ELUL: İlahi merhamet ve bağışlanma dönemi

Roş Hodeş Elul´dan, Yom Kipur´a kadar olan kırk günlük dönem, merhamet ve bağışlanma zamanı; teşuva (Tanrı´ya dönüş ve tövbe) için en elverişli dönem olarak kabul edilir. Kişinin bu dönemdeki en güçlü yardımcıları, Teşuva (Tanrı´ya, özümüze dönüş), Tefila (Tanrı´ya bağlanmak) ve Tsedaka´dır (Tanrı´nın bize bağışladıklarını adaletli bir şekilde dağıtmak). Bu yıl Elul ayının başı-Roş Hodeş Elul, 13 Ağustos Perşembe ve 14 Ağustos Cuma günleridir.

Nazlı DOENYAS Kavram
11 Ağustos 2026 Salı

Yahudi takviminin on ikinci ve son ayı olan Elul, geçtiğimiz yıl ile gelen yeni yıl arasında bir köprü kuran özel bir zamandır. Bu dönem, bulunduğumuz noktayı ve kendimizin daha iyisine ulaşabilmemiz için yürümemiz gereken yolu değerlendirdiğimiz; geçmiş yılı ve içindeki negatiflikleri, onlardan geren derslerimizi aldıktan sonra geride bırakırken, yeni umutlar, yeni kararlar ve yeni bir heyecanla yeni yıla hazırlandığımız bir fırsat zamanıdır. Geleneksel olarak Elul, içe dönme ve iç muhasebesi yapma-heşbon nefeş ayıdır. Kişi, geçtiğimiz yıl boyunca yaptıklarını ve manevi gelişimini gözden geçirir, yaklaşmakta olan Yamim Noraim (Ulu Günler) Roş Aşana ve Yom Kipur'un kutsal atmosferine hazırlanır.

Elul ayından itibaren çalınan şofarın sesi, iç dünyamızın derinliklerine inebilmemiz, saf ve Tanrısal özümüze ulaşabilmemiz için bize güç ve cesaret verir, hayatımızı samimiyetle sorgulamamız için bizi uyandırmaya çalışır.

Çoğunlukla ‘Merhamet Ayı’ olarak anılan Elul ayı, kendisinden önce gelen ve işlediğimiz günahlardan dolayı halkımızın yaşadığı büyük felaketlerle anılan Tamuz ve Av aylarını izler. Tamuz ayında (17 Tamuz-Şiva Asar BeTamuz), İsrailoğulları altın buzağı günahını işlemiş, Av ayında ise  (9 Av-Tişa BeAv) Yeruşalayim'deki Kutsal Tapınaklar yıkılmıştır.

Bununla birlikte, Yahudilikte günah ve yıkımın bulunduğu yerde bile merhamet vardır. Elul ayının ilk günü Roş Hodeş Elul, Moşe üçüncü kez Sina Dağına çıkar ve Yom Kipur'a kadar sürecek kırk günlük bir dönem boyunca orada kalır. Yom Kipur'da ikinci taş levhalarla/ Luhot ile birlikte, Tanrı'nın sunduğu içten ve tam bir bağışlanma mesajını da beraberinde getirerek dağdan iner.

Moşe Rabenu’nun üçüncü kez Sina Dağına çıktığı ve Yom Kipur’da indiği bu kırk gün, Tanrı'nın Yahudi halkına büyük merhametini gösterdiği günlerdi. O günden bu yana Roş Hodeş Elul -bu yıl 13 Ağustos Perşembe ve 14 Ağustos Cuma’dan- Yom Kipur -bu yıl 21 Eylül Pazartesi gününe kadar- olan bu dönem, merhamet ve bağışlanma zamanı; teşuva (Tanrı'ya dönüş ve tövbe) için en elverişli dönem olarak kabul edilmektedir.

Elbette ki Tanrı’ya dönüş, içsel muhasebe, Tanrı’nın merhametini dilemek için senenin her günü çok uygun yeni bir fırsat günüdür. Ancak tarihte bu 40 günlük dönemde Yüce Tanrı İsrailoğulları’nı altın buzağı günahından sonra affederek merhametini gösterdiği için, bilgelerimiz bizim de bu dönemin yüksek potansiyel ve gücünden faydalanabilmemiz için ruhsal hazırlığımıza Elul ayından başlamamızı önerir.

Kişinin bu dönemdeki en güçlü yardımcıları, teşuva (Tanrı’ya, özümüze dönüş), tefila (Tanrı'ya bağlanmak) ve tsedaka’dır (Tanrı'nın bize bağışladıklarını adaletli bir şekilde dağıtmak).

Bu yıl Elul ayının başı-Roş Hodeş Elul, 13 Ağustos Perşembe ve 14 Ağustos Cuma günleridir.

2448 yılının olayları

Rabi Shraga Simmons, Yahudi bayramlarının birçoğunun, Yahudi tarihinin en önemli yıllarından biri olan 2448 yılına (MÖ 1312) dayanan olayları andığını belirterek, bu yılın olaylarına şöyle dikkat çeker.

Yaklaşık 3338 yıl önce, Yahudi takvimine göre 2448 yılında, Yahudi halkı Tanrı’nın Eli ile Mısır'da 400 yıl süren kölelik hayatından kurtarılır. Bu kurtuluş, İlk Doğanların-Behorların -Ölümü belasından sonra gerçekleşir. Tarih, Nisan ayının 15'i idi ve bu gün ilk Pesah (Hamursuz Bayramı) kutlaması olarak tarihe geçer.

Mısır Çıkışından bir hafta sonra, Mısır ordusu Mısır’dan Çıkan İsrailoğulları’nın arkasından giderken, Kızıldeniz ikiye ayrılır ve Yahudi halkı kuru toprak üzerinde yürüyerek karşı kıyıya geçer. Bu mucize, Pesah Bayramı'nın yedinci gününde gerçekleşir- Şevii şel Pesah.

On Emir ve Sina Dağı

Bundan elli gün sonra, Şavuot Bayramı'nda Tanrı, Sina Dağında geçmiş ve gelecek tüm Yahudilerin arasında Varlığı’nı açığa çıkararak Yahudi halkına On Emir'i verir. Sina'da Yahudiler, Adem ile Havva'nın Cennet Bahçesinde sahip oldukları ölümsüzlük düzeyine yeniden ulaşmışlardı.

Moşe'nin Sina Dağı'na ilk çıkışı

Bu vahyin ardından Moşe Rabenu, Tora'nın ayrıntılarını doğrudan Tanrı'dan öğrenip sonrasında halka aktarmak üzere Sina Dağına çıkar. Kırk günün sonunda Tanrı, üzerinde On Emir kazılı olan, şekil ve boyut bakımından birbirinin aynısı iki safir taş levhayı Moşe'ye verir.

Altın buzağı

Tamuz ayının 16. gününde, Moşe henüz dağdan dönmeyince Yahudi halkı paniğe kapılır. Kendilerine yeni bir ‘önder/aracı’ arayışında bu panikle bir altın buzağı yaparlar. Bunun üzerine Tanrı'nın ilahi korumasını simgeleyen Onur Bulutları/Ananei AKavod onları terk eder. Böylece Yahudiler Sina’da ulaştıkları manevi yüceliklerini kaybeder ve yeniden ölümlü hale gelirler.

Tamuz ayının 17. gününde Moşe Rabenu dağdan iner; aşağıda altın buzağıyı ve halkının yaptıklarını görünce On Emir levhalarını kırar, altın buzağıyı yok eder ve bu günaha katılanları cezalandırır.

Moşe'nin ikinci kez Sina Dağına çıkışı

Tamuz ayının 19. gününde Moşe Rabenu, Yahudi halkının bağışlanması için yalvarmak üzere yeniden Sina Dağına çıkar. Büyük bir içtenlikle dua eder ve bu kırk günün sonunda Tanrı, atalarının (Avraham, Yitshak ve Yaakov'un) liyakati sayesinde Yahudi halkını yok etmemeyi kabul eder. Av ayının son gününde Moşe Rabenu halkın yanına geri döner. Yaşamları bağışlanmıştı; ancak işledikleri günah henüz affedilmemişti.

Moşe'nin üçüncü ve son kez Sina’ya çıkışı

Moşe, Roş Hodeş Elul'de bir kez daha Sina Dağına çıkar ve orada yine kırk gün kalır. Neden kırk? Rabi Shraga Simmons buna şöyle bir yorum getirir: “ Çünkü kırk, Yahudi geleneğinde arınma ve temizlenmeyi simgeleyen bir sayıdır. Nuh Tufanının yağmurları kırk gün sürdü; aynı şekilde, ritüel arınma havuzu olan mikve de en az kırk seah (geleneksel hacim ölçüsü) su içerir.”

Böylece üç çıkışta Sina Dağında geçirdiği toplam süre 120 güne ulaşır. Geleneklerimize göre,  o günden sonra Elul ayı, Tanrı'ya yakınlaşmak için özel bir dönem olarak kabul edilir. Kırk günün sonunda, Tişri ayının 10. günü, Moşe, Tanrı’nın ona verdiği ve ilkinin yerine geçecek olan ikinci taş levhala/Luhot ile Sina Dağından iner.

Moşe dağdan halka müjdeli haberlerle indi: Tanrı ile İsrail halkı arasındaki birlik yeniden kurulmuş, bozulan ilişki onarılmıştı. O tarihten sonra Tişri ayının 10. günü, gelecek bütün nesiller için bağışlanma günü olarak ilan edildi. Bu gün, Yom Kipur (Kefaret Günü) olarak kutlanmaktadır.

Sonuç

Elul, Yahudi takviminde Roş Aşana'dan önce gelen son ay olduğu için, geride kalan yılın muhasebesini yapma ve yaklaşan yeni yıla hazırlanma dönemi olarak görülür. Bu yönüyle Elul, teşuvanın (tövbe, Tanrı'ya dönüş ve bağışlanma) ya da kişinin manevi anlamda yeniden arınmış bir duruma dönüş zamanı olarak kabul edilir.

 Geleneklerimize göre, Elul ayının başı olan Roş Hodeş Elul'de Moşe Rabenu üçüncü kez Sina Dağı'na çıkar. Bundan kırk gün sonra, Yom Kipur'da, ikinci taş levhaları ve Tanrı'nın yüce merhametini ve bağışlamasını beraberinde getirerek dağdan iner.

Bu nedenle Elul ayı, teşuva, iç muhasebe ve manevi öz değerlendirme için ayrılmış, çok özel bir zaman dilimi olarak kabul edilir.

Kısa kısa Elul Ayı

Dünyanın ve insanoğlunun yaradılışının yıldönümü olan Roş Aşana ile başlayan Tişri ayından itibaren sayıldığı zaman Elul, senenin on ikinci ve son ayıdır. Tora’da ‘Birinci ay’ olarak sözü geçen ‘Nisan’ ayından saymaya başlandığında ise Elul, senenin altıncı ayıdır.

İsmi: Elul ismi hakkında en yaygın yorumlardan birinde, İbranice Elul sözcüğünü oluşturan dört harfin, Ezgilerin Ezgisi/ Şir AŞirim’de geçen ünlü bir ifadenin baş harflerini oluşturduğuna inanılır: "Ani LeDodi VeDodi Li/Ben sevgilime aitim, sevgilim de bana."

Bu ifadede geçen Sevgili birçok yorumcu tarafından Tanrı olarak anlaşılır.

Bu nedenle Elul, Tanrı ile olan ilişkimizi yeniden keşfetme, onarma ve bu ilişkiye yeniden bağlılık gösterme zamanı olarak görülür.

Rabi Rachel Gurevitz, bu kavramı şöyle açıklar: "Birbirinden uzaklaşmış iki sevgili gibi, biz de Tanrı ile yeniden daha güçlü bir ilişki içinde olmayı özleriz."

Gurevitz’e göre Elul, aynı zamanda yaşamımızdaki bütün ilişkilerimizi ve bağlarımızı gözden geçirme zamanıdır: Tanrı ile olan ilişkimizi, sevdiklerimizle olan bağlarımızı ve içinde yaşadığımız toplumla olan bağımızı. Elul ayında ‘ilişkiler ve bağlar, her şeyin anahtarıdır.’

Gurevitz, konuyu şöyle özetleyerek araştırmacı Brené Brown'ın şu sözünü aktarır: "Bağ kurmak, bu dünyada bulunma nedenimizdir. Yaşamımıza amaç ve anlam kazandıran şey budur."

Çıkış yeri: Elul ayının ilk günü-Roş Hodeş Elul’de Moşe Rabenu İsrailoğulları’nı affetmesi için Tanrı’ya yakarmak üzere üçüncü kez Sina Dağına çıkar. Bu arada İsrailoğulları da kendilerini manevi açıdan geliştirmeye çalışarak, kalplerinin derinliklerinden hissederek, dua ederek, şofar çalarak teşuva yapar ve Tanrı’ya dönerler. Roş Hodeş Elul’den 40 gün sonra Yom Kipur’da Moşe Rabenu elinde ikinci On Emir levhalarıyla Sina Dağından indiğinde İsrailoğulları altın buzağı günahından dolayı affedildiklerini anlarlar. Elul ayından başlayan ve Yom Kipur’a kadar süren bu 40 gün, tüm zamanlar için ilahi rahmet ve bağışlanma ayı olarak kabul edilir. Bu nedenle Roş Hodeş Elul’den başlayan kırk gün, bir içe dönüş, Tanrı’ya dönüş ve insanın kendisiyle hesaplaşma dönemidir. Bu süreçte Yahudiler aynen atalarının yapmış olduğu gibi davranışlarını gözden geçirir, samimiyetle bir durum değerlendirmesi yapmaya çalışır, eksik ve hatalı olduğu noktaları bulmaya, bunları tamamlamaya niyet eder, teşuva yapar, ‘Ulu Günler’ Roş Aşana ve Yom Kipur’a tüm benlikleriyle hazırlanmaya başlar.

Ne yapılır? Elul ayının ana temaları arasında; Kralımız Tanrı’nın bu ay her zamankinden daha yoğun bir şekilde halkının içinde, daha da ulaşabilir olduğunun farkındalığı, teşuva-tefila-tsedaka kavramlarının içeriği üzerine bilgi edinmek, bunları hayatımıza dahil etmek ve arttırmak, özür dilemek ve affetmek, mezuza ve tefilinleri kontrol ettirmek, Teillim okumak, dualara 27. mezmuru eklemek, sabaha karşı yapılan Selihot dualarına katılmak (Selihot dua saatleri, bültenlerden/ sinagog Rabilerinden takip edilebilir) ve Selihot dualarının temelini oluşturan Tanrı’nın On Üç Merhamet Özelliği’ni anlamaya ve bunları örnek alarak hayatımıza entegre etmeye çalışmayı sayabiliriz. 

Tanrı’nın On Üç Merhamet Özelliği- Özellikle Selihot dualarında ve Yüce Kutsal Günler (Ulu Günler) Yamim Noraim’de defalarca tekrarladığımız Tanrı’nın On Üç Merhamet Özelliği /Midot Arahamim, Tora’da şöyle belirtilir: “Aşem, Aşem, Tanrı, Merhametli, Lütufkâr, Öfkesini Geciktiren, İyilikte Cömert, Gerçek, İyilikleri bin nesil için hatırda tutar, bile bile, kasıtlı işlenen günahları ve dikkatsizlikle işlenen günahları affeder, temizler” (Şemot 34:6-7).

“Ad., Ad., El rahum vehanun, ereh apayim verav hesed veemet, notser hesed laalafim, nose avon vafeşa, vehataa venake”

Bugün için mesajı: Bağışlanma ayı ve merhamet ayı olan Elul ayı, Tora yorumcuları tarafından ‘Kral’ımız Tanrı’nın tarlada olduğu ay’ olarak da bilinir.

Günümüzde çoğumuzun tarlası olmasa da Ann Goldberg bu benzetmenin anlamını şöyle yorumluyor: “Kral, yani Göklerdeki Babamız, Elul ayında bizimle buluşmak için bize yaklaşır; ister tarlada, ister mutfakta, ister iş yerinde, ister okulda olalım. Bizim O’na dönmemizi istediği için aramızdaki mesafenin yarısını kendisi kat eder; bizi cesaretlendirmek ve yardım etmek üzere bize yaklaşır. Geçtiğimiz yıl işlediğimiz günahlardan dolayı pişmanlık duymamızı ve yaşamımızda yeni bir sayfa açmamızı ister. Bu dönemde O'na ulaşmak daha kolaydır; çünkü O bize her zamankinden daha yakındır.”

Goldberg, her yıl Elul ayını sabırsızlıkla beklediğini ve nedenini şöyle açıklıyor: “Mükemmel olmaktan çok uzak olduğumu biliyorum. Belki etrafıma karşı her zaman davranmam gerektiği gibi davranamadım. Belki başkalarına yardım etme fırsatlarını kaçırdım; belki yalnız bir insana içten bir gülümseme sunmak ya da hasta bir dostuma bir öğün yemek hazırlamayı teklif etmek gibi basit ama değerli fırsatları değerlendiremedim. Fakat Elul ayında bu hatalarımı telafi etmeye ve daha iyi bir dost, daha iyi bir komşu ve daha iyi bir Yahudi olmak için elimden gelenin fazlasını yapmaya kararlıyım.

Belki Tanrı ile daha derin bir bağ kurmak için önümde duran kolay fırsatları da çoğu zaman değerlendiremedim. Ancak Elul ayında bunu değiştirmekte kararlıyım.

Rabi Zev Leff, bu düşünceyi bir ev inşa etmeye benzetir. Bir inşaat ustası, evin sağlam ve güvenilir bir temel üzerine kurulabilmesi için evin temelinde özellikle daha dayanıklı malzemeler kullanır. Aynı şekilde Elul da yeni yılın temelidir; bu nedenle de güçlü ve sağlam olması gerekir. Böyle bir temel atıldığında, sonraki aylarda iyi niyetlerimiz zamanla zayıflasa bile, sağlam temelin etkisi yaşamımız üzerinde varlığını sürdürmeye devam eder.”

Ann Goldberg, Elul ayında Tanrı’nın ona yakın olduğunu, sanki omuzunun üzerinden ona baktığını hissettiğini belirtiyor. Ama bu bakış yargılayıcı değil, aksine teşvik edici ve destekleyici bir bakış. Goldberg, bu küçük kişisel gelişim adımlarından bazılarının bir aydan daha uzun süre kalıcı olmasını umut ederken, öyle olmasa bile, bu çabanın bile yine de her şeye değeceğinin ve onu ileriye götüreceğinin güvenini deneyimlediğini ifade ediyor.

Elul Ayı ve Önemi, Felsefesi, Elul Ayında Kişisel Gelişim Egzersizleri, Kaderimizi Belirleyen Ay:

http://www.sevivon.com/index.php?option=com_content&view=article&id=502:elul-ayinda-kisisel-gelisim-egzersizleri&catid=75&Itemid=246

Not: Yazıda kısa bir özet olarak verilmiş olan bilgiler, okuyucuya bu konular hakkında fikir vermek amacıyla El Gid Para El Pratikante (Gözlem), sevivon.com, https://unpacked.media, https://www.jewishindianapolis.org, https://ots.org.il, https://blogs.timesofisrael.com, https://www.torahmates.org, https://www.jnf.org; aish.com sitelerinden derlenerek hazırlanmıştır.

Toplumların farklı gelenekleri ve uygulamaları olabildiği için Bayramlar ve özel günler hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, toplumların kendi Rabi’lerine başvurması gerekir.

Yazı, konu hakkında bulunabilecek sayısız değerli yorumdan sadece sınırlı bir bölümü içermektedir.

*Katkıları için Rav İzak Peres’e teşekkür ederiz.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün