Yazımı kaleme almadan önce hepinizin Roş Aşana ve Kipur dönemini tatlı, huzurlu ve sağlıkla geçirmiş olmasını diliyorum. Yaz boyunca yeni projeler üzerinde çalıştım. Bu sezon, ´Steam Nedir?´ kitabımdan yararlı bilgiler paylaşırken İbranice kelime çalışmalarımıza da kaldığımız yerden devam etmeyi seçtim. Amacım, çocuklarımızın hem öğrenirken eğlenmelerini hem de öğrendiklerini günlük yaşamlarında anlamlı deneyimlere dönüştürmelerini sağlamak.
Yom Kipur denildiğinde aklıma gelen ve güçlü mesajıyla beni her zaman etkileyen hikâyelerden biri Yona'nın hikâyesidir.
Yona'nın hikâyesi
Tanrı, Yona'dan Nineve'de yaşayan halkı uyarmasını ister ancak Yona, kendisine verilen bu görevden kaçmaya karar verir ve bir gemiye biner. Denizde şiddetli bir fırtına çıkar. Gemidekiler, fırtınanın dinmesi için Yona'yı denize atmak zorunda kalır. Dalgalar durur ve Yona'yı büyük bir balık yutar. Yona, balığın karnında geçirdiği süre boyunca Tanrı'ya dua eder, pişmanlığını dile getirir ve bağışlanmayı diler. Duasının ardından Tanrı ona bir fırsat daha verir. Büyük balık Yona'yı karaya çıkarır ve Yona, kendisine verilen görevi yerine getirmek üzere yoluna devam eder. Bu hikâye bize önemli değerleri hatırlatır: Umut etmek, emuna (אמונה), yani Tanrı’ya inanmak ve güvenmek, hatalarımızdan ders çıkarmak ve her zaman doğru yolda ilerlemek için çaba göstermek.
Peki, bu anlamlı hikâyeyi çocuklarımızın zihninde ve kalbinde nasıl kalıcı hale getirebiliriz?
Büyük balık, baloncuk ve bilim:
Gerekli malzemeler: 1 adet şönil, tel zımba veya yapıştırıcı, kâğıt, renkli kalemler, makas, su, deterjan, şeker, kâse.
Yapılışı
Kâğıdımıza büyük bir balığın kafasını ve kuyruğunu çizelim.
Yona'yı çizelim ve tüm çizimlerimizi dilediğimiz renklerle boyayalım ve keselim.
Şönili daire şekline getirerek balığımızın karnını oluşturalım.
Hazırladığımız balığı şönilin etrafına yapıştıralım.
Büyük bir kâseyi su ile dolduralım, içine bir kaşık deterjan, yarım kaşık şeker ilave edelim ve baloncuk suyumuzu hazırlayalım. İçine Yona’yı atalım.
Balığı yavaşça Yona’nın olduğu yere batırıp çıkaralım. İşte Yona balığın karnında.
Küçük bir steam dokunuşu: Etkinliğin sonunda çocuklarımıza şu soruları sorabiliriz: Baloncuk nasıl oluştu? Suda deterjan olmasaydı ne olurdu? Yona yine de balığın karnında olur muydu? Böylece çocuklarımız hikâyeyi öğrenmenin yanı sıra hareket, su ve yüzeyi arasındaki ilişkiyi de keşfederler.
Şimdi İbranice alef-bet alfabesinin üçüncü harfi olan Gimel (ג) harfinden bahsedelim. İbranice גדול (gadol) kelimesi ‘büyük’ anlamına gelir. Bu kelimeyi Yona'nın hikâyesindeki büyük balıkla ilişkilendirerek çocuklarımızın öğrendiklerini daha kolay hatırlamalarını sağlayabiliriz.

Gimel harfini akıllarında tutabilmeleri için öğrencilerime bu harfin topuklu bir ayakkabıya benzediğini söylerim. Böylece harfi tanımak onlar için daha eğlenceli ve akılda kalıcı hale gelir. Şimdi sıra çocuklarımızda! Gimel harfini birlikte çizelim, boyayalım ve yaratıcılığımızı kullanarak kendi harfimizi tasarlayalım.
Dilerim bu yeni sezonda çocuklarımızın merakını, yaratıcılığını ve öğrenme sevgisini birlikte büyütür, onlara umutla ilerlemeyi, inançla güçlenmeyi ve her zaman doğru olanı yapmaya çalışmayı öğretiriz.