Almanya'da bir şehir, 'tökezleme taşları'nı yasakladı

Dünya
30 Eylül 2026 Çarşamba

Bir Alman kasabasının Nazi kurbanlarını anmak için dikilen ‘tökezleme taşı’ anıtlarının yasaklanması kararı, büyük tepkiye yol açtı.

Doğu Almanya’daki Heidenau şehir meclisi, bu tür anıtların yerel kaldırımlara yerleştirilmesini saygısızlık olarak nitelendirerek durdurmayı ve bunun yerine şehrin Kuzey Mezarlığı'nı kullanmayı öngören önergeyi 25 Eylül’de kabul etti.

Yere yerleştirilen, pirinçten oyulmuş küçük ‘Stolpersteine / tökezleme taşları, yayaların durup mekanların eski sakinlerin kaderini düşünmelerini sağlamak amacını taşıyor. Projenin internet sitesine göre, şu anda Avrupa genelinde, çoğunlukla Almanya'da olmak üzere 1860 belediyede yaklaşık 116 bin  tökezleme taşı bulunuyor.

Heidenau'daki anıt taşlarının engellenmesi girişimi, merkez sağ Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) ve aşırı sağ Almanya için Alternatif (AfD) partisi tarafından ortaklaşa desteklendi. Belediye meclisinin kararı, AfD'nin ülke genelindeki seçimlerde desteğinin arttığı bir dönemde geldi. Partinin Heidenau'daki taşları yasaklama yönündeki desteği, Holokost'un resmi kamusal anma törenlerinin bastırılmasına yönelik olası girişimler konusunda endişelere yol açtı. 

AfD, genel olarak Almanya'nın Holokost anma kültürüne meydan okumasıyla biliniyor. Komşu Thüringen eyaletinde partinin liderliğini yapan Björn Höcke, Berlin'deki Holokost anıtını Alman gururunu zedeleyen bir ‘utanç anıtı’ olarak nitelendirmişti. Protesto amacıyla, bir sanatçı kolektifi anıtın bir benzerini Höcke’nin evinin önüne inşa etmişti.

Öte yandan, az sayıda da olsa bazı Yahudiler, anıtların üzerlerine basılabilecek, yaprak veya çöplerle kaplanabilecek yerlere yerleştirilmesinin saygısızlık olduğunu belirterek tökezleme taşlarına karşı çıkıyor. Ayrıca taşların vandalizmin hedefi olduğunu da belirtiyorlar.

Münih ve Yukarı Bavyera Yahudi Cemaatinin Başkanı, 93 yaşındaki Holokost kurtulanı Knobloch, "Heidenau'da olduğu gibi, anma yerlerini şehir manzarasından kaldırmak kesinlikle yanlış bir yaklaşım" diyerek gelişmelere tepki gösterdi. Knobloch, basına yaptığı açıklamada, CDU'nun bu hamleyi desteklemesine "dehşete düştüğünü" sözlerine ekledi. "Demokratik merkez burada kendi yolunu bulmalı ve daha iyi bir çözüm bulmalıdır."

Saksonya eyaletindeki Heidenau, projeye karşı çıkan ilk şehir değil. Bavyera'daki Münih şehri, 2004 yılında taşların kamusal alanlara yerleştirilmesine izin vermeme kararı almıştı. Kuzey Ren-Vestfalya'daki Pulheim şehrinde ise proje 2011'de engellenmişti, ancak belediye sonunda kararını değiştirerek 2022'de ilk yerleştirmelerin yapılmasına izin vermişti.

Heidenau 17 bin kişilik bir nüfusa ev sahipliği yapıyor. Savaş zamanındaki yerel Yahudi nüfusu az olsa da, kasabada halihazırda beş adet bu tür taş bulunuyor. Alternatif Kültür ve Eğitim Merkezi tarafından, 1938'de Polonya'ya sürgün edilen ve savaştan sağ kurtulan Fritz Goldstein ve eşi Martha da dahil olmak üzere 12 adet daha taş için başvuru yapılmıştı.

Heidenau'daki karara yönelik olumsuz tepkiler hızla hem anıt konseptinin savunucularından hem de karşıtlarından geldi.

New York merkezli March of the Living eğitim örgütü, yaptığı açıklamada, Heidenau kasabasına "kararını geri çekmesi ve Almanya'nın liderlerine ve vatandaşlarına bu tarihi gizleme çabalarına karşı çıkmaları" çağrısında bulundu.

Münih sakini Gabriella Meros da tökezleme taşlarını doğru bulmuyor. Holokost'tan sağ kurtulan birinin kızı ve Avrupa'ya Saygı ve Hatırlama Derneği başkanı olan Meros, "Bunlar Holokost kurbanlarını anmak için kesinlikle onurlu bir yol değil. Bunun yerine binalara anıt plaketi yerleştirilmesi daha doğru. Ancak CDU ve AfD'nin Heidenau'daki siyasi hamlesi skandal niteliğinde, çünkü bu tartışmayı kendi amaçları için kullanıyorlar" yorumunu yaptı. Ona göre asıl sorun, AfD'nin ‘anma geleneğini ortadan kaldırmak istemesi’dir. 

AfD, "Alman tarihinin olumlu, kimlik oluşturucu yönlerini" desteklemeyi amaçladığını belirtiyor. Eleştirmenler ise bunun pratikte Holokost alanlarına yapılan eğitim gezileri ve anıt alanlarının kendileri için ayrılan fonların azaltılması anlamına gelebileceğini belirtiyor.

Kölnlü sanatçı Gunter Demnig tarafından 1992'de başlatılan Stolpersteine projesi, Nazi diktatörlüğünün kurbanı olan ve sürgüne gönderilen kişilerin bir zamanlar yaşadığı binaların önündeki kaldırımlara oyulmuş anıtlar yerleştiriyor.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün