•Eisenkot´un hem Aşkenaz/seküler tabandan, hem de savaştan bıkan Mizrahi tabandan oy alması bekleniyor. Anketlere göre Eisenkot´un partisi Yashar son düzlüğe girerken Likud ile başabaş gidiyor. Ama önemli olan seçim sonrası koalisyonun nasıl kurulacağı. Her parti her partiyle koalisyon yapmıyor. Mesela, Rusların partisi “Biz Araplarla koalisyona girmeyiz!” diyor. Haredilerin partisi, “Haredileri askere almak isteyen partilerle koalisyona girmeyiz!” diyor (Bu arada, toplumun üçte birinin askere gitmemesi Anayasa´ya aykırıdır diyen İsrail Anayasa Mahkemesi´nin kararı henüz uygulanmadı). Bu yüzden Eisenkot seçimi sandıkta kazanıp, masada kaybedebilir. Üstelik karşısındaki Bibi, İsrail tarihindeki en önemli politikacılardan biri. Ussal Şahbaz – www.ekonomim.com
İsrailli arkadaşlarımın olduğu bir WhatsApp grubundan hafta sonu mesaj geldi: “Bu kez komutan, Bibi’yi yenebilir.” Başka bir İsrailli arkadaş cevap yazdı: “Yirmi yıldır hep ‘komutan Bibi’yi yenebilir’ diyorsunuz ama olmuyor!”
Bahsettikleri komutan İsrail’in eski genelkurmay başkanı Gadi Eisenkot. 27 Ekim’de İsrail’de yapılacak seçimlerde Benjamin Netanyahu’nun (Bibi) karşısına çıkacak. Ülkedeki parlamento seçimleri sadece İsrail için değil, tüm Orta Doğu için de kritik öneme sahip. Bibi, İran Savaşı’ndan sonra boşta kalan “ezeli düşman” kotasını doldurmak için Türkiye’ye sardırdığından bizim de yakından takip etmemiz gereken bir süreç. Gelin İsrail siyasetini ve seçimden çıkabilecek sonuçları birlikte inceleyelim.
Gadi Eisenkot, İsrail’de tanınan bir siyasetçi değil. 2019’a kadar ülkenin genelkurmay başkanıydı. 2023’te Bibi’nin savaş kabinesine girdi; fakat kısa süre içinde ortaya çıkan bir anlaşmazlık nedeniyle kabineden ayrılarak kendi partisini kurdu. Eisenkot’un seçimde üç büyük avantajı var: Biri eski komutan olması. İsrail’in son 40 yıldaki sekiz başbakanının üçü eski komutan. Eisenkot dördüncüsü olabilir. Erkeklerin üç, kadınların iki sene zorunlu askerlik yaptığı bir ülkede eski komutanlara bu kadar siyasi ilgi normal. Eisenkot’un ikinci büyük avantajı ise Mizrahi Yahudileri’nden olması. İsrail kurulduğundan beri ülkedeki en büyük siyasi ayrım Avrupa kökenli Aşkenaz ve Ortadoğu kökenli Mizrahi Yahudileri arasında. 1980’lerden beri ülke siyasetinde belirleyici olan grup Mizrahiler. Bibi ise Aşkenaz. Bu konuyu aşağıda daha ayrıntılı olarak anlatacağım.
Üçüncüsü, Eisenkot’un oğlu son Gazze Savaşı’nda askerliğini yaparken öldürülmüş. Oğlunu yeni savaşta kaybetmiş bir emekli genelkurmay başkanı olarak iki devletli çözüm ve barış çağrısıyla seçime girebilecek kredibiliteye sahip. Dünyadaki birçok çatışmayı asker ve sağ kökenli siyasetçilerin bitirdiğini unutmamalı. Örneğin, Ariel Şaron 2005’te 8000 İsrailli askeri Gazze’den geri çektiğinde Belçika’da savaş suçlarından yargılanıyordu. Ömrü vefa etse, belki Batı Şeria’dan da geri çekilecekti.
…
Eisenkot’un hem Aşkenaz/seküler tabandan, hem de savaştan bıkan Mizrahi tabandan oy alması bekleniyor. Anketlere göre Eisenkot’un partisi Yashar son düzlüğe girerken Likud ile başabaş gidiyor. Ama önemli olan seçim sonrası koalisyonun nasıl kurulacağı. Her parti her partiyle koalisyon yapmıyor. Mesela, Rusların partisi “Biz Araplarla koalisyona girmeyiz!” diyor. Haredilerin partisi, “Haredileri askere almak isteyen partilerle koalisyona girmeyiz!” diyor (Bu arada, toplumun üçte birinin askere gitmemesi Anayasa’ya aykırıdır diyen İsrail Anayasa Mahkemesi’nin kararı henüz uygulanmadı). Bu yüzden Eisenkot seçimi sandıkta kazanıp, masada kaybedebilir. Üstelik karşısındaki Bibi, İsrail tarihindeki en önemli politikacılardan biri.
Tamamı : https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/israilde-komutan-bibiyi-yenebilir-mi/907866
Eisenkot’un seçim programının merkezinde 7 Ekim için resmi soruşturma komisyonu kurulması, ordunun yeniden yapılandırılması, asker açığının kapatılması, yedek kuvvetlerin düzenlenmesi ve ABD’yle ilişkilerin onarılması bulunuyor.
İsrail ordusu çok cepheli savaşların ardından ağır bir insan gücü sorunuyla karşı karşıya. Genelkurmayın değerlendirmelerine göre yaklaşık 15 bin asker açığı bulunuyor. Yıllardır yeniden göreve çağrılan yedek askerler tükenirken Netanyahu hükümeti ultra-Ortodoksların muafiyetini korumaya çalışıyor.
Eisenkot’un programı bu nedenle ordunun ve toplumun yıpranan savaş kapasitesini yeniden oluşturma programı olarak görülüyor.
Haaretz yazarı Carolina Landsmann ve Eisenkot’un yükselişini İsrail seçmeninin psikolojisi üzerinden açıklıyor. Buna göre Netanyahu’dan rahatsız olan sağ seçmen, Lapid’e veya Gantz’a oy verdiğinde kendisini siyasi saf değiştirmiş hissediyordu.
Eisenkot bu engeli ortadan kaldırdı.
Seçmen güvenlik anlayışından, milliyetçiliğinden ve Filistin politikasından vazgeçmeden Netanyahu’yu değiştirebiliyor. Likud’dan ayrılıyor ancak kendisini sola geçmiş saymıyor. Lideri değiştirirken siyasi kimliğini koruyor.
Eisenkot’un Netanyahu için şimdiye kadarki en tehlikeli rakibe dönüşmesinin nedeni de burada yatıyor.
Tamamı : https://www.odatv.com/yazarlar/gozde-sula/netanyahunun-rakibi-gadi-eisenkot-kimdir-120155559
İsrail'de bugüne kadar hiçbir siyasi parti, 120 sandalyeli Knesset'te tek başına çoğunluğu sağlayamadığı için hükümetler her zaman koalisyonlardan oluştu. Netanyahu'nun Likud Partisi, 2022 seçimlerinin ardından sağcı ve Ortodoks Yahudi partileriyle ittifak kurarak ülke tarihