Tiyatro Eleştirmenleri Birliği 33. Tiyatro Ödülleri sahiplerini buluyor

Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği´nin (IATC) Türkiye bölümü Tiyatro Eleştirmenleri Birliği´nin (TEB) bu yıl 33. kez vereceği ´Tiyatro Ödülleri´ Bahar Çuhadar, Banu Başkaya, Erdoğan Mitrani, Gülin Dede, Handan Salta, Hasibe Kalkan, Mahmut Şenol, Mehmet Konuk, Tijen Savaşkan, Tuba Aksu Şener ve Zeynep Baykal´dan oluşan TEB jürisi tarafından sekiz ayrı kategoride belirlenmiştir. Ödüllerle, jürinin gerekçeli kararları aşağıdadır:

Erdoğan MİTRANİ Sanat
23 Eylül 2026 Çarşamba

TEB Onur Ödülü: METİN DENİZ

1962 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda gerçekleştirdiği ilk dekor tasarımından Deneme Sahnesi’nin kuruluş sürecindeki katkılarına, Türkiye’deki üretimlerinden Avignon’daki uluslararası çalışmalarına uzanan sanat yaşamında, tiyatronun sahneyle sınırlı olmayan dünyasını araştıran, dekoru yalnızca oyunun geçtiği bir arka plan olarak görmeyip malzeme, nesne ve mekânı anlatının bir parçası haline getiren; Beklan Algan, Mehmet Ulusoy ve Gérard Gelas gibi önemli tiyatro insanlarıyla yaptığı  çalışmalarla bu arayışın farklı dönemlerdeki örneklerini oluşturdu. Reji ve eğitim alanlarında üstlendiği görevleri, araştırmaları ve farklı sanat disiplinleriyle kurduğu bağlarla, sahne tasarımını tiyatronun diğer unsurlarından ayrı düşünmeyen yaklaşımı, yıllar içinde farklı kuşakların sanat anlayışına da dokundu. Yarım yüzyılı aşan sanat yaşamında sahne tasarımının Türkiye’deki gelişimine önemli katkılar sunan, tiyatronun görsel ve mekânsal imkânlarını genişleten, farklı kuşaklarla kurduğu ilişki ve üretimleriyle tiyatromuzun hafızasında kendine özgü bir yer edinen Metin Deniz, TEB Onur Ödülü’ne layık görüldü.

Yılın Oyunu: ‘Elma Labrador Çimen’

En umutsuz durumda bile umudun varlığını ve yaşamı birlikte kucaklamanın değerini hatırlatan TiyatroİN yapımı ‘Elma Labrador Çimen’; Alzheimer hastalığının tüm boyutlarını görünür kılan, yalnızca kaybolan anıların değil, anılarla beraber benliğin de yitirilişini ustalıkla hissettiren anlatısı; doğrusal ilerlemeyen hikâye akışı içinde kurduğu incelikli rejisi ve oyunculuklarıyla özgün ve etkili bir sahneleme anlayışı ortaya koyması nedeniyle Yılın Oyunu Ödülü’ne değer görüldü.

Yılın Oyun Metni: ‘En Sevdiğinden Başla’

SELEN ÖRCAN & NEZAKET ERDEN & HAKAN EMRE ÜNAL

Nezaket Erden ve Hakan Emre Ünal’ın kişisel deneyimlerini de yaratım sürecine katan; birlikte yaşayan ve üreten iki genç sanatçının kişisel ve profesyonel çatışmaları, başarıları ve başarısızlıkları üzerinden ilişkilerin kırılganlığını irdeleyen, kurmaca ile gerçek arasındaki ince çizgide ilerleyen özgün bir çalışma olan, metin tasarımı Hakan Emre Ünal ve Nezaket Erden’e, yazımı Selen Örcan’a ait ‘En Sevdiğinden Başla’, Yılın Metni olarak değerlendirildi.

Yılın Yönetmeni: ARZU GAMZE KILINÇ  

‘Filler ve Karıncalar’ romanının uyarlamasında Yaşar Kemal’in öne çıkan temalarını ve benzersiz dilini birebir koruyan, romanın teatral karşılığını özgün buluşlarla oluşturan Arzu Gamze Kılınç, metni didaktik olmayan şiirsel bir tonlamayla aktarması, minimal bir dekor ile 11 kişilik ekibini uyum içinde çok bedenli tek bir organizma gibi yönetmesi ve sahnelemeye kattığı görsel ve işitsel zenginliğiyle Yılın Yönetmeni olarak değerlendirildi.

Yılın Oyuncuları/Tek Kişilik Performans  

Tek kişilik performansta oyuncunun sahneleme araçlarını etkin biçimde kullanması, karakter ve anlatı ilişkisini özgün yöntemlerle kurması ve performansın bütününü taşıyan bir sahne dili oluşturması ölçütleri doğrultusunda iki farklı oyunculuk yaklaşımı, Yılın Oyuncuları / Tek Kişilik Performans’ ödülüne değer görüldü.

Tek Kişilik Performans: GÜL DOĞA SELVİ

Gül Doğa Selvi, yaratıcı ile yaratısı arasındaki ilişkiyi sansür ve otosansür ekseninde ele alan ‘Aşağıdaki Pencere’de’, geleneksel tiyatro öğelerini bufon tekniğiyle yeniden yorumlayan performansıyla değerlendirilmiştir. Kukla ve gölge kullanımını oyunculuğunun bir parçası hâline getirerek anlatının iki temel karakterini farklı fiziksel ve teatral özelliklerle kurması, performansının belirleyici unsurunu oluşturmaktadır.

Tek Kişilik Performans: MEHMET ALİ NUROĞLU

Mehmet Ali Nuroğlu, Will Eno’nun ‘Dünyada’ adlı monoloğunda, canlı kamera görüntülerini sahneleme yapısına dâhil ederek anlatıcı ile izleyici arasındaki ilişkiyi yeniden kurmuş; kamera, ışık ve sesi oyunculuğunun uzantıları olarak kullanmıştır. Beden, görüntü ve teknolojik sahne araçlarını tek bir performatif yapı içinde bütünleştiren yorumu, performansın temel özelliklerinden biridir.

Yılın Oyuncuları

İki oyuncunun karakter gelişimini sahnelemenin bütünüyle ilişkilendiren, farklı duygusal ve teatral katmanları tutarlı bir oyunculuk dili içinde kuran performansları, Yılın Oyuncuları ödülünün verilmesinde belirleyici olmuştur.

Yılın Oyuncuları: HAKAN EMRE ÜNAL  

Hakan Emre Ünal, metin tasarımını da üstlendiği ‘En Sevdiğinden Başla’ oyununda Ömer karakterini, söz, bakış ve beden kullanımını birbirini tamamlayan bir oyunculuk dili içinde değerlendirerek kurmaktadır. Abartıya başvurmadan gündelik ve doğal bir oyunculuk çizgisi sürdüren Ünal, karakterin kişisel çatışmalarını oyunun kurmaca yapısıyla uyumlu bir biçimde görünür kılmaktadır.

Yılın Oyuncuları: NERGİS ÖZTÜRK

Nergis Öztürk, ‘Elma Labrador Çimen’ oyununda, başlangıçtaki ilişkisinin dönüşümüyle birlikte Alzheimer hastası eşinin bakımını üstlenen Jane karakterinin geçirdiği değişimi farklı duygusal katmanlar üzerinden yansıtmaktadır. Karakterin umut, mutluluk, çaresizlik, acı, umutsuzluk ve yas arasındaki geçişlerini beden, ses ve ritim aracılığıyla kurarak, oyunun dramatik dönüşümünü taşımaktadır.

Yılın Genç Ekibi: REX TİYATRO

Sezonda sergiledikleri ‘Düldül’ oyununda, yoksulluk ve yalnızlık içinde hayâllerine tutunarak var olmaya çalışan kâğıt toplayıcısı Süleyman’ın mücadele ve direnişle bezeli hikâyesini anlatan Rex Tiyatro; çizgi roman kahramanı Red Kit’in hayal dünyası ile İstanbul’un çetin sokakları arasında seyirciyi kimi zaman buruk, kimi zaman eğlenceli bir yolculuğa çıkarırken üretim cesareti, sahnelemeye yansıttığı topluluk ruhu ve tiyatroya sunduğu özgün katkılar dikkate alınarak bu yıl Yılın Genç Ekibi olarak değerlendirildi.

TEB Özel Ödülü: ‘Monologlar Müzesi’

10 yıl önce, Yeni Metin Yeni Tiyatro Festivali’nin bir bölümü olarak, proje direktörlüğünü Ahmet Sami Özbudak’ın üstlendiği ‘Monologlar Müzesi’, Balat’ta müze edasıyla gezilen eski bir binanın odalarında, tüm performansların aynı anda başlayıp sona erdiği altı kısa oyunu izleyiciyle buluşturmuştu.

O günden bu yana sürekliliğini koruyan ‘Monologlar Müzesi’; tiyatro mekânını sahnenin dışına taşıyarak yaşamın kendisiyle buluşturması, Balat’ın kendine özgü dokusunu ve büyülü atmosferini keşfe açan metinleri aracılığıyla, kendine has kişiliği yok edilmeye çalışılan İstanbul’da mahalle kültürünü yaşatması ve projeyi kentin farklı semtlerine taşıyarak kent hafızasına teatral hikâyelerle sahip çıkması nedeniyle TEB Özel Ödülü’ne değer bulundu.

TEB Genco Erkal Özel Ödülü

Bu ödüle devamlılık sağlamayı amaçlayan bir jüri olarak, içimize sinen bir Politik Tiyatro örneği sahneleyen farklı bir topluluk ya da oyun bulamadığımızı düşündüğümüz bu sezonda, adına ödül verdiğimiz, 65 küsur yıl, sayısız engellemeye karşın tiyatro yapabilmek için savaş vermiş olan, her tökezlediğinde toparlanarak, her düştüğünde daha büyük güçle ayağa kalkarak sahneye çıkan Genco Erkal bize yol gösterdi. Günümüzde sayısız genç insan siyasi, toplumsal ve ekonomik sorunlara karşın tiyatro yapmak için büyük bir savaş vermektedir ki, böyle bir çaba bile başlı başına politik bir tavırdır. Bu sebeple bu yıl TEB Genco Erkal Özel Ödülü’nü tüm maddi manevi imkânsızlıklara ve engellemelere karşın “sahne!” diyen tiyatromuzun bu isimsiz kahramanlarının tümüne adamaya karar verdik. 

Özel Teşekkür DİKMEN GÜRÜN

Emeritus Profesör Dr. Dikmen Gürün’ün bu yıl tiyatro dünyamıza kazandırdığı kapsamlı, titiz ve emek yoğun çalışması ‘Bir Dönem Üstünden Türk Tiyatrosunu Eleştirilerle Okumak’, yalnızca 1950–1980 arasındaki tiyatro yaşamımızın önemli bir dönemini yeniden görünür kılmıyor, eleştirinin tiyatronun tarihini kaydeden, onu kendi toplumsal ve siyasal bağlamı içinde anlamamızı sağlayan başlı başına bir düşünce alanı olduğunu da ortaya koyuyor. Gürün’ün eleştiriler üzerinden kurduğu bu çok katmanlı okuma, geçmişin tiyatro birikimini bugünün bakışına açarken, eleştiri disiplininin Türk tiyatrosu tarihindeki kurucu rolünü de yeniden düşünmemize olanak veriyor. Alanımıza sunduğu bu değerli katkı için TEB adına Dikmen Gürün’e içtenlikle teşekkür ediyoruz.

NOT: Ödüller, 29 Eylül tarihinde Beyoğlu Sineması düzenlenecek törenle sahiplerine takdim edilecek.        

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün