Kipur ve ilahi kıvılcımlar

Başlangıcı Olmayan Yaratıcının (Ein Sof) ilahi, çok katmanlı bir kıvılcımı (Netzitzot), fiziksel bedene hayat verir ve ruhsal kaynağına geri dönmeyi amaçlar. İbranicede netzitzot, ´İlahi kıvılcımlar´ anlamına gelir. Her şeyde, tüm yaratılışta bulunan ilahiliğin sonsuz küçük parçacıklarını ifade eder.

Moşe PASENSYA Kavram
16 Eylül 2026 Çarşamba

Ruh, aşkın bir doğaya sahip karmaşık bir yapıdır; biçimsiz, ebedi ve ilahidir. Şekilsiz olmasına rağmen, formlar (sınırlar) dünyasıyla özdeşleşir ve Yaratılışın tüm boyutlarında kendini gösterir. Bir zamanlar kaynağıyla bütünleşmiş olan bireysel ruh kompleksi, yaşam denilen bu yolculuğa katılır ve bu yolculuk aracılığıyla yuvasına geri döner.

Dünyadaki hemen her kültür bu cisimsiz bileşeni kabul eder, ancak doğası ve eğilimleri konusunda hepsi aynı fikirde değildir.

Kabala’da ruh kavramını incelemeye kaynağı bilinmeyen bir hikayeyle başlamak istiyorum. Tanrı, yaratılışın altıncı gününde insanları (eril ve dişi) yaratmaya karar verdiğinde, onlara özel bir hediye verdi. ‘Netzitzot olarak bilinen Tanrı'nın iyiliğinin ‘kutsal kıvılcımlarını’ bağışladı.

Melekler bunu duyunca çok kıskandı ve öfkelendiler. İnsanların kendilerinde olmayan, Tanrı'dan gelen özel bir hediyeye sahip olmalarını istemediler!

Tanrı onların şikayetlerini ve mutsuzluklarını duydu. Sonunda Tanrı meleklere şöyle dedi: “Sizinle bir anlaşma yapacağım. Bu kutsal kıvılcımları insana yine vereceğim, ama… bu kıvılcımların nerede yaşayacağına siz karar vereceksiniz. Onları dünyada nereye saklamak istediğinizi söyleyin, ben de onları oraya koyacağım.”

Melekler aralarında tartışırlar. Bir melek “Onları en yüksek dağın zirvesine” diğeri “okyanusun dibine” başka bir melek “çöl kumlarına” gömmeyi teklif eder. Ne yapacaklarını bilemiyorlardı.

Sonunda bir melek alçak sesle konuşur. “Tanrı'nın iyiliğinin ilahi kıvılcımlarını her insanın içine gizleyelim böylece asla oraya bakmayı düşünmeyecekler!” Ve öyle de olur.

Bu öykü insanlığın derin bir gerçeğini mükemmel bir şekilde ortaya koyuyor. Başkalarındaki ve kendimizdeki ilahi kıvılcımları çok nadiren, gerçekten görüyoruz.

İnsan ruhunun hem ilahi hem de fiziksel (hayvansal) bir yönü vardır. Tüm insanlarda kutsal bir kıvılcım vardır. Bir insan ile diğer insan arasındaki fark, bu kıvılcımın ruhuna ne ölçüde girdiğinde ve aktif bir rol oynadığında yatar. Kıvılcım ruhun içine tamamen girdiğinde, buna ‘İlahi ruh’ denir.

Genelde İlahi kıvılcım insan ruhunun üzerinde asılı kalır. Bu nedenle insan bunun farkında değildir. Bilinçaltı düzeyde bile içeri girmez.

İlahi kıvılcım ‘içsel bir ışık’ (veya maamale kulho almin) olarak kabul edilir. Bu, doğrudan deneyimlendiği ve psikolojik yapının bir parçasını oluşturduğu anlamına gelir.

Maneviyata sahip olmayan veya tercih etmeyen insanların İlahi kıvılcımı ise ‘çevreleyen bir ışık’ (veya sovev kulho almin) olarak tanımlanır. Bu, kişinin insan olarak deneyiminde bilinçli bir rol oynamadığı ve psikolojik olarak dolaylı olarak (ilham seviyesinde) deneyimlendiği anlamına gelir.

Aslında Tanrı’nın, Nuh'un yedi özel Kanunlarını tüm insanlığa vermesinin sebebi bedeni geçirgen (duyarlı) kılmak ve ışığın ruha nüfus etmesini sağlamak içindir. Yüce Tanrı adil olduğu için bu gizli potansiyeli her yarattığı bireye vermiştir. Böylece Tanrı'nın tüm yaratımları ilahi kıvılcım vasıtasıyla varlığa getirilir.

Yaratılış kitabında yer alan “Işık olsun” ifadesi, ilahi kıvılcımın ruhun bilinçaltı düzlemine nüfuz etmesini ifade ederken “Ve ışık oldu” ifadesi ise ilahi kıvılcımın ruhun bilinç düzlemine nüfuz etmesini tasvir eder. 

Başka bir deyişle kıvılcımın, ruhla birleşmesi, Tanrı'nın kendini ifade etme ve yaratılışı içeriden deneyimleme arzusunun bir tezahürüdür.

İbrahim, ilahi kıvılcımı ruhunun temel ve ayrışmaz bir parçası olarak bütünleştiren ilk insandı. İçsel ışığından çevresindeki herkese ışık saçabildi. Peygamberin sözleriyle “İbrahim ışık saçmaya başladı” (Midraş Şemot Raba 15:26). Bu, İbrahim'i ilk Yahudi yaptı.

Birbirimizi fark etmeden veya etkileşimde bulunmadan geçip gittiğimizde – hele ki telefonlarımızdan başımızı bile kaldırmadığımız gerçeğiyle daha da kötüleştiğinde – insanların görülmediği, hatta insanlıktan çıkarıldığı bir kültüre katkıda bulunuyoruz.

Bu Kipur arifesinde dönüşümler gecesinde, sizleri o kıvılcımları aramaya davet etmek istiyorum.

Her insanı cömertçe yargılamalısınız. O kişinin tamamen kötü olduğunu düşünmek için bir nedeniniz olsa bile, onda bir nebze iyilik aramak şarttır… Hatırası mübarek olsun hocamın dediği gibi, “evet, haklısın …. o, kendini bilmez biri ama görmüyor musun dişleri ne kadar da güzel” derdi. O iyilik parçasını bulduğunuzda ve o kişiyi o şekilde yargıladığınızda, onu gerçekten iyiliğe yükseltebilirsiniz.

İnsanlara bu şekilde davranmak, onların yeniden dirilmelerine, tövbe etmelerine olanak tanır. 

Bir insanı olumlu bir şekilde gördüğümüzde, onun gelişim sürecine katkıda bulunuruz. Bu gerçeği çocuklarımda gördüm. Onlara yetenekli, bağımsız, kendi başlarına düşünebilen ve hareket edebilen bireyler olarak davrandığımda, daha sık o şekilde davranıyorlar.

Siz de bir zamanlar birileri için mutlaka bir iyilik yapmış olmalısınız. Şimdi gidip onu arayın! Ve o iyi şeyi bulduğunuzda, ‘daha fazla’ arayın - kusurlu bir motivasyondan kaynaklansa bile, ek iyi bir şey daha bulun. Yaptığınız tüm iyilikleri görmek için aramaya devam edin.

Bulduğunuzda Yom Kipur'da, yani itiraf ve hesaplaşma zamanında, yaptığımız ve yapmadığımız şeylerden duyduğumuz pişmanlığı ve vicdan azabını sembolize etmek için kelimenin tam anlamıyla göğsümüzü dövdüğümüz anda yaptığımız bu iyilikler bize yol gösterecektir.

“Manevi eksikliklerinin farkında olmayan kişiye yazıklar olsun, çünkü neyi düzeltmesi gerektiğini bilmiyor. Ama olumlu niteliklerinin farkında olmayan kişiye iki kez yazıklar olsun, çünkü potansiyeline ulaşmak için hangi araçlara sahip olduğunu bilmiyor.”

Yahudi’nin ilahi ruhu açığa çıktığında, Tanrı'nın tüm yaratıklarına karşı koşulsuz bir şefkat duyar ve hepsinde Tanrı'nın bir kıvılcımının mevcut olduğunu fark eder. Her şeydeki iyiliği sever ve bu içsel iyiliği gizleyen, saptıran ve bozan her türlü kötülüğü reddeder.

Eminim ki siz de onlardan birisiniz. Kutsal kıvılcımlarınızı ortaya çıkarmak ve yükseltmek için bu Yom Kipur günü kendi ilahi yönünüzü aramaya hazır mısınız?  

Şana Tova Umetuka  –  Hepimiz için sağlık, bereket ve barış dolu bir yeni yıl olması dileğiyle… (Amen)

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün