ADL'den 'Sanatın Durumu' raporu

İftira ve İnkarla Mücadele Birliği´nin (ADL) raporu müzelerde, yayıncılık ve eğlence sektörlerinde Yahudilerin dışlanmasını belgeliyor.

Janet MİTRANİ Dünya
7 Ekim 2026 Çarşamba

'Sanatın Durumu' platformu sanat müzelerini sıraya diziyor, yazarların deneyimlerini özetliyor ve Yahudilerin bu kurumlarda daha iyi yer bulabilmeleri için kültür kurumlarına önerilerde bulunuyor.

İftira ve İnkarla Mücadele Birliği (ADL) geçtiğimiz perşembe günü Yahudilerin ABD'de kültürel alanlardan dışlanmasını belgeleyen ve sanatta antisemitizmin nasıl azaltılabileceği hakkında rehberlik sunan projesini duyurdu.

‘Sanatın Durumu: Sanat, Eğlence ve Kültür Alanlarında Yahudi Katılımını Geliştirmek’ adlı çevrimiçi platformda Yahudilerin müze, eğlence sektörü ve yayıncılıktaki temsil durumları inceleniyor, müzeler Yahudilere davranışlarına göre derecelendiriliyor ve halkın

 Yahudilerin temsil edilişlerine ilişkin tutumları araştırılıyor.

Çevrimiçi platformda ADL, ABD'nin önde gelen 40 sanat müzesini değerlendirerek onları, ‘kritik derecede yetersiz’den ‘altın standardında’ya kadar sıralıyor.

En yüksek derece verilen tek müze olan Berkeley Sanat Müzesi & Pasifik Film Arşivi, antisemitizm yasakları, Yahudi kurumlarıyla ortaklıkları, Yahudi ve İsrailli sanatçıları temsil etmesi konularında dikkat çekiyor.

‘Kritik derecede yetersiz’ 12 müze arasında Houston Çağdaş Sanatlar Müzesi, San Fransisco'daki de Young Müzesi, Atlanta'daki Yüksek Sanat Müzesi, Los Angeles Çağdaş Sanat Enstitüsü (ICA), New York City'deki Whitney Amerikan Sanatı Müzesi ve Philadelphia Sanat Müzesi bulunuyor.

Raporda ayrımcılığa karşı eğitimin ve Yahudilikle ilgili eğitim programların eksikliğine ve antisemitizme karşı yasakların yetersizliğine değiniliyor.

Bu yıl bu 40 müzenin 24'ü çeşitli toplulukların Amerika mirası aylarını tanımış olmasına rağmen sadece biri Yahudi Amerikalılar Mirası Ayı'nı tanımıştı.

Müze raporu, ADL’nin üniversitelerdeki ayrımcılığı izleyen, 2024'te başlattığı ‘Kampüs Antisemitizm Karnesi’ni andırıyor. Oradaki sıralama sistemi listelenen bazı üniversitelerde iyileşmeler olmasını sağlamıştı.

ADL, 30 yazar ve sektör çalışanıyla, Yahudi kimliğiyle ilgili deneyimleri hakkında röportaj yaptı. Yazarlar İbranice kelimeleri, İsrail ortamlarını ve kulağa Yahudi gibi gelen karakter isimlerini eserlerinden kaldırmaları için kendilerine baskı yapıldığını belirtti.

Bazı yazarlar festival ve etkinliklerden dışlanmış, çevrimiçi ortamlarda tacize uğramış, menajerleri tarafından temsil edilmeleri "çok riskli" olarak sınıflandırılmış ve daha kitapları piyasaya çıkmadan bile negatif eleştiri bombardımanına tutulmuşlar.

Yazar Liza Libes, "Son romanımın teklifini iki ayrı parti halinde gönderdim. Birincisinde Yahudilikten hiç bahsedilmiyordu. İkincisi bir Yahudi kitabı olarak tanıtılıyordu. Birincisine on cevap aldım ve ikincisine hiç cevap alamadım," dedi.

Yazar Meg Keene, "Yahudi bir menajer bana doğrudan konuyu etkilemeyen tüm Yahudi unsurları çıkarmamı tavsiye etti. Bu, İbranice sevgi sözcüklerini, İsrail'de geçen sahneleri, Yahudilik inanışıyla ilgili uygulamaları, ana kahramanın gururla taktığı Magen David kolyesini ve solcu antisemitizmine yapılan göndermeleri çıkarmam anlamına geliyordu. Ana kahramanın adını Yael'den Sue gibi bir isme değiştirmemi de önerdi. İsrail kökenli bir ismin editörler tarafından kabul edilmeyeceğini düşünüyordu," ifadelerini kullandı.

Eğlence sektöründe ise araştırmacılar canlı müzik, komedi, dans mekanları, filmler ve kampüs programlarında, 41 farklı lokasyonda 65 ayrımcılık vakasını belgeledi.

Bu sektördeki protestolar Matisyahu, İsrail Batşeva Dans Topluluğu ve İsrail Filarmoni Orkestrası gibi sanatçıları hedef aldı. Diğer durumlarda, protesto tehditleri sözde güvenlik endişeleri sebebiyle etkinliklerin iptal edilmesine sebep oldu.

Raporda belirtilen diğer olaylar arasında birkaç kişinin Chicago'daki bir sokak sanatçısına Arapça 'Yahudi' anlamına gelen "Yahood" şeklinde bağırmaları, komedyen Jerry Seinfeld'e karşı düzenlenen protestolar ve bir Yahudi müzik grubunun Seattle'da festival sırasındaki performansı sırasında bir kişinin Nazi selamı vermesi yer almakta.

ADL’nin temmuz ayında 951 yetişkinle yaptığı bir anket, halkın büyük bir çoğunlukla sanat alanında Yahudileri kabul ettiğini ortaya koydu. Anket, katılanların yüzde 84'ünün Yahudilikle ilgili konular veya Yahudi karakterler içerse bile ilgilerini çeken bir kitabı satın alacaklarını söylerken, yüzde 74'ünün İsrail konuları ve İsrailli karakterler için aynı şeyi söylediğini ortaya çıkardı.

Katılımcıların yüzde 88 gibi büyük bir çoğunluğu Yahudi sanatçıların eserlerinin sergilendiği bir galeriyi ziyaret edeceklerini ve yüzde 87'si Yahudi sanatçıların yer aldığı bir etkinliğe katılacaklarını ifade etti. Ankete katılanların yüzde 85'i Yahudileri kültürel mekanlardan dışlamanın "Yahudi karşıtı nefrete katkıda bulunacağını" söylerken, yüzde 72'si İsrailliler için aynı saptamada bulundu.

‘Sanatın Durumu’ platformu, kültür kurumları, müzeler, eğlence mekanları ile edebiyat menajerleri, yazarlar ve okuyucular için en iyi uygulamaların ve kaynakların neler olduğunu içeren bir rehber sunuyor.

Öneriler arasında müze personeline yönelik antisemitizmi de içine alan ayrımcılık karşıtı eğitimler düzenlenmesi, yazarların tüm antisemit vakaları ayrıntılı bir şekilde kayıt altına alması ve okurların Yahudi yazarların çıkacak kitaplarını ön siparişle satın alarak bu yazarlar hakkında olumlu eleştirilerde bulunmaları yer alıyor.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün