Umuda, sevgiye, içsel memnuniyete ve en derin amaçlarımızı ve hayallerimizi gerçekleştirmeye doğru
60 Günlük Yolculuk
R.Simon Jacobson
Çeviri: Lizet DeAdato
YOLCULUK BAŞLIYOR
Şu sahneyi gözünüzün önüne getirin:
Evli biri, eşini en kötü şekilde aldatmıştır-ilişkilerinin özüne leke sürmüştür. Güven denen o narin şey kırılmıştır.
Ortaya şöyle bir sorun çıkıyor:
Zarar görmüş olan bu ilişki onarılabilir mi, böyle büyük bir ihanetten sonra tekrar kurulabilir mi?
40 gün boyunca, “iman dolu bir çoban” arabuluculuk yapmaya çalışır. Tatlı sözler söyler, yalvarır, dua eder ve eşleri barıştırmak için elinden geleni yapar. Ancak tüm çabalar boşunadır.
Sorulması gereken soru :
Bu arabulucu pes mi etsin, yoksa barış çabalarında ısrarcı olmaya devam mı etsin? Bu göz ardı edilecek bir soru değil. İşin ucunda sadece ilişki değil, hayatın kendisi vardır.
İşte Elul ayının özü budur.
Yahudiler Tanrı’ya en kötü şekilde ihanet etmişlerdir: Tarihin en önemli anı sayılan Tanrı ile Sinay Dağında karşılaşma olayından sadece 49 gün sonra, Altın Buzağı’yı inşa ederler! Üstelik Tanrı’nın başka tanrılara tapmama emrini açıkça kabul ettikten sonra!
Yahudilerin ne yaptıklarını gören Moşe, Tanrı’dan aldığı taş levhaları parçalar ve halkının affedilmesi için dua etmek üzere dağa geri döner ve 40 gün orada kalır. Ancak boşunadır. Tanrı merhamet etmeyecek ve affetmeyecektir. Bu 40 günlük süreye “Gazap Günleri” adı verilir.
Ancak Moşe vazgeçmez. 40 gün boyunca bin bir şekilde rica ettikten sonra, soğukkanlılığını bozmadan dağa geri döner ve 40 gün daha orada kalır.
İşte Elul ayının gücü, Moşe’nin Tanrı’nın merhametine olan sarsılmaz inancından gelir. Bu güç, umudun gücüdür. Gerçek umut, durmak bilmeyen, ısrarlı ve sarsılmaz bir güçtür. Sonsuz umudun gücü-Tanrı’ya ve Onun sonsuz bağışlama ve merhamet gücüne olan sınırsız inancın, Tanrı’nın bize olan inancının, bizimle Tanrı arasındaki koşulsuz sevgi ve ‘tam’ inancın gücüdür. (Zira sonuçta, Tanrı’ya ihanet ettiğimiz zaman aynı zamanda, kendimize-ruhumuza, özümüze, İlahi isteğimize ve hayattaki en büyük görevimize ihanet etmiş olmuyor muyuz?)
Sonunda, 40 gün sonra, Kipur Gününde, Moşe’nin çabaları sonucunu verir.
Elul, Moşe’nin yolculuğunun öyküsüdür. Tehlikeye düşmüş olsa bile, gerçek ve kalıcı bir ilişki kurmanın öyküsüdür. Moşe’nin Elul deneyimi, “Kral’ın meydanda olduğu” ve Merhameti’nin On Üç Özelliğini ışık gibi saçtığı bu ay boyunca, bize özel bir sevgi ve merhamet enerjisi sağlar.
Kabala’nın mistik terminolojisinde, isim cennet ile dünya arasındaki aracı sayılır. Bunu, film makinesinin arasından parlayan beyaz ışığa şekil ve renk vermek için sarılmış bir filme benzetebiliriz. Işık, film makineye sarılmadan önceki gibi parlar, ışık değişmemiştir, o hala beyaz bir ışıktır. Ama ışık ile ona şekil ve kimlik veren perde arasına bir aracı girmiştir.
Bu benzetmede, ruhsal enerji beyaz ışık, isim de filmin kendisidir. Bir ismin İbrani harfleri ondan yayılan ruhsal enerjiye şekil ve kimlik verir. İşte bu yüzden, bir ismin çok büyük bir gücü vardır.
Elul adı dört İbranice harften oluşur:
Alef-“e”, “i” veya “a” olarak telaffuz edilir,
Lamed-“l” olarak telaffuz edilir,
Vav-“u”, “o”, veya “v” olarak telaffuz edilir,
Lamed –aynı.
Elul ismi bir akronimdir, ya da şöyle söyleyebiliriz: Tora’daki beş farklı pasukta, dört harfinden her biri farklı bir kelime için kullanılmıştır: bu kelimelerin her biri de, bize Elul ayının ruhsal enerjisinin farklı bir yönünü anlatır.
ELUL SÖZCÜĞÜNÜN BEŞ FARKLI KULLANIMI
1) Elul, Kral Şlomo’nun “Ezgilerin Ezgisi” (6:3) olarak bildiğimiz çok dokunaklı ve manevi yönü çok güçlü şiirinin bir mısrasının harflerinden oluşur.
Ani l’dodi v’dodi li
“Ben sevgilim için varım, sevgilim de benim için var”
Elul sevgi ayıdır. Elul ayında Tanrı’ya ulaşma yolunu bulur ve geçmiş yıl yaptığımız hatalar ve işlediğimiz günahlar ile neden olduğumuz manevi yıkımı onarmaya çalışırız. Tanrı bizim girişimimize cevap verirken, O’nun bize olan sevgisini hissederiz. Bizler “ben sevgilim için varım” derken, aşağıdan yukarıya doğru, Ona ulaşırız; O da “sevgilim benim için var” diye bize yukarıdan cevap verir. Bu, aynı zamanda duanın da özünü oluşturur. Böylece Elul, Tanrı ile olan ilişkimizin karşılıklı olduğunu, diğer bir deyişle sevgi dolu bir ortaklığı ifade eder.
2) Elul, Megilat Ester’de hüznün sevince, matemin bayrama dönüştüğü, insanların birbirlerine lezzetli yiyecekler ikram ettiği, fakirlere hediyeler gönderdiği bir aydan bahseden bir pasuğu temsil eder.
İsh lerei’eihu umatanot la’evyonim
“Her kişiden dostuna ve fakirlere hediyeler”
Bu pasukta Elul ayının sevgi yönünü- özellikle iyilik ve yardımseverlik ile insanlar arasında yer alan dayanışmayı, birleşmeyi görürüz. Bunun yanında Elul ayı, Av ayının yıkımı ile Tişri ayının bağışlayıcılığı arasında bir köprü vazifesi görür. Diğer bir deyişle, Elul ayı, bir teselli ve merhamet ayıdır.
3) Elul aynı zamanda, kazara bir başkasını öldürmüş bir kişinin, kurbanın ailesinin öfkesinden korunmak için kurulan “sığınak şehirlerden” bahseden Mısır’dan Çıkış-Şemot Kitabında (21:13) bir pasuğun ilk harflerini oluşturur:
inah le’yado vesamti lash
“ona teslim ol, Ben senin için kuracağım…”
Tanrı’ya karşı işlenen her günah bir “cinayet” sayılır. Çünkü tıpkı ölüm gibi, günah da hayatın amacını ve özünü ihlal etmek anlamına gelir. “Kasıtlı” değildir, çünkü her birimiz özümüzde iyiyiz ve bütün günahlar gerçek içsel niyetimizin farkında olmadan, bu niyetteki bir sapmadan ortaya çıkar.
Bu pasuk bize, Elul ayının takvimde bizim için bir zaman sığınağı olarak kurulduğunu anlatır-her koşulda ve her sene geri döner. Aynı zamanda, Elul’un Tora ile bağlantısını anlatır, çünkü bilgeler bize “Tora’nın sözcüklerinin birer sığınak” olduklarını öğretirler.Elul bize birbarınak, kendimizi gözlemlemek, incelemek, bağışlanmak ve iyileşmek için kutsal bir mekân sağlar. Elul ayı, bundan sonra, kaza eseri işlenen hiçbir günahın ruhumuzun esas iyiliğine zarar veremeyeceğini çözümlediğimiz bir aydır.
