Ketuba (İbranice kelime anlamıyla ‘yazılı belge’), Yahudi evlilik geleneğinde özel bir evlilik sözleşmesidir. Geleneksel Yahudi evliliğinin ayrılmaz bir parçası kabul edilen bu belge, damadın geline karşı üstlendiği hak ve sorumlulukları belirler.
Ketuba, özünde Yahudi din hukukunun (Halaha) evli erkeğe yüklediği sorumlulukları resmîleştiren tek taraflı bir sözleşmedir. Bu belgeyle damat; eşinin giyim, yiyecek ve evlilik birliğinden doğan haklarını karşılamayı, ayrıca boşanma durumunda önceden belirlenmiş bir miktar parayı kendisine ödemeyi taahhüt eder. Dolayısıyla ketuba, evlilik süresince kadının haklarını, güvenliğini ve güvencesini korumayı amaçlayan bir belgedir.
Belge imzalandıktan sonra gelinin mülkiyetine verilir. İtalya'da ve Yahudilerin yaşadığı İslam ülkelerinin çoğunda ketubaların süslenmesi yaygın bir gelenekti. İspanya Yahudilerinden doğan bu gelenek, zamanla farklı coğrafyalara yayılmıştır. Günümüzde ise genellikle basılı ketubalar kullanılmaktadır.
Osmanlı ketubalarının büyük boyutlarda hazırlanması geleneğine uygun olarak, bu basılı örnek de etkileyici ölçülere sahiptir. Aynı tasarımın dört farklı baskısı bulunmaktadır ve her biri çarpıcı renklerle basılmıştır. Bu örnek mor mürekkeple basılmıştır. Tasarımın ayrıntılı süslemeleri litografi (taş baskı) tekniği sayesinde mümkün olmuştur.
19. yüzyılın sonlarından itibaren elle süslenen ketuba geleneği giderek kaybolmaya başlamış; yerini daha ekonomik ve kolay ulaşılabilir basılı belgelere bırakmıştır.
Bu eser, Gross Ailesi Koleksiyonu'nda bulunan ve aynı tasarımla İzmir'de basılmış üç ketubadan biridir.
1946 yılına ait İzmir'de basılmış Ketuba Le-Simchat Chatni Tzaruf Ahavah (Gelin ve Damadın Mutluluğuna, Sevgiyle...) yazmaktadır. Malzeme kâğıt, mürekkep, renkli mürekkep, yazı ve litografi (taş baskı)dan oluşmaktadır. Üzerinde İzmir Hahambaşılığına ait mühür görülebilir.
Aynı tasarımın farklı renkteki bir örneği İstanbul'da da basılmıştır. İzmir'de basılan üç örnekten en eskisi 1921 tarihlidir. Başka basılı ketuba örnekleri bulunmasına rağmen bu tasarımın kullanılmaya devam ettiği, 1946 tarihli bu evlilik belgesiyle de anlaşılmaktadır.