Geçtiğimiz ay hikayelerle dolu bir dünya kupası yaşandı. Bu güzel turnuvanın ve etkinliğin anısına 2026 Dünya Kupası´nda kırılan en ilginç rekorlardan bahsetmek istedim.
Geçtiğimiz ay hikayelerle dolu bir dünya kupası yaşandı. Hem sahada hem de perde arkasında yüzlerce rekora ve başarıya imza atıldı. Bir o kadar rezilliğe de. Bu neredeyse her gün tarih baştan yazıldı. Şu an bu yazıyı yazarken FIFA Başkanı Gianni Infantino da 2026 Dünya Kupası’nın tarihin son dünya kupası olması için elinden geleni yapıyor. Bütün bu kaos devam ederken, bu güzel turnuvanın ve etkinliğin anısına 2026 Dünya Kupası’nda kırılan en ilginç rekorlardan bahsetmek istedim.
Tarihin en büyük dünya kupası aynı zamanda ilk defa üç farklı ülke tarafından ev sahipliği yapılan turnuva oldu. En güzel hikayelerden biri de dünya kupası tarihinin en skorer oyuncu rekorunun hem Messi hem de Mbappe tarafından kırılması. Aynı turnuva içinde rekorun iki kere el değiştirmesi çok nadir.
Teknik direktörü rekoru
Ama bu turnuva içinde apayrı (ve bir o kadar da özel) başka bir rekor üç kere el değiştirdi. Güney Afrika Teknik Direktörü Hugo Bross (Belçikalı teknik direktör, moda tasarımcısı değil), 74 yaşında dünya kupası tarihinin en yaşlı teknik direktörü oldu. Otto Rehhagel’in 16 yıllık rekorunu kıran Bross, ne yazık ki bu rekoru sadece birkaç saat elinde tutabildi. Çek Cumhuriyeti’nin Teknik Direktörü Miroslav Koubek, akranından yedi ay daha büyük olduğu için bu şanlı rekoru eline aldı. Koubek’in rekorunu ise Curaçao’nun Teknik Direktörü Dick Advocaat kırdı. 78 yaşındaki teknik direktör en az dört sene boyunca bu rekorun sahibi olacak.
Advocaat’ın rekorundan bahsederken bu rekoru ucu ucuna kaçıran iki teknik direktörü de anmamız lazım. Romanya Teknik Direktörü Lucescu eğer Türkiye karşısında oynadıkları maçı kazanabilseydi 80 yaşında dünya kupasına katılıp bu rekoru kıracaktı. Bir başkası de Gana Teknik Direktörü Carlos Queiroz. 73 yaşındaki teknik direktör eğer Gana bütün diğer ülkelerden önce oynasaydı Rehhagel’in rekorunu kırıp birkaç saat boyunca elinde tutacaktı.
Dünya kupası sırasında başka birçok ilginç rekor kırıldı. Tam olarak beş abi-kardeş ikilisi turnuvaya katıldı hatta bunların biri, iki farklı takımı temsil etti. Annesinin ülkesi olan Gana’yı temsil eden Derrik Luckassen’in abisi Brian Brobbey, doğdukları ülke Hollanda’yı temsil etti. Hem Luckassen hem de Brobbey gol sevinci yaşayarak annelerini gururlandırdılar.

Derrik Luckassen - Brian Brobbey
Messi, Ronaldo ve Ochoa altıncı kere dünya kupasına katılarak bu rekoru kırdılar. İngiltere için ise bu rekoru dördüncü dünya kupasına katılan Jordan Henderson kırdı. Bütün turnuva boyunca neredeyse hiç oynamayan Henderson, başka bir şey daha kırdı. Meksika maçı sonrasında yedek kulübesinden koşarak galibiyeti kutlarken Henderson düşüp kolunu kırdı. Bu liderlik performansı ise bu hafta açıklanması beklenen Chelsea transferi ile ödüllendiriliyor.

Jordan Henderson
Hakem rekoru
Herkes oyunculardan bahsediyor ama bu dünya kupası bir hakem de rekor kırdı. İran-Avustralyalı hakem Alireza Faghani ve Arjantinli Juan Pablo Belatti tarihte ilk defa dört farklı dünya kupasında hakemlik ve asistan hakemlik yaparak bu görkemli rekorun sahibi oldular. Arjantin ve hakem kelimesinin aynı cümle içinde çok yer aldığı bu turnuvada ben Belatti’nin başarısına odaklanmayı tercih ediyorum.

Bir başka inanılmaz istatistik ise finalden geliyor. Arjantin kalecisi Emi Martinez final maçı boyunca kalesinde gördüğü 11 şutu çıkarttı. Rakibi İspanyol kaleci Unai Simon ise bütün turnuva boyunca sadece on kurtarış yaptı. İspanyol takımının savunmasının ve sisteminin hak ettiği övgü tam olarak da bu.
Bu son rekor az da olsa önemli bir rekor olduğu için bu listeyi burada bitiriyorum. Şu an bu yazıyı yazarken FIFA ve bütün yerel federasyonlar birbirine girmiş durumda. Sadece birkaç adam milyonlarını milyar yapmak ve daha fazla güce sahip olmak için bu güzel etkinliği mahvetmeye çalışıyor. Tabii ki futbol 21. yüzyıldaki geri kalan her şey gibi para ve kazanma odaklı. Tarih her zaman kazananları yazacak ve bu tarihi tepedekiler yazacak. Bence spor severler olarak bize düşen de bu sporda sevdiğimiz ne varsa onu yaşatmamız. Şahsen bir ay önceki çeyrek final maçındaki gol atan oyuncuları hatırlamıyorum bile ama Henderson’un kolunu kırmasını uzun bir süre unutmayacağım.