Krasnaya Sloboda /Qırmızı Qəsəbə'yı duydunuz mu? -2

Kırmızı Kasaba, günümüzde Azerbaycan Kuba´da yer alan, 1700´lerin başında kurulmuş, ABD ve İsrail dışında, belki de dünyadaki yegâne Yahudi nüfustan oluşan halka sahip bir yerleşim yeri. Yazımın geçen haftaki bölümünde Krasnaya Sloboda´daki Dağ Yahudilerinin antik tarihten, kasabasının kurulmasına kadar geçen zamanda nasıl ortaya çıktığını, tarih boyunca yaşanılan savaşları işgalleri ve devletler arasında bu toprakların el değişmesini anlatmıştım. Bu hafta ise bu toplumun yakın tarihteki yaşantısından, sosyal hayatından ve özellikle mutfak kültüründen bahsedeceğim.

Nesim ŞALOM Perspektif
29 Temmuz 2026 Çarşamba

Günümüzde çatılarındaki kırmızı kiremitlerden dolayı ‘Kızıl Kasaba’ olaran anılan bu köy, 2-3 katlı malikaneler, sosyal alanlar, Dağ Yahudileri Müzesi, iki aktif sinagog, okullar, yeşivalar ve medeni yaşamın tüm özellikleriyle sıcak bir Shtetl (Yahudi Köyü) yeridir. Azerbaycan’daki ‘Küçük Kudüs’ olarak bilinir. Bu köyün birçok noktasında yer alan zengin süslemeli evler, yapılar ve Gilaki Sinagogu yerel mimar Hillel Ben-Hayyim’in tarzını yansıtır.

(Altı kubbeli Gilaki Sinagogu)

Çoğu ev ailelerin geleneksel olarak yaşadığı iki veya daha fazla katlı olup kapalı avlulara sahiptir. Bu sayede, diasporada daha az uygulanabilen, Sukot (Çardaklar) Bayramının yedi günü boyunca her evde çardak kurma adedi uygulanabilmektedir. Günümüzde orijinal 13 sinagogdan sadece ikisi hâlâ faaliyette olmasına rağmen bunların restorasyonu ve bakımları yapılabilmekte. Hatta ileriye dönük planlar arasında harabe sinagogların restore edilmesi de yer alıyor. Kırmızı Kasaba halkı, hala Juhuri adı verilen benzersiz bir dili konuşmakta ve geleneksel iş kolları olarak küçük ticarethaneler ve zanaat atölyelerinde çalışmaktalar. Buranın halkı Kuba'da halı dokumanın gelişiminde önemli rol oynamıştır. Menorah ve İbranice yazı gibi farklı Yahudi motiflerine sahip halılar hâlâ bazı evlerde ve müzelerde bulunabilmektedir.

(Menora desenli tipik bir Kuba halısı)

Krasnaya Sloboda’daki kendilerini Juhur olarak tanımlayan Dağ Yahudileri halen, bir Fars-Yahudi dili olan Juhuri konuşur, ikinci dil olarak da Azeri ve Rusça kullanırlar. Azerbaycan'daki Dağ Yahudilerinin bir diğer uzantısı ise Oğuzlardır. Ancak SSCB'nin çöküşünden sonra birçok kişi buradan Rusya ve İsrail'e göç etti. Bakü'de, 20. yüzyılın başlarında Dağ ve Gürcü Yahudilerinin eğitim aldığı bir spor salonu açılmıştı. Topluluğu bir arada tutmayı ve kültürün korunmasını amaçlayan önemli bir diğer merkez ise Aliyayev Kulübüydü.

(Kuba’da Yahudi kültür merkezi ve sosyal alanı)

Yahudi kızlar burada kendilerine özel spor salonlarında, kolejlerde, müzik okullarında ve hayır kurumlarında eğitim alırdı. Avrupa Yahudileri olan Aşkenaziler’in bir kolu da 1810'dan itibaren Bakü'de ortaya çıkmış ve 1832'de burada bir cemaati kurmuştu. İkinci dalga Aşkenaziler de II. Dünya Savaşı sırasında kaçarak buraya gelmişti. Buraya gelen bu cemaat, Bakü’deki kurumlarında kendilerine ait Aşkenazi Kültürü ve Yidiş dilini yaygınlaştırmaya başladılar. O dönemde Bakü’deki Yahudi nüfusun okuryazarlık oranı yüzde 83'tü. Mevcut sinagoglara ek olarak, Aşkenaziler 1910’da Merkezi Koro Sinagogu'nu inşa ettiler. İrfan yurdu olacak bu kurumların inşaatının bağışçıları arasında farklı dinlere mensup, tanınmış Azerbaycanlı petrol zenginleri Zeynelabidin Tagiyev ve Musa Naghiyev gibi hayırseverler de vardı.

Toplumda etkili olan Aşkenaziler’in, 1905-1920 yıllarında kendi siyasi partileri ve Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti (ADR) Parlamentosunda kendilerini temsil eden iki vekilleri vardı. Kendi dillerinde yayınlanan periyodik yayınların ve çeşitli toplum kuruluşlarının sahibiydiler.

Azerbaycan'daki üçüncü Yahudi grubu ise Kartveli Ebraeli, yani Gürcü Yahudileriydi. Bu grubun ilk mensupları, II. Tapınağın 70'te Romalılar tarafından yıkılmasından yaklaşık 700 yıl sonra Gürcistan'a geldi.

(Tiflis Sinagogu önünde Hanuka kutlaması)

Ebraeliler Ahıska, Batum, Gagra, Gori, Kutaisi, Kulashi, Oni ve Tiflis bölgelerinde yaşadılar. 18-19. yüzyıldan itibaren Ebraeliler de taşınarak Bakü'nün merkezine yerleşmeye başladı. Burada ticaret, zanaat ve bankacılıkla uğraştılar. Büyük Rus-Kafkas ticaret evleri, emtia borsaları, ticari bankalar ve şirketlerin ortaklarıydılar.

Yahudi Mutfağı

Biraz da yörenin yöresel Yahudi Mutfağından bahsedelim…

Dağ Yahudilerinin kendine özgü zengin ve doyurucu bir mutfağı vardır. Kaşerut kurallarını gözeterek hazırlanan bu yemeklerin tariflerini incelediğinizde büyük ölçüde Doğu Avrupa, Fars ve Türk yemekleriyle ortak unsurlar ve doğal olarak Azerbaycan mutfağının etkisi görünür.

Pirinç (osh), Dağ Yahudilerinin yemeklerinde ve genel olarak Azerbaycan mutfağında çok yaygındır. Orta Asya’dan gelmiş katmanlı bir pirinç yemeği olan Plov, içerisinde meyve ve sebze katkıları ile birlikte, kuzu, sığır ve tavuk etinin pişirilmesiyle yapılır.

(Plov yemeği)

Bizim bildiğimiz asma yapraklarından yapılan Dolma, birçok mutfakta beynelmileldir ama bu bölgede pirinç bazlı etsiz karışım yerine et, pirinç, soğan ve bolca taze otlarla doldurulur. Çorbalar, güveç benzeri bol etli; nane, kişniş ve dereotu gibi bölgenin yeşilliklerinden katılarak yapılır. Yaz aylarında ise serinletici yoğurt ile yapılan soğuk çorbalara kadar çeşitlilik gösterir.

Tabii ki, en meşhur lezzetlerinden mantıdır. Dağıstan'a Çerkezlere özgü mantı çeşidine Kurze deniliyor. İçi dana eti parçacıkları ile doldurulan hamur topları haşlanır ve sarımsak sirkesi sosuyla servis edilir. Ayrıca daha çok çorba kıvamında sulu ve Azerbaycan'a özgü Düşbere de otlarla tatlandırılan lezzetli bir mantı türü. 

(Kurze ve Düşbere mantıları)

Kafkas Dağlarında bolca yetişen kestane Dağ Yahudilerinin mutfağındaki yemeklerde çokça kullanılır ve ayrı bir lezzet verir. Plovlara, çorbalara, güveçlere eklenmesi yanı sıra, kestane ile yumurta bazlı bir yemek de yapılır: Khoyagusht. Didiklenmiş tavuk, kuzu eti, kıyılmış, soğan, kestane ve yumurta ile hazırlanan bir omlet, zerdeçal, tuz ve karabiber eklenerek kısık ateşte pişirilir ve yanında basmati pirinç veya hamursuz ekmeği veya lavaş ile servis edilir. Yerel dilde khoya yumurta; gusht et demektir.

(Hamursuz ile servis edilen Khoyagusht)

Purim’de yapılan tatlılar

Un, tereyağı, süt, yumurta, katık, tuz ve şeker ile hazırlanan geleneksel Azeri tatlısı Şekerbura. Öğütülmüş haşlanmış badem veya ceviz, yumurta akı, bal, baharatlar ile yapılan ve gül suyu ile tatlandırılan Hadjibada. Milföy yaprağına benzer ince ve çıtır dokulu ruloların içine badem içi, şeker ve kakule doldurulur, maya, süt, yumurta ve tereyağı ile hazırlanan hamur kat kat yağlanıp fırınlanan Badambura.

(Şekerbura, Hadjibada ve Badambura)

Pesah Bayramlarında buraya özgü Tara adlı bir çorba, ufalanmış hamursuz parçaları, ekşi erik sosu, ıspanak, kişniş, dereotu, sarımsak Frenk soğanı ile yapılır. Çoğu evde içine kestane de katılır.

Hanuka için bir tür tandır böreği olan Osh adında bir yemek yaparlar. Havuç, balkabağı, kuru meyveler, zerdeçal, kimyonlu balkabağı pilavı ve kızarmış patates mücverini çörek şeklinde pişirirler.

(Osh Böreği ve yanında eşlikçileri)

2012’de Krasnaya Sloboda’daki Yahudi Cemaati Başkanı Milikh Yevdayvey, bu mutfağın ve kültürün benzersiz güzelliğini şöyle özetlemişti: "Biz evimiz olarak gördüğümüz ve çoğunluğu Müslüman olan bu ülkede, lezzetli Kaşer yemeklerimiz ile buradaki insanların Helal yiyeceklerini bir arada bulabiliyoruz. Bu karşılıklı saygı bugün yaşadığımız bu dünyada sıra dışı gelebilir, ancak Azerbaycan'da yemek kültürü söz konusu olduğunda, hayatın birçok alanında olduğu gibi, adetlerimizi bir meydan okuma değil, bir bağ olarak görüyoruz.”

(Dağ Yahudileri Cemaat Başkanı Milikh Yevdayev)

Yazı dizisinin ilk bölümüne ulaşmak için: KRASNAYA SLOBODA / Qırmızı Qəsəbə'yı duydunuz mu? | Şalom Gazetesi

bitti

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün