Sevincimizin zamanı Sukot

“…Yedi gün sevinç ifade edeceksiniz. Bayramında neşelen. (…)Ve sen, sadece neşeli olacaksın.” Sukot mitsvaları direkt Tora´dan gelir: Suka, dört türü dualar eşliğinde sallamak ve sevinmek, mutlu olmak. Bu yıl 25 Eylül Cuma akşamından başlayarak yedi gece ve yedi gün Sevincimizin Zamanı- Sukot bayramımızı kutluyoruz.

Nazlı DOENYAS Kavram
23 Eylül 2026 Çarşamba

Roş Aşana'da Tanrı'yı Kralımız olarak taçlandırdık, Tanrı için her yarattığının önemli olduğunu, bizi her zaman hatırladığını aklımızda tutarak Şofar seslerinin içimizin en derinlerine işlemesini, kalbimizi titretmesini deneyimledik. Sonra gelen Yom Kipur'da hayatımız, ilişkilerimiz, bu dünya üzerindeki görevimiz üzerine yoğunlaştık, teşuva yapmaya çalıştık ve/veya yeni senede teşuva yapmaya, Tanrı’ya, içimizdeki Tanrısal Öz’e dönmeye çalışmaya niyet ettik. Şimdi ise takvimdeki en neşeli, en coşkulu bayramlarımızdan olan Çardaklar –Sukot Bayramını kutluyoruz. Şaloş Regalim (Pesah-Şavuot-Sukot) bayramlarının üçüncüsü olan Sukot Bayramı ‘sevincimizin zamanı’ olarak tanımlanır. Öncelikle daha ciddi bir atmosferde geçen Yom Kipur’dan sonra, Tanrı’nın bizi affettmesinin mutluluğunu hissederiz. Aynı zamanda Şabat harici sabah duaları sırasında elde tutulan Arba Minim/ Dört Tür’ün birlik ve bütünlüğe olan vazgeçilmez katkısının farkındalığı, içimizi mutluluk ve sevgi ile doldurur. Yedi gün süresince bayram için özel olarak hazırlanmış ‘Suka’larda oturarak her an Tanrı’nın Koruması’nı üzerimizde olduğunu hissetmek, Tanrı’nın verdiklerine şükretmek, içimizi sevinçle dolduran güzellikler arasında yer alır.

Sevincimizin zamanı Sukot Bayramı bu yıl 25 Eylül Cuma akşamı başlıyor.

ARBA MİNİM-Dört çeşit bitki

“İlk günde kendinize etrog ağacı meyvesi, hurma dalı, mersin ağacı dalları ve dere söğütleri alıp, Tanrı’nız Aşem’in Huzuru’nda yedi gün boyunca sevinç ifade edeceksiniz” (Vayikra 23:40).

Bayram süresince, Sukot mitsvalarından olan Şabat harici her sabah duası sırasında ibadetin belli bölümlerinde kullanılan Arba Minim, dört çeşit bitkiden oluşur. Arba Minim’in anlamı hakkında Tora bilgelerimizin farklı yorumları arasında ön plana çıkanlar, her bir türün vücudumuzun farklı bölümlerini veya Tora öğrenimi ve uygulamasında farklılıklar olan Yahudileri sembolize ettiğidir.

Lulav, ağaç dallarının en güzeli olarak kabul edilen hurma ağacı dalları, insanın omurgasına benzetilir.

Adas, hoş kokulu ağaç dalı yapraklarını simgeleyen mersin ağacı dalları, gözlere benzetilir.

Arava, söğüt ağacı dalları, dudaklara benzetilir.

Etrog, ağaç meyvelerinin en mükemmelini simgeleyen, ağaçkavunu diye bilinen bir turunçgil, insan kalbine benzetilir.

Başka bir yoruma göre de Lulav, Tora’yı öğrenen, ama Tora’ya uygun davranışları olmayan kişileri; Adas, Tora öğrenmeyen, buna rağmen iyi davranışlarda bulunanları; Arava, Tora öğrenmeyen ve iyi davranışlarda bulunmayan kişileri; Etrog da Tora’yı öğrenen ve mitsvaları yerine getirenleri sembolize eder.

Her bir farklı çeşit gerekli

Birbirinden farklı özellikleri simgeleyen çeşitlerin bir arada tutulması ile yerine getirilen bu mitsva, her ‘çeşit’in gerekliliğini ifade eder. Moşe Rabenu’dan itibaren dilden dile aktarılan ve Tora’nın satır arası yorumlarını içeren Midraş’ta belirtildiği üzere: “…Tanrı der ki; her farklı tür, tek bir bağ ile birbirine bağlansın ve birbirleri için kefaret sağlasın” (Midraş Vayikra Raba 30:12).

Lubaviç Rebbe’si bu Midraş’ta sadece “her biri Yahudi milletinin bir parçasıdır” veya “her biri Tanrı gözünde değerlidir” veya “her biri gereklidir” denilmediğine dikkat çeker. Rebbe’nin asıl vurgulamak istediği “birbirleri için kefaret sağlasınlar” kısmıdır. Dört türün her birinde, diğerlerinde olmayan bir özellik mevcuttur. Böylelikle her bir tür, diğer üçünde olmayan bir özelliği telafi eder ve dengeler. Diğer bir deyişle, bir halkın oluşması için, her çeşidin gerekli olmasının yanı sıra, bir ‘kişi’yi oluşturmak için de her çeşit, her karakter özelliği gerekir. Sukot Bayramı, her farklı çeşidin ve farklı karakter özelliklerinin bizi tamamlaması için birbirimize sıkıca bağlandığımız bir fırsat dönemidir.

Yehoshua Stokar, Arba Minim’in vücudumuzun farklı organlarını simgelemesiyle, Tora öğrenme ve uygulamasında farklılıklar olan Yahudileri simgelemesi yorumlarını şöyle birleştiriyor. “Her Yahudi’nin, tıpkı bedenimizdeki farklı organlar gibi, yalnızca kendisinin yerine getirebileceği bir görevi ve sorumluluğu vardır. Yalnızca birlik ve bütünlük içinde hareket ederek ortak hedeflerimize ulaşmaya ve Tanrı’nın bize verdiği görevleri yerine getirmeye gayret edebiliriz.”

Farklılıklarımızla bir arada olabilmek

Yıl boyunca neredeyse ayda bir kere olan bayramlarımızın bize anlatmak istediklerine baktığımızda, Rabilerimizin bayramlarımızla ilintili bazı kavramları özellikle vurguladıklarını fark ederiz.

Sukot’ta farklı görevleri olan vücut bölümlerinin ve Tora bilgisi ve uygulaması konusunda farklılıkları olan Yahudileri simgeleyen Arba Minim’in bir arada tutulduğunu görüyoruz.

Pesah Agada’sında aslında Yahudi halkını temsil eden dört farklı çocuktan söz edildiğini görüyoruz: Bilge çocuk, asi çocuk, saf çocuk ve soru sormayı bile bilmeyen çocuk. Bu dört çocuk aynı masada otururlar.

Yahudiler birbirlerine benzemezler, tartışırlar, bazen bölünmüş gibi bile görünebilirler. Buna rağmen tek ve aynı hikâyenin parçalarını oluştururlar. Aynı masayı, aynı hatıraları paylaşırlar. Zor zamanlarda birbirlerine güvenebileceklerini bilirler. Birbirlerinin acılarını içlerinde hissederler. Çeşitlilikleri ile tek başlarına başaramayacakları şeyleri başarabilirler.

Farklılıklarımızdan bağımsız olarak her birimizin topluma katacağı değerler olduğu gibi, yine farklılıklarımızdan bağımsız olarak her birimiz Tanrı’nın Benzeyişi’nde yaratıldığımız için Tanrı’nın Gözü’nde eşitiz.

R. Jonathan Sacks’ın (zt”l) dediği gibi; “İnsanlık, ortak noktalarımızın ve farklılıklarımızın bir araya gelmesiyle şekillenir. Eğer birbirimizden tamamen farklı olsaydık, iletişim kuramazdık. Hepimiz aynı olsaydık ise söyleyecek hiçbir şeyimiz olmazdı.

Sukot ise bu iki unsuru bir araya getirir: Bir halk olarak kendimize özgü kimliğimizi ve insanlığın ortak kaderine hep birlikte katılışımızı.”

Kısa kısa Sukot

İsmi: Sukot- סוּכּוֹת çardaklar anlamına gelir. Atalarımızın Mısır’dan çıktıktan sonra Vaat Edilmiş Topraklara gelmeden kırk yıl boyunca çölde etrafta bulabildikleri dallar ve yapraklardan yaptıkları çardaklarda yaşamalarını ve Tanrı Korumasının onları Onur Bulutları ile sarmalamasını simgeler.

Sukot mitsvaları: Sukot Bayramı’na ait olan üç temel mitsva, direkt olarak Tora’dan gelir.

1.Mitsva: Yedi gün boyunca yemeklerimizi Suka’da yemek ve zamanımızın çoğunu Suka’da geçirmek: “Bu yedi gün boyunca çardaklarda yaşayacaksınız” (Vayikra 23:42).

2.Mitsva: Arba Minim-Dört çeşit bitkiyi Sukot süresince, Şabat harici her sabah duası sırasında ibadetin belli bölümlerinde dua ederek belli yönlere sallamak: “İlk günde kendinize etrog ağacı meyvesi, hurma dalı, mersin ağacı dalları ve dere söğütleri alıp, Tanrı’nın Huzuru’nda yedi gün boyunca sevinç ifade edeceksiniz” (Vayikra 23:40).

3.Mitsva: Sevinmek ve mutlu olmak: “…Yedi gün sevinç ifade edeceksiniz” (Vayikra 23:40); “Bayramında neşelen” (Devarim 16:14); “…Ve sen, sadece neşeli olacaksın.” (Devarim 16:15)

Sukot mitsvaları ve kadınlar: Kadınlar zamana bağlı olan mitsvalardan muaf oldukları için hem Arba Minim hem de Suka mitsvasından muaftır. “Buna rağmen kadınlar da her iki mitsvayı yapıp berahalarını da söylemeyi bir yükümlülük gibi adet edinmişlerdir ve bu, güzel bir adettir” (Alhot Olam 2: Perek Şeni, Siman 8- Rabi Nisim Behar-El Gid Para El Pratikante).

Bayram mumları: 25 Eylül Cuma akşamüstü Sukot Bayramı şerefine Şabat ve bayram onuruna mumlar, güneş batmadan önce yakılır ve beraha söylenir: “Baruh Ata Ad. Elo-enu Meleh Aolam Aşer Kideşanu Bemitsvotav vetsivanu leadlik ner şel Şabat ve Yom Tov/ Bizleri mitsvaları ile kutsayan ve bizlere Şabat ve Yom Tov mumlarını yakma mitsvasını veren Evren’in Efendisi Sen Tanrı’mız Mübareksin.”

Uşpizin: Uşpizin, Aramca misafir anlamına gelir. Yahudi mistisizminin en önemli eseri Zohar, sukamıza gelen dünyevi misafirlerimizin yanında spiritüel olarak da İsrael’in yedi babasının hepsinin hep birlikte Sukot’un her gecesinde sukalarda misafirimiz olduğunu belirtir. (Zohar-Emor 103a,b). İsrael’in yedi babası sukaya girerken her gün içlerinden bir tanesi, diğer altısına (kronolojik olarak veya sefirot sırasına göre) rehberlik eder. Yahudi mistisizminin temelini oluşturan Zohar, yedi babamızın her birinin farklı bir sefira’yla ilişkilendirildiğini belirtir. Sefira, çoğulu Sefirot: Tanrı’nın bizim anlayacağımız şekilde, dünyayı yarattığı ve dünyayla etkileşimde bulunduğu özellikleridir.

Sefirot sırasına göre her gece diğer altı babamıza rehberlik eden atamız; birinci gece Avraam (sevgi ve iyilik), ikinci gece İtshak (kişisel güç ve kendine hakimiyet), üçüncü gece Yaakov (güzellik ve gerçek), dördüncü gece Moşe (Tora’nın Hakimiyeti ve ebediyet), beşinci gece Aaron (empati ve Tanrısal Görkem), altıncı gece Yosef (kutsallık ve spritüel temel)ve yedinci gece David (Cennetin Krallığı’nın yeryüzünde kurmak),diğer altısına önderlik eder.

İhtiyaç sahiplerini ve etrafımızdakileri mutlu etmek:  Yahudiliğin vurguladığı en önemli husus, spiritüelliğin ve Tora öğretilerinin insan davranışlarına yansımasıdır. Yahudi mistisizminin en önemli eseri Zohar, Uşpizin’i açıkladıktan sonra, “…Kişi, fakiri de mutlu etmeli, Uşpizin için bir kenara ayrılması düşünülen yemek porsiyonu, ihtiyaçlı kişiye verilmelidir” diye belirtir (Emor 103a).

Sukot Bayramı’na ait mistvalardan biri de sevinip mutlu olmaktır. Sukot Bayramı’nda başkalarının da bu sevinci yaşamalarına katkıda bulunmak, bayrama anlam ve mutluluğumuza mutluluk katacaktır. Bu mitsvayı yardım kuruluşlarına yapacağımız bir telefonla yerine getirebiliriz. Manevi olarak da uzun zamandır iletişimde olmadığımız veya yalnız olduğunu bildiğimiz veya mesajımız ya da telefonumuzla hayatına bir parça güzellik katabileceğimizi düşündüğümüz kişilere ulaşıp, onların hayatına da mutluluk getirmeye çalışabiliriz.

TÜM DÜNYA ULUSLARININ BAYRAMI

R. Jonathan Sacks (zt”l), Sukot’un, bayramlarımızın en evrenseli olduğunu, bayramın evrensel yapısının Zeharya Peygamber’in sözlerinde de görülebileceğini belirtir: “Tanrı tüm dünyanın kralı olacak. O gün Tanrı Bir olacak ve O'nun adı tek isim olacak… O zaman Yeruşalayim'e saldıran tüm uluslardan sağ kalanlar her yıl Her Şeye Egemen Kral'ımız Tanrı’ya tapınmak ve Çardak Bayramı'nı kutlamak için Yeruşalayim’e çıkacaklar. Dünya halklarından herhangi biri, Her Şeye Egemen Kralımız Tanrı’ya tapınmak için Yeruşalayim’e çıkmazsa, ülkelerine yağmur yağmayacak” (Zeharya 14:9, 16,17).

R. Sacks, buna ek olarak, Sukot’un ilk gün yapılan on üç kurbandan başlayarak her gün bir adet eksilterek bayram sonuna kadar -yetmiş dünya ulusuna denk gelen- yetmiş boğa kurban edildiğine de dikkat çeker (Bamidbar 29: 12-34). R. Jonathan Sacks’a göre, Bet Amikdaş zamanında Sukot süresince yetmiş dünya ulusunun esenliği ve bereketi için yapılan bu yetmiş korban da Sukot Bayramı’nın evrenselliğinin başka bir boyutunu oluşturur. Zeharya Peygamber’in sözlerindeki ipuçlarını takiben, bilgelerimiz "Sukot Bayramında dünya yağmur konusunda yargılanır" derler (Mişna, Roş Aşana 1:2). Yağmura olan ihtiyacın dünya çapında olması da Sukot’un evrenselliğini gösterir.

Sukot’un ABC’si, Sukot-Şemini Atseret, Simhat Tora Felsefesi, Suka’nın Kucaklaması, Sukot ile Kohelet arasındaki İlişki:

http://www.sevivon.com/index.php?option=com_content&view=category&layout=blog&id=25&Itemid=106

Not: Yazıda kısa bir özet olarak verilmiş bilgiler, okuyucuya bu konular hakkında fikir vermek amacıyla www.chabad.org, www.rabbisacks.org, sefaria.org;sevivon.com, https://torahmitzion.org/ sitelerinden derlenerek hazırlanmıştır. Cemaatlerin farklı gelenekleri ve uygulamaları olabildiği için özel günler ve uygulamalar hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, cemaatin kendi Rabi’lerine başvurması gerekir.

Yazı, konu hakkında bulunabilecek sayısız değerli yorumdan sadece sınırlı bir bölümü içermektedir.

*Katkıları için Rav İzak Peres’e teşekkür ederiz.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün