Avrupa basketbolunun en üst seviyesinde yeni maratonun başlamasına bir aya yakın bir süre kalmışken, transfer dönemi ve teknik kadro hamleleri önümüzdeki sezonun alışılmışın dışında bir rekabete sahne olacağını gösteriyor. Kadro yapılandırmalarından bench değişimlerine kadar atılan adımlar, sadece takım dengelerini değil, ligin genel güç haritasını da kökten sarsacak nitelikte.
Fenerbahçe'de yeniden yapılanma
Sezonun en radikal değişimine şüphesiz Fenerbahçe imza atıyor. Yaz döneminde kadroda gidilen ciddi revizyon, temsilcimizin hem oyun temposunu hem de tavanını doğrudan etkileyecek. Takımdan ayrılan kilit isimlerin yarattığı boşluk, atletizm ve şut tehdidi yüksek yeni eklemelerle doldurulmaya çalışıldı. Bench'in oyun içi reaksiyon süresini hızlandırmayı hedefleyen bu yeni yapılanma, Sarı-Lacivertlileri daha tempolu ve yarı sahada daha bitirici bir takıma dönüştürmeyi amaçlıyor. Erken dönemdeki tek soru işareti, yenilenen rotasyonun uyum sürecini ne kadar hızlı atlatacağı. Ancak yakalanacak iyi bir kimya Fenerbahçe'yi doğrudan şampiyonluk yarışının merkezine oturtacaktır.
Obradovic - Panathinaikos birlikteliğinde yine, yeni, yeniden
Yazın en çok ses getiren gelişmesi ise Zeljko Obradovic’in efsanesi olduğu Panathinaikos’a geri dönüşü oldu. Atina cephesinde büyük bir heyecan yaratan bu hamle, Yeşil-Beyazlıların saha içi disiplinini ve tecrübe faktörünü doğrudan en üst seviyeye çıkarıyor. Obradovic’in taktiksel dokunuşları ve kriz anlarındaki yönetimi, Panathinaikos’u kağıt üzerindeki bir iddialı takımdan, EuroLeague’in en çekinilen ekiplerinden birine dönüştürecektir. OAKA'daki atmosfer ile bu efsanenin basketbol aklı birleştiğinde ortaya çıkacak yapı her rakip için ciddi bir tehdit.
Beşiktaş’ın EuroLeague sahnesine katılımı ve Türk basketbolu
Türk basketbolu adına sezonun bir diğer heyecan verici haberi Beşiktaş’ın EuroLeague organizasyonuna katılması oldu. Siyah-beyazlıların lig sertliğine uyum sağlama süreci ilk haftalarda test edilecek olsa da taraftar desteği ve tutkulu oyun anlayışı İstanbul deplasmanlarını tüm Avrupa ekipleri için çok daha zorlu kılacak. Beşiktaş'ın bu seviyeye katılması hem ligdeki rekabeti artıracak hem de Türk temsilcilerinin organizasyondaki ağırlığını pekiştirecektir.

Sezon sonu ilk 4 tahmini
Adet yerini bulsun, gelin bir de ilk dört tahmini yapalım. Tüm bu güç dengeleri, koç değişimleri ve kadro kaliteleri göz önüne alındığında, normal sezonu üst sırada tamamlayarak Final Four yolunda avantaj yakalamasını beklediğim ilk dört takım şu şekilde sıralanıyor:
1.Olympiakos: Koruduğu çekirdek kadro, yaptığı eklemeler ve istikrarlı sistemiyle normal sezonun en güvenilir lider adayı.
2.Panathinaikos: Obradovic dokunuşu ve kadro kalitesiyle tepe için Yunan rekabetini getirecektir.
3.Fenerbahçe: Yenilenen dinamik kadrosunun uyum yakalamasıyla birlikte zirve yarışının doğrudan içinde yer alacaktır.
4.Real Madrid: Geniş rotasyonu ve play-off genleriyle her koşulda ilk dört yarışının vazgeçilmez olacaktır.
2026-2027 sezonu konferanslara bölünmemiş lig formatının son senesi olacağa benziyor. Bu da bize daha çok maçın olduğu, uzun bir yolculuğun bizi beklediğinin göstergesi. Sakatlığın asgari ve rekabetin azami olması dileğiyle.