DOÇ. DR. Cüneyt Dirican: “Küresel piyasalarda kış soğuk geçecek, önleyici grip aşısı şart”

İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Muhasebe ve Finans Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Dirican, son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan konular ve küresel piyasalardaki gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Cüneyt DİRİCAN Ekonomi
7 Ekim 2026 Çarşamba

Doç. Dr. Dirican, küresel piyasalardaki gelişmelere dair açıklamalarda bulundu:

“Başta ABD tahvilleri olmak üzere gelişmiş ekonomilerin tahvil faizleri 2008 finansal krizi seviyelerinin üstüne doğru hareketlenmiş durumda. Bu bizlere kışın soğuk geçebileceğine dair bir izlenim veriyor. Kusursuz fırtına her geçen gün yaklaşıyor. ABD seçimi öncesinde tansiyonun yüksek olması normal. Ancak seçim sonrasında tansiyon yüksek kalırsa o zaman esas sorunlar başlar. Başta ABD borsalarında yapay zekâ balonu olduğu iddiası ile endekslerde düzeltmeler gelebilir. Nitekim yapay zekâ cephesi yaz aylarında açılmıştı. The Economist - Daron Acemoğlu tartışması ile resmiyete döküldü, en son ‘yapay zekâ ajanları kaçtı, yavaşlatılmalı’ haberleri ile devam ediyor. Bunun hisse senetlerine yansıması en büyük korku aslında.

Tarih tekerrürden mi ibarettir?

ABD mortgage faizi, kredi kartı faizi oranları, benzin pompa fiyatları tarihi seviyelerde. Enflasyon diye faiz arttıran FED yeni Başkanı Warsh acemi bir şekilde piyasaya ilk toplantıda teslim oldu ve merkez bankası bağımsızlığını riske ederek havlu attı. Ortodoks iddialarda politika faizi artışı tahvil faizini frenleyecekti, şu anda tam tersi durumda. Hatta enflasyonu bahane ederek FED’i en az iki kere daha faiz artışına zorluyor piyasa. İran Meclis Başkanı aslında FED faiz kararı öncesinde Ben Şalom Bernanke’nin (vd. 2004) bulguları olan arz ve enerji şoklarında politika faizinin enflasyona bir etkisi yoktur sonucunu teyit eden bir paylaşımda bulundu. ‘Taylor Kuralı’ diye bilinen ve reel faizi gösteren formüle Babülmendep ve Hürmüz Boğazlarını değişken olarak koyarak faizi ve enflasyonu belirleyenin kendileri olduğunu sarkastik bir şekilde ifade etti.”

Dünyadaki diğer ekonomik gelişmeleri de Dirican şu şekilde yorumladı:

“Grönland’da Trump sonunda istediğini aldı. Ticaret yollarında Panama, Cebelitarık, Süveyş, Hürmüz’de yaşanan sorunlara ABD destekli Milei ile Falkland Adaları krizi eklendi. Arktik Denizi’nde Rusya’yı kontrol etme bahanesi ile Çin’in enerji yolları dışında ticaret yolları da kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Keza yapay zekâ veri merkezleri için de Grönland bir fırsat. Diğer yandan İngiltere’de İskoçya, Galler ve İrlanda’nın ayrılma kararı kapitalizmden önce kraliyetlerin çökeceği şeklinde görülebilir. Ancak AB’ye üyeliği de dile getirmelerine karşın Almanya ve Fransa seçimleri tersine İtalya’yı da dikkate alınca tersine ufukta AB’de bölünmelerin olabileceği ve Euro’nun geleceği üzerine daha fazla soru işareti yaratıyor. Enerji fiyatları dışında rafineri saldırıları ile Ukrayna’nın savaşı AB’ye bu kış daha fazla zarar verecek gibi duruyor. 1929 Buhranı sonrasında dünya süreci iyi yönetememiş ve sonu iyi bitmemişti. Sonrasında yeni finansal mimari geldi yeni ekonomik bloklar ve oluşumlar ile. 2008 Lehman Biraderler sonrasında benzer bir sürece hızla savuruluyoruz. Maalesef.”

Sermaye piyasaları ile ilk 10 ekonomiden biri oluruz

Finansal piyasalarımızdaki son gelişmelerle ilgili olarak alınması gereken önlemleri ve çözüm önerilerini ise Dirican şöyle sıraladı: “Getiriden önce etik ve güven piyasalarda olması gereken başlıktır. Finansal okuryazarlık ve risk yönetimi ise elzemdir. Bankerler krizinden sonra Sermaye Piyasası Kanunumuz, fona devrolan bankalar sonrasında Bankacılık Kanunumuz oluştu. Bunları, bardağın dolu tarafından bakıp bir fırsat olarak değerlendirmemiz lazım. Tasarruf Finans Kanunu ve Kripto Para Kanunu için hızla aksiyon alacağımız günlerdeyiz. TCMB ve regülatör kurumlardaki uzmanların özlük haklarını bir an önce iyileştirmemiz elzem.

Keza akademisyenlerin de benzer şekilde ek gelir düşüncesiyle finansal kurumların ürün satışı, reklam ve organizasyonlarında eğitim, seminer adı altında yer almasının kısıtlanması adına, daha da önemlisi küresel yayınlarda APC veya kongre ücretlerinin ulusal para karşısında çok yüksek kalıyor olması gibi nedenlerle özlük hakları gözden geçirilmeli. Benzer şekilde üniversitelerde yine eğitim, seminer adı altında finansal ürün tanıtımlarının engellenmesi lazım. Halka açık şirketlerde risk yönetimi, iç denetim ve iç kontrol şart olmasına rağmen gelişim alanlarının gözden geçirilmesi gerekiyor. Bu şirketlerde, fonlarda, aracı kurumlarda, bağımsız yönetim kurulu üyesi gibi bağımsız denetçinin belki de denetim kurulu içinde düşünülmesi veya ayrı bir şekilde bilanço dönemlerinde, üç ayda bir bağımsız denetim raporlarını ilgili regülatör kurumlar ile paylaşması sağlanmalı.

ABD örneğinde olduğu gibi finansal düzenleyici kurumlarda, siyaset ve bürokraside üst düzey yöneticilerin ve birinci derece yakınlarının, doğrudan veya dolaylı pay sahibi olduğu tüzel yapılar dâhil pay ve fon senedi piyasasında işlem yapması, Bankacılık Kanunu üst yönetim ve çalışanlara dair kredi limiti sınırlama maddeleri gibi gözden geçirilmeli. Yatırımcılara yönelik eğitim, seminer gibi çeşitli isimler altında finansal aracılar tarafından yapılan tanıtım, reklam kapsamlı organizasyonlarda ilgili kamu ve düzenleyici kurumlardan izin alınmalı ve buralarda konuşmacıların yetkinlikleri ve belki de konusuna göre lisansları zorunlu tutulmalı.

Sosyal medyada kendinden muktedir borsa sırtlanı, hisse çakalı gibi arkasında neyin olduğu belli olmayan manipülatif hesapların hemen engellenmesi de küçük yatırımcı açısından önemli. Fısıltı gazetesi küçük yatırımcının uzak kalması gereken ilk yer. Yapay zekânın piyasa anomalilerinin tespitinde kullanımı için TÜBİTAK, üniversiteler öncelikli merkezi bütçede ilgili kurumlarda neler yapılabileceği yine önemli bir kazanım olacaktır. Keza küreseldeki zorluklar ve oynaklıklar dikkate alındığında bu gibi siyah kuğular için bir ‘acil durum eylem planı’ mutlaka oluşturulmalı. Unutmamak lazım ki, bir sabah ‘Benjamin aslında sizin paranız değil’ cümlesini duymak bile mümkün artık.”

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün