasıyla son ikisi olan Yesod ve Malhut’u simgelediklerini.
Gematriya köşesi
Yaakov’un, neden babası Yitshak gibi 180 yıl değil de 147 yıl yani 33 yıl eksik yaşadığıyla ilgili çeşitli açıklamalar vardır. Bunlardan biri, ‘yetser ara’nın fiziksel dünyadaki sembollerinden Lavan’ın, Yaakov ve ailesini kovalayıp yakaladığında ve terafimi (tılsımları) kimin çaldığını sorduğunda, Yaakov’un cevabındaki “onu kim aldıysa yaşamasın: lo yihye” tabirindeki Yihye’nin gematriyasının 33 olması ve bu yüzden de babasının öldüğü yaştan 33 yıl önce ölmesidir.
Kendisine Tanah’ta bir kitabın da ayrıldığı, David’in büyükannesi Rut, 613 mitsvayı uygulamanın sembollerindendir. Rut bir Moavlı olarak sadece Noah soyuna verilen yedi mitsvadan sorumluyken, kendi isminin gematriyası olan 606 mitsvayı daha kendi isteğiyle kabul ederek, toplam 613 mitsvayı da uygulamaya çalışmış ve bu sayede David’in soyuna anne olmaya hak kazanmıştır.
Tanrı’nın Sina Dağında BeneYisrael’e Tora’yı vermesi, On Emir tabletleriyle simgelenir. On Emir’in Tora’nın tüm emirlerini simgelemesinin bir yönü Tora’da 10 Emir’i içeren pasukların toplam harf sayısının 620 olmasıdır. Bu da 613 Tora’dan kaynaklanan ve yedi ana Rabinik emrin toplamına karşılık gelir. Bu nedenle On Emir için ‘keter Tora / Tora Tacı’ tabiri kullanılır. Buradaki ‘keter/taç’ sözcüğünün de gematriyası 620’dir.
Soru ve görüşleriniz için [email protected]