4) Elul, Yahudilerin, günahlarının bedeli olan sürgünden sonra Erets Yisrael topraklarına geri dönüşlerini anlatan Devarim Kitabında (30:6) bir pasuğun ilk harflerinden oluşur.
et levavcha ve’et levav
“senin kalbin ve (çocuklarının) kalbi:”
Bu pasuk, Elul ayının bir teşuva, ya da tövbe ayı olduğunu-bir pişmanlık, bağışlanma ve uzlaşma dönemi olduğunu, gerçek benliğimizi ve ruhumuzun özündeki Tanrısallığın kıvılcımını tekrar keşfetmek için eski zamanlara dönüş yaptığımız bir dönem olduğunu anlatır.
5) Elul, tersten okununca, Kızıl Deniz yarılırken İsraillilerin söylemiş olduğu, günlerin sonunda son kurtuluşu ima eden şarkıdan söz eden Mısır’dan Çıkış-Şemot Kitabında (15:1) bir pasuğun harflerini oluşturur.
L’Hashem va-yamru leimor ashira
“bu şarkı Tanrı içindir ve şarkıda der ki “ben şarkı söyleyeceğim…”
Elul senenin son ayı olduğu için, dünyanın üstünde durduğu üç temel taşı olan-Tora, dua ve iyi davranışlar- ve bu temel taşlarını canlı tutan ve hedefe ulaştıran tövbe ve kurtuluşu, diğer bir deyişle varoluşun bütünlüğünü içerir.Ama her şeyden önce, bu ay bir umut ayıdır. Tanrı mükemmel olmayan bir varoluş yaratıp, ondan mükemmellik beklemez; bu nedenle, Elul ayı, bağışlanmanın ve kurtuluşun mutlaka geleceğine dair bir umut ayıdır. Şimdi, bu dönemde, her birimiz için bağışlanma ve kurtuluş imkanı, fırsatı vardır. Her sene bu ay, zamanın sonunda son kurtuluşu ve tüm varlığımızın amacının farkındalığını vaat ediyor. Tüm varlığımızın amacı, aslında bugünkü çabamıza ve çalışmamıza dayanıyor ve buna değer.
ELUL ve İÇE DÖNÜŞ
Senenin Sonu
Batı takviminde senenin son ayı olan Aralık ayının aksine, Yahudi takvimindeki son ay olan Elul ayı, genellikle Ağustos veya Eylül’e denk gelir. Elul, o dönemdeki bayramlarımız olan Roş Aşana ve Yom Kipur gibi Ulu Bayramlara ve yeni yıla hazırlık olarak kendimizi incelediğimiz ve kendimizle hesaplaştığımız bir ay olarak kabul edilir. Bu bakımdan, teşuva yaptığımız, yani pişmanlık içinde , asla geç kalmadığımızı, dua ederek kaderimizi değiştirebileceğimizi ve bağışlanacağımızı ümit ettiğimiz ve Tanrı’ya döndüğümüz bir aydır.
Elul ayı İlahi merhametin ayı sayılır, çünkü o ay Moşe, Tanrı’nın merhamet göstermesi ve bağışlaması için, son 40 gününü dağda geçirir. Moşe dağda iken, bir insanın Tanrı’yı en iyi tanıyabileceği mertebeye gelir ve Tanrı da ona “ Merhametinin On Üç Özelliği”nin sırlarını açıklar ve öğretir. (Mısır’dan Çıkış –Şemot- 33:18-34:6-7) Elul günlerine bu yüzden, “lütuf günleri” veya “merhamet günleri” deriz, çünkü bu dönemde Tanrı Moşe’yi dinlemeye hazırdı ve Moşe bağışlanma ve (ilişkilerini) yenileme yakarışlarında başarılı olmuştu. O günden sonra, Elul ayı İlahi merhametin ve bağışlanmanın ayı olur.
Elul ayının böyle bir güce sahip olmasının nedeni budur-bu ay “Kralın meydanda olduğu ve bütün halkı keyifle ve gülümseyen yüzüyle ağırladığı bir aydır. Tanrı’nın Merhameti’nin On Üç Özelliği her birimize ışık saçar. Elul ayı Tanrı ile O'nun halkı arasındaki derin sevgiyi su yüzüne çıkarır. Bu nedenle, bu ayı ve Yom Kipur ile biten 40 günlük dönemin tamamını dualara, şofar sesine, iç hesaplaşmaya ve teşuvaya adıyoruz.
Elul ayının ruhsal enerjisini, isminin taşıdığı çeşitli anlamlarında hissederiz. Bu anlamların her biri, bu dönemde yapmamız gereken manevi çalışmanın farklı yönlerini yansıtır.