Kadınlar ve algoritmalar 21.yüzyılda kadınları delirtmenin yolları

Burcu SUNAR CANKURTARAN Perspektif
12 Ağustos 2026 Çarşamba

Sabah en geç 7’de kalkıyoruz. Tai Chi hareketleriyle yarım saatlik hafif bir egzersizle fasyamızı açıyor, lenf sistemimizi aktif hale getiriyoruz. Yüzümüzdeki şişkinliği gidermek için ayna karşısında mutlaka kuru fırçalama yöntemiyle yüzümüze masaj yapıyoruz. Ardından tabii ki anti-aging kremleriyle aşağıdan yukarıya yüzümüzü dairesel masaj hareketleriyle nemlendiriyor ve canlandırıyoruz. Göz altlarında koyu renk torbalarımız varsa, bu bölge için ayrı bir krem kullanıyoruz. Kahvaltıyı asla atlamıyor, yeşillikler ve protein olarak iki yumurtayla hafif ama güçlü bir kahvaltı yapıyoruz. Giyinip dışarıya çıkarken kesinlikle bluzumuzu pantolonun üzerine bırakmıyor, içine sokarak bir de kemer takıyoruz. Zamansız, nötr renkli, şık parçalarla giyindikten sonra, makyaj yapmış izlenimi vermeyen makyajımızı mutlaka yapıyor, bileklerimizi ve boynumuzu takıya boğuyor, sonra aceleci değil yavaş ama kararlı adımlarla dışarı çıkıyoruz. Gün boyu özgüvenli bir kadın olduğumuzu asla unutmuyor, gün içinde bol bol “hayır” diyoruz. Sınırlarımızı çiziyor, aşmaya çalışanlara fazla açıklama yapmadan, kısaca ve kararlı bir şekilde fikrimizi beyan ediyoruz. Sürekli telefonumuzu kontrol etmiyor, acil olmayan hiçbir telefonu açmıyor, odaklandığımız işlerin kesintiye uğramasına izin vermiyoruz. Gün içinde bol bol su içmeyi unutmuyoruz. Hatta gün ortasında beş dakika bile olsa meditasyona zaman ayırıyor, derin nefesler alıyor, aldığımızdan daha yavaş şekilde veriyoruz. Kendimizi ödüllendirmek için evimize dönerken bir buket çiçek alıyoruz. Biz bunu hak ediyoruz. Eve geldikten sonra ılık bir duş alıp günün yorgunluğunu atıyor, saç maskemizi saç uçlarımıza uygulamayı unutmuyoruz. Sonra yüzde yüz pamuklu, hava alarak ter ve bakteri oluşumuna izin vermeyen taytımızı giyerek egzersizimizi yapıyoruz. Yeşil detoks içeceğimizi de içmeyi unutmuyoruz tabii. Hafif bir akşam yemeği için fırında somon ve bol salata tercih edebiliriz. Sonrasında istersek arkadaşlarımızla bir saatlik bir akşam buluşmasına giderek bir kadeh şarap içebilir, istersek okuma köşemize özel olarak aldığımız lambaderimizin altında berjerimize kurulup bir fincan yeşil çay eşliğinde kitap okuyabilir, istersek sağlıklı bir atıştırmalık eşliğinde abajurumuzun tatlı sarı ışığının yansımasıyla bir film izleyebiliriz. Yatmadan önce rahatlamaya yönelik Tai Chi hareketlerimizi unutmuyoruz; elbette yatmadan önceki yüz bakım rutinimizi de. 40+ yaş grupta anti-aging ürünlerin daha iyi işe yaraması için tonik ve serum da şart. Uykuya geçişimizi kolaylaştırmak için küçük bir şükür meditasyonu iyi bir fikir olabilir. Saten yastık kılıfı kullanırsak yüzümüzün kırışma riskini azaltmış oluruz. Rüya görürsek, hemen kaydetmek için başucumuzda bir rüya defteri bulundurmak oldukça işe yarayacaktır.

Allah iyiliğinizi versin! Ne çamaşırı, ne bulaşığı! İş stresi diye bir şey zaten olamaz, zira meditasyon yapıyorsunuz! Çocuğunuz mu var? E niye yaptınız ki? Neyse madem yaptınız, öyleyse modern ve bilge bir anne olmanın yollarını da aktarmak görevimiz. Bir kere, çocuğunuzu hayatınıza katmanız lazım. Örneğin sabah ve akşam Tai Chi hareketlerini birlikte yapmayı deneyebilirsiniz. Fasyasının açılması ona da iyi gelecek, okuldaki odaklanmasını arttıracaktır. Okul dönüşü çocuğunuz sağlıklı atıştırmalıklarla günün yorgunluğunu atarken, siz de kendinize zaman ayırabilirsiniz. Ödevleri mi var? Ödevlerini yapmak çocuğunuzun sorumluluğunda. Küçük yaşlardan itibaren bu düzeni uygulasaydınız bunu şimdiye kadar öğrenmiş olurdu. Neyse, olmuş artık. Onu yüreklendirin, ama asla ödül teklif etmeyin, onun yerine ödevlerini yapmaya da kalkmayın. Akşam yemeğinde somon istemediğini söylüyorsa, ona kendi yemeğini hazırlamasının kendi sorumluluğu olduğunu söyleyin. Eşiniz mi var? Bu da hesapta yoktu ama sorun yok, Tai Chi’yi neden toplu bir aile aktivitesine çevirmiyorsunuz? Kitap okumak istediğiniz akşamlar bunu yine bir aile aktivitesi olarak yapabilir, hatta evinizde küçük çaplı bir okuma kulübü kurabilirsiniz. Film izleyeceğiniz akşamlarda da üçünüzün de hoşuna gidecek ortak bir film bularak izleyebilir, hatta isterseniz sonra ailece bir film tartışması yapabilirsiniz. Eşiniz maç mı izlemek istiyor? Evinizde ikinci bir televizyon varsa bu sorunu aşmak oldukça kolay olacaktır. Yok mu? İkinci bir televizyon alın, böylece bireysel alanlarınızı daha rahat şekilde sınırlandırabilirsiniz. Çocuğunuzun ertesi gün giyeceği okul formasını henüz yıkamamış olmanız önemli değil. Önemli olan, çocuğun annesini özgüvenli ve mutlu görmesidir. Sizi kendisine rol model alacağını lütfen unutmayın. Hangisini daha rahat kaldırabilirsiniz bir düşünün: Çocuğunuzun bir kereliğine kirli üniformayla okula gitmesi mi, yoksa arkadaşlarınızın kırışıklıklarınızdan bahsedip küçük dokunuşlarla daha güzel ve çekici görüneceğinizi söylemesi mi? Yani siz de bir beş kilo verseniz, plajda yürürken daha özgüvenli olmaz mısınız? Eşinizin göbeği mi? Neticede onun bedeni, onun kararı. Sizin bacaklarınız, kalçalarınız, göbeğiniz, göğüsleriniz, hepimizin kararı. Ne demek Yunanistan’da kimse kimseye bakmıyor? Bir kere Yunanistan plajlarında artık çok Türk var. İkincisi yani resim çekip koymayacak mısınız sosyal medyaya? Peki Yunanistan’da nereye gidecekseniz, orayı çalıştınız mı? En iyi plaj, en lezzetli kalamar nerede falan? Tamam, o iş bizde.

Hadi siz yatın, saat kaç oldu, tatil resimlerinde yüzünüz gözünüz şiş çıkmasın! Gerçi filtreyle de hallederiz ama o zaman “no filter” yazamazsınız. Yani 21. yüzyıl kadınları çok şanslı, her şey elinizin altında, her şeyi sizin için hallediyoruz! Yalnız bence çocuğu almadan gidin tatile, resimlere falan hep girmeye çalışıyorlar, bir de filtrenin bile kapatamayacağı bir yorgunluk yapıyorlar. Yani, siz bilirsiniz tabii yine!

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün