Tarihi, mitolojik geçmişi, kaybolan ve yaşayan çeşitli kültürlerin izleri, arkeolojik ve mimari zenginliği ile Türkiye´nin önemli şehirlerinden İstanbul´un bir zamanlar sanat merkezi Cadde-i Kebir / İstiklal Caddesi bir süredir sanattan arındırılarak bir açıkhava AVM´sine dönüştürülmeye çalışılmakta. Öyle ki, tarihi binaların cepheleri kanunen korunsa da, kısmen kültür sanat hizmeti verebilecek ancak dört bina kalmıştı.
1923’ten beri hizmet veren Tarihi Alkazar Sineması, bina sahibi Hışım Grup ve Nike Türkiye iş birliğiyle gerçekleştirilen son restorasyonunun ardından HOPE Alkazar adıyla sporu, dijital sanatı, sürdürülebilirliği ve yaratıcılığı bir araya getiren çok amaçlı bir deneyim alanına dönüştürülmüştü.
İstiklal Caddesi’nin en geniş cepheli binası, 1883’te açılan Cercle d’Orient, cephesi korunarak yeniden Grand Pera adıyla çok katlı bir alışveriş merkezi olarak düzenlenmişti. AVM’nin son katlarında sekiz salonluk bir sinema kompleksi ve restitüsyonu yapılarak galalar, konserler ile özel gösterimler için kullanılan eski Emek Sineması yer almakta.
Mülk sahibi İtalyan Vakfı ile TÜRSAB arasındaki protokol uyarınca 1884-85 yıllarında yapılmış Casa Garibaldi’nin aslına uygun restorasyonu TÜRSAB tarafından yapılmış, 2017’de kültürel ve sanatsal etkinliklere açılan tarihi mekân 2019-2020 tiyatro sezonunda Garibaldi Sahnesi adıyla Devlet Tiyatroları bünyesine dâhil edilmişti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kapsamlı restorasyonuyla özgün neoklasik mimari özelliklerine kavuşturulan, 19. yüzyıl sonu yapımı Agop Köçeyan Binası, İstanbul Sinema Müzesi olarak hizmet vermekte. Binadaki Tarihi Atlas Sineması’nda film ve tiyatro gösterimleri yapılıyor.
İlgisizliğe, unutulmaya, bakımsızlıktan yıkıma terk edilmiş nice değeri yeniden ayağa kaldıran, 2019’dan günümüze sayıları 1000’e yakın miras alanını koruma altına alıp hak ettikleri değere kavuşturan İBB Miras, İstiklal’deki kurtarma çalışmalarıyla sanata çok önemli bir katkı getiriyor…
Yeni mekanlar
Tünel Meydanı’nda, zemin katında Karaköy-Beyoğlu Tarihi Tünel Füniküler Hattı'nın istasyonu bulunan 148 yıllık tarihi Metrohan, İBB Miras tarafından kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçirilerek 2023-2024 yıllarında Tarihi Metrohan Hafıza Müzesi ve Kültür Kompleksi adıyla yeniden kent yaşamına kazandırıldı. Sergi salonları, kütüphane ve kültürel etkinlik alanlarıyla hizmet veren mekânın çok amaçlı salonunda tiyatro oyunları da sahneleniyor.
Art Nouveau akımının özgün detaylarıyla bezeli cephesinden göz alan renkli vitraylarına, şehrin ilkleri arasında anılan asansöründen korkuluklarına Casa Botter zamana ve olası İstanbul depremine karşı güçlendirilerek restore edildi. Apartmanının zemin katı sergi salonu olarak hizmete girdi. Diğer katlarda devam eden restorasyon tamamlandıktan sonra Casa Botter çatısı altında gösterim merkezi, İBB Belgesel Film Arşiv Merkezi konferans salonu, tasarım atölyeleri ve sanatçı ofisleri gibi farklı alanlar yer alacak. Bahçedeki ek yapı kafe, müştemilat ise tasarım evi olarak kent sakinlerini ağırlayacak.
İstiklal üzerinde tiyatro sanatına katkıda bulunacak yeni mekânlar da açılmaya başladı:
1890’larda açılan, Osmanlı Ermenisi mimar Hovsep Aznavur’un tasarımı, Tarihi Avnavur Han’ın sekizinci katında yeni açılan 100 seyirci kapasiteli İstos Sahne, başta tiyatro olmak üzere disiplinlerarası bir sanat/performans mekânı olarak hizmet verecek. Yıllar önce pasaj ve alışveriş merkezine indirgenmiş Fitaş Sinemaları binasında bu yıl bitmeden iki tiyatro mekânı açılacak.
Bu sanatsal rönesansın en değerli mücevheri ise İBB Miras’ın 14 yıl sonra Beyoğlu’na yeniden kazandırdığı Muammer Karaca Tiyatrosu. Geçen hafta açılışı yapılan mekânla ilgili daha kapsamlı bir yazı gerekiyor.
14 yıl sonra yeniden Muammer Karaca Tiyatrosu
Beyoğlu’nun katmanlı kültür geçmişinde, 1955’ten bu yana nice efsanevi tiyatrocuya ev sahipliği yapmış, tiyatro tarihimizle kentimizin müşterek hafızasının en değerli mekânlarından Muammer Karaca Tiyatrosu, İBB Miras ve İBB Kültür’ün 2019’dan bu yana titizlikle yürüttüğü kapsamlı restorasyon ve güçlendirme sürecinin ardından 25 Eylül’de düzenlenen bir törenle 14 yıl sonra yeniden sanatseverlerle buluştu.
1954-55’te Muammer Karaca’nın kendi imkânlarıyla yaptırdığı Karaca Tiyatro ‘Etnan Bey Duymasın’ ile açılmış, başta ‘Lüküs Hayat’ olmak üzere bu önemli hiciv ustasının pek çok oyunu bu sahnede oynanmıştı. Karaca maddi sorunlar yüzünden mekânı devrettiğinde Ankara’dan yeni gelmiş Kenterlerin görkemli İstanbul serüveni ‘Salıncakta İki Kişi’ ile bu sahnede başladı. Gülriz Sururi Engin Cezzar Tiyatrosu o efsanevi ‘Keşanlı Ali Destanı’nı ilk kez burada sahneledikten sonra yıllarca bu mekânda “perde!” dedi. Ulvi Uraz, Münir Özkul, Haldun Dormen, Adile Naşit, Ali Poyrazoğlu ve dönemin pek çok özel tiyatrosu burada temsiller verdi. 20 yıl boyunca sevgili Genco Erkal’ın Dostlar Tiyatrosu burayı mekân edindi. 2012’de deprem riski gerekçesiyle kapatılan tiyatroda, 2019’da İBB çalışmaya başlayana dek yıllarca hiçbir tamirat ve/veya güçlendirme teşebbüsü yapılmamıştı.
Tarihi mekânın yeniden açılışı, Türk grafik tasarımının ve tiyatro görsel belleğinin kurucu isimlerinden Mengü Ertel’in izini süren ‘Mengü Ertel’in Tiyatro Evreni’ başlıklı büyüleyici sergisiyle başladı: 1964’te dünya prömiyerini bu sahnede yapan ‘Keşanlı Ali Destanı’nın afiş ve eskizlerini merkezine alan sergi; sanatçının kostüm tasarımlarını, tiyatro afişlerini ve arşiv belgelerini bir araya getiriyor. Ziyaretçiyi afişin salt bir duyuru aracı değil, dramaturjinin görsel bir uzantısı olduğu yaratıcı evrene davet eden sergi, 21 Ocak’a kadar pazartesi hariç her gün ücretsiz gezilebilecek.
Açılış töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından hazırlanan özel açılış videosunun gösterimiyle devam etti. Erdem Belli, Muammer Karaca’nın salonun ilk açılışında yaptığı konuşmayı yeniden seslendirdi. Genco Erkal’ın kızı Ayşe Erkal’ın içimizi ısıtan kısacık konuşmasının ardından İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat restorasyon sırasında yaşananları anlatırken, yapının geçmişine ilişkin yeni detayların ortaya çıktığını söyledi. Çalışmalara başladıklarında binanın altındaki Fransız Mahkemesinin kalıntılarının yapının içinde bulunduğunu bilmediklerini söyleyen Polat, “Alt tarafta keşfettiğimiz Fransız Mahkemesi binasının tonozlarından tekrar bir yapı elde ettik. Önümüzde birdenbire bir yapıdan üç yapı kazanabilme ihtimali oldu” dedi. Gerçekten de kapıdan girip sağ arka tarafa bakan her izleyici ortaya çıkmış bu görkemli duvara şaşkınlık ve hayranlıkla bakıyordu.
Tören öncesinde karşılaştığımızda “hayırlı olsun” dediğim İBBŞT Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever “Bizim yeteri kadar sahnemiz var, bu mekân bizim değil, özellikle mekânı olmayan bağımsız tiyatro topluluklarına nefes aldıracak çok boyutlu bir üretim alanı olacak” dedi. Konuşmasının devamında, görkemli bir mirası devralan Muammer Karaca Tiyatrosu’nun, yeni döneminde sadece bir anma mekânı değil, yaşayan ve üreten bir odak noktası olmayı hedeflediğini belirten Mahir Polat, İşsever’in söylediğini teyit ederek, 300 kişilik ana salonu, Boğaz’a açılan aydınlık prova sahnesi ve kolektif üretime alan açan ‘Tiyatroevi’ konseptiyle mekânın, salon bulmakta güçlük çeken bağımsız tiyatro topluluklarının en önemli dayanaklarından biri olacağını belirtti.
İBB Başkanvekili Nuri Aslan, keyifli ve esprili konuşmasında, 2012'de kapanan tiyatronun yeniden seyirciyle buluşmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu çok güzel yapının restorasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.

Tören İstanbul Şehir Tiyatroları’nın açılışa özel hazırladığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği müzikli ve hicivli anlatı ‘İlk Temsil’ ile devam etti. Tiyatro binasının yeniden açılış gösterisinin provaları sırasında geçmiş ile şimdiki zamanın birbirine karıştığı oyun, kuşaktan kuşağa devredilen bir sahne hafızasının hikâyesi olarak, Beyoğlu’nun geçmiş tiyatro ruhunu tangolar ve kantolar eşliğinde günümüz sahnesine taşıdı.
Yeniden hayata dönen bu sahnenin genç tiyatroculara uğurlu gelmesi ve Beyoğlu’nda başlayan sanata dönüş sürecinin gelişmesi umuduyla tüm tiyatroculara iyi seyirler dilerim.