İSTANBUL’DA SANAT ŞÖLENİ BAŞLIYOR!
Contemporary Istanbul’un 21. edisyonuna günler kaldı
Akbank’ın ana partnerliğinde, 23–27 Eylül tarihleri arasında Tersane İstanbul’da gerçekleşecek Contemporary Istanbul’un 21. edisyonu, bu yıl galeri sunumlarının yanı sıra mekânın farklı noktalarına yayılan özel projeler ve sanat deneyimleriyle ziyaretçilerini karşılıyor. 16 ülkeden 70 çağdaş sanat galerisini bir araya getiren ve 22 galeriyi ilk kez ağırlayan CI21, farklı coğrafyaların güncel sanat yaklaşımlarını İstanbul’da buluşturuyor. Bu yıl Focus: Asia ile Asya’nın farklı sanat sahnelerine uzanan fuar, galerilerin yanı sıra kurumları, koleksiyonları, sanatçıları ve kültür profesyonellerini de bir araya getirerek yeni diyalogların önünü açıyor.
Artweeks Istanbul ‘Collectors’ ile Akaretler’de

Sanatı doğrudan hayatın içine taşıyan Artweeks Istanbul, bu kez özel bir kurguyla geri dönüyor. 16 Eylül'deki ön izlemenin ardından 17 Eylül – 8 Kasım tarihleri arasında genel ziyarete açılacak ‘Collectors’ edisyonu; Bilgili Sanat vizyonu ve Kalebodur’un ana sponsorluğunda Banu & Hakan Çarmıklı’nın ‘Reunion / Kavuşma’ seçkisini, Öner Kocabeyoğlu’nun ‘Tutku ve Sabır’ başlıklı koleksiyonunu ve Tansa Mermerci’nin ‘Sükûn ve Galeyan’ adlı seçkisini içeriyor. Yıllara yayılan bu özel koleksiyonları Akaretler Sıraevler’in tarihi dokusunda, müze dışı bir kamusal alanda ücretsiz olarak gezebilirsiniz.
Murat Karahan’dan ‘Romantikler’ konseri

Uluslararası opera sahnelerindeki başarılı kariyeriyle öne çıkan Murat Karahan, ‘Romantikler’ konseriyle 26 Eylül’de Zorlu PSM’de müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Kariyerinin başından itibaren Berlin Staatsoper, Wiener Staatsoper, Arena di Verona, Teatro Real Madrid, Bolşoy Tiyatrosu ve Münih Bayerische Staatsoper gibi dünyanın en prestijli opera evlerinde sahneye çıkan sanatçı, güçlü yorumuyla dinleyicilere keyifli bir akşam yaşatacak.
Sessiz Mevcudiyet

Dirimart, Ebru Duruman’ın ikinci kişisel sergisi ‘Sessiz Mevcudiyet’i, 17 Eylül – 25 Ekim tarihleri arasında ağırlıyor. Sanatçının yeni resimlerini bir araya getiren sergi, benliğin değişen sınırlarına ve kimliğin deneyimler aracılığıyla sürekli yeniden şekillenen doğasına odaklanıyor. Ormanlar, nehirler ve taşlarla birleşiyor bedenler; peyzajlar insan bedeninin içinden büyüyor; figürler birbirine dolanıyor; yüzler tekrarlanıyor, parçalanıyor ve kayboluyor. İnsana ve doğaya ait biçimlerin birbirine karıştığı bu resimlerde beden, bellek ve peyzaj arasındaki ayrım giderek belirsizleşiyor.