30. İstanbul Tiyatro Festivali programı açıklandı

Erdoğan MİTRANİ Sanat
16 Eylül 2026 Çarşamba

Yerli ve uluslararası tiyatro ve dans topluluklarının izleyiciyle buluştuğu, 22 Ekim - 3 Aralık tarihleri arasındaki İKSV 30. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ödül ve program tanıtımı 9 Eylül’de The Marmara Otel Taksim’de gerçekleştirildi. Salih Bademci’nin sunduğu törende İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, festivalin yeni arayışlara, yenilikçi üretimlere alan açmayı sürdürdüğünü belirtti; Tiyatro Festivali’nin üç yıllık küratörü Mehmet Birkiye tiyatrocuların karanlığa teslim olmayacağını ifade etti. Festivalin Programlama Yöneticisi Handan Uzal Dündar programa ilişkin ayrıntıları aktardı.

Törenin doruk noktası Onur Ödülü’nün oyuncu, yönetmen eğitmen Tilbe Saran’a takdim edilmesiydi.

Saran, “Onur ödülü alacağımı öğrendiğimde tahmin edersiniz ki içimde kelebekler uçuştu. Ve o kelebekler nice anıyı zihnime çağırıverdi. Hangi birinin peşine takılacağımı şaşırdım. 1989’dan bu yana geçen 37 yılda, İstanbul Tiyatro Festivali’nin 636 işinden kim bilir kaçını görmüş kaçını unutmuştum. Ama Dikmen Hoca’nın bir yazısında dediği gibi ‘hayatımızın akışını değiştiren bazı anlar vardır’. Benim de bu ödül haberiyle belleğimin denizinde hayatımın akışını değiştiren bazı oyunlar, bazı oyuncular, bazı tasarımlar, bazı mekânlar, bazı sesler, görüntüler su üzerine çıkmaya başladı. 37 yıl boyunca İstanbul Tiyatro Festivallerinde izlediklerim kadar festivalin parçası 14 oyunumun aklımda kalan nice anısı doluşuverdi belleğime. Daldım hayallere. Hatırladıkça listem kabardı. Hangi birini saysam bir sonrakinin hatırı kaldı. Derken yitirdiklerim de hafızamın derinliklerinde belirmeye başladı. Hocalarım… dostlarım… ustalarım… işlerinin peşinde hayranlıkla koştuklarım… ve İstanbul’un dehlizlerine gömülüp silinen nice seyir mekânı içimi dağladı. Bu kayıplarla yüzleşmek pek kolay olmadı. Sonra tanıdık bir his geldi oturdu yüreğime: umut. İstanbul Tiyatro Festivali galiba bana en çok ‘umut’ verdi. Gündelik hayatın gelgeç dertlerinin karanlığında nefes aldırtmaktan söz etmiyorum. Havel’in tanımladığı umuttan söz ediyorum. İyimserlikle aynı şey olmayan umuttan. Sonucun ne olacağından bağımsız olarak bir şeyin anlamlı olduğuna duyulan kesinlik duygusundan. İlk yıllarından bugüne dünya ile aramızda köprüler kuran, izleme ezberlerimizi bozan, bazen ‘ne bu’ dedirten bazen birinin düşüne girmiş kadar büyülü dünyalar kuran nice iş benim hayatıma ‘anlam’ kattı. Meltem gibi bir hafiflik ve umut taşıdı. Bugün hayranı olduğum onca usta ile aynı satırda anılmak ve bir gün öğrencilerimle de aynı satırda buluşabilme ümidi beni kelebekler kadar sarhoş etti. Her daim kendini yıkarak yeniden var eden tiyatro sanatına, umuda, anlama hayata, kelebeklere ve İKSV’ye teşekkür ederim,” sözleriyle ayakta alkışlandı.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün