|
Latince’deki ‘fringere’ fiili, bizi çevreleyen bir şeyin içindeyken onu dışarıya doğru açmak; ışığın içeri girebileceği bir çatlak yaratmak; dışarıya, yani açık havaya, ötekine doğru gitmek gibi anlamlara geliyor. Dışarıya doğru gitme eylemini yaratırken dışarının da içeri girmesine izin vermek; çemberi kırmak, bariyerlerin üstünden atlamak…
Fringe Festivalleri içerisi-dışarısı, ana akım-alternatif, merkez-çeper gibi ikiliklerin arasındaki sınır fikrinin kendisini sorguluyor; bu ikiliklerin birbirinin içine geçebileceği, birbirini dönüştürebileceği, bu tanımlarla sınırlanmayan üçüncü ihtimallerin ortaya çıkabileceği bir alan yaratmayı hedefliyor.
Günümüzde Fringe Festivalleri dünyanın farklı şehirlerinde her yıl, 170 bin sanatçıyı, 250 farklı mekânda ve 60 bin etkinlikte yaklaşık 19 milyon izleyiciyle buluşturuyor.
Türkiye'de ilk kez 2019 yılında düzenlenen Istanbul Fringe Festival, dünyadan ve Türkiye'den tiyatro, dans, performans gibi disiplinlerarası yenilikçi ve yaratıcı yapımları seyirciyle buluşturarak, İstanbul'a performans sanatları alanında eşsiz bir platform ve festival deneyimi sunuyor.
8. yılı
Bu yıl 8. edisyonu gerçekleşecek Istanbul Fringe Festival, 19-26 Eylül tarihleri arasında bir kez daha kente yayılacak, çeşitliliği ve özgünlüğü ön plana koyarak, toplamda Türkiye’den ve dünyadan ekipleri ağırlayacak.
Istanbul Fringe Festival 2026’in açılış etkinliği Roxy’de yapılacak iki gösteriyle birden yapılacak: Omar Alkilani ile ‘Guitarology’ ve Seda Erciyes - Tuğçe Şenoğul ikilisinden ‘2MUCH!’ Müzisyen Omar Alkilani tarafından ortaya atılan ‘Guitarology’ terimi, modern müziği Anadolu ve Ortadoğu geleneklerinden gelen etkilerle harmanlayan bir müziksel çabayı ifade ediyor. Seda Erciyes ve Tuğçe Şenoğul bağımsız şarkıcı ve söz yazarları olarak solo kariyerlerine devam ederken, 2MUCH! partileriyle çok sevdikleri şarkılardan oluşan setlerini dinleyicileriyle buluşturuyor.
Festivalin ikinci günü 20 Eylül’de İMÇ Atölye 5554’te üç farklı performans var: Selim Cizdan tarafından yaratılan ve sahnelenen, bir söylem oluşturmanın zorluğu üzerine çağdaş fiziksel performans ‘Experimental Breakdown’ saat 19.00’da.
Saat 20.00’de, katılımcıları insan yapımı altyapılarla kurduğumuz ilişkileri bedensel deneyim üzerinden keşfetmeye davet eden ‘Self-As-Other-Trainings’, sesli ve görsel anlatılar eşliğindeki kolektif koreografik egzersizler aracılığıyla katılımcıları tekrar, dikkat, eylem ve düşünme arasında gelişen fiziksel empati deneyimlerine dahil ediyor.
Saat 21.00’deki çağdaş dans enstalasyonu ‘a tangible blue’, hareket, madde ve sesin saydam sınırlarında rizomatik bir yapıda var oluyor, embolizmin ve simgelerin şuurdaki tezahürünü inceleyerek bir kontemplasyon alanı açmayı hedefliyor.
Aynı gün 20.30’da Öktem Aykut’ta Jana Jacuka'nın kişisel sınırların ihlal edildiği anlara verilen bir tepki olarak kahkahanın performatif doğasını araştırdığı solo çalışma ‘HA’ sahneleniyor.
Bir girişimci yatırım almak için sunum yapar. Bir başkası deepfake’in kurbanı olur. Viral içeriklerin etiği üzerine bir tartışma patlak verir. 22 Eylül 19.00’da Arter’de katılınacak ‘if not this then that’, tamamen seyirciler tarafından oynanan bir oyun. Oyuncu yok. Sadece siz, bir ekran ve hepimizin paylaştığı bir hikâye var.
Yine Arter’de 20.30’da üç kısa iki kişilik gösteri var. ‘Love Parade’, 1980’lerin New York’undaki ballroom kültüründen (queer azınlıkların kimliklerini ve sanatsal ifadelerini kutlamak için podyum mücadelelerinde yarıştıkları dönemden) 1990’ların Berlin’indeki Love Parades festivallerine; ritim ve hareketin, barışın, birliğin ve etiketlerle kısıtlamalardan arınmış aşkın birer ifade biçimi olduğu festivallere uzanıyor. İki bedenin varlığını ancak diğerine direnebildiği ölçüde kuran bir karşılaşmanın içine girdiği ‘Mirror Bird’, direniş üzerine kurulu bir ilişkinin karşılıklı tanıma, dönüşüm ve değişim alanına evrilme ihtimalini sorguluyor ‘Pardon’ Mourad Merzouki yönetimindeki Compagnie Käfig ile Créteil ve Val-de-Marne Ulusal Koreografi Merkezi'nin (CCN de Créteil et du Val-de-Marne) Kültür Bakanlığı Accueil Studio programı kapsamında gerçekleştirdiği bir ortak yapımdır. Aynı gün 20.30’da Arter’de Yusuf Onur Aydın’ın üçlemesinin son bölümü ‘Bu Bir Prova Değil Le Réel’ gösteriliyor.
Yeniden keşfe doğru
23-24 Eylül 20.30’da Paribu Art’ta, bilgi fazlalığı ve gereksiz olanın yaşamlarımızı zenginleştirmek yerine içini boşalttığı günümüz dünyasında, insan için vazgeçilmez olanı görsel ve kavramsal bir düzlemde, yeniden keşfetme ihtiyacını sorgulayan ‘Mondo’ var. Giderek artan bu insanlıktan uzaklaşma hâlinin, insanı kendi dünyasına ve varoluşuna yabancılaştırmasına odaklanıyor
23 Eylül 22.00’de Komünite’de ‘Clown Jam’ var. Fiziksel Tiyatro Araştırmaları (FTA) tarafından geliştirilen çağdaş Clown Jam; clown sanatıyla kesişen, kabare, burlesk, grotesk performans, müzikal komedi, pandomim, çağdaş sirk, kukla, dans, müzik, fiziksel tiyatro ve drag gibi çok çeşitli performans pratiklerini bir araya getiriyor. Clown Jam, yetişkin seyircilere yönelik bir performans deneyimi olarak tasarlanmış olup, farklı performans kombinasyonlarıyla şekilleniyor ve sürekli dönüşen, canlı bir seyir deneyimi sunuyor.
24 Eylül 19.00’da Arter’de görmek, yavaşlamak, yürümek ve anımsamak hakkında hareketli şiir ‘Görme Tutkusundan Kör Olabilir İnsan’ sahneleniyor.
Aynı gün 20.30’da Arter’de ABD merkezli dans topluluğu Ariel Rivka Dance'in kimlik, özgünlük ve görünür olma cesareti üzerine kurulu, arındırıcı bir yolculuk niteliğindeki kendini gerçekten tanıma çalışmaları var: Tamamı özgün müzikler eşliğinde sahnelenen ‘Mossy’, ‘Unorthodox’, ‘The Milk’, ‘Lead Me’ ve ‘Microvids’ eserleriyle topluluk; öfke ve inançsızlıktan berraklık ve bağ kurma haline uzanan, samimiyet ve güç dolu bir enerji yayıyor.
Kapanış
Festivalin 26 Eylül kapanış akşamında üç kısa solo gösteri seçkisi sahneleniyor. ‘Did you know that’ her gün karşılaştığımız bilgileri üzerine bir solo dans. “Hiçbir akşam, o gün karşılaştığınız her bilgiyi tek tek titizlikle hatırlamaya çalıştınız mı? Ve tüm bu bilgiler arasında, kaçını aktif olarak aradığınızı, kaçının ise kendiliğinden size ulaştığını hiç merak ettiniz mi? Peki, istemediğiniz tavsiyeler, görüşler, haberler, bilgiler, talimatlar ya da mesajlar sürekli size ulaştığında nasıl hissediyorsunuz?” ‘Briefly’, kaçınılmaz güçlerin etkisiyle yapılan seçimlerin ağırlığını ve sonuçlarını irdeleyen bir solo performanstır. Bedensel kısıtlamalar bağlamında bu seçimlerin bireyler üzerindeki derin etkisini düşünmeye sevk ediyor. ‘Toujours De 3/4 Face!’ mükemmelliğe duyulan arzuyu ve derin bir kontrol ihtiyacını kaçınılmaz biçimde açığa vuran son derece hassas bir duruşu canlı bir eğitim seansıyla en etkili öz savunma tekniklerini izleyiciyle paylaşıyor.
Istanbul Fringe Festival 2026 biletleri ön satışta. Bu avantajlı dönemde ikinci bilet yüzde 50 indirimli oluyor. Hepinize mutlu, sağlıklı bir tiyatro sezonu dilerim.
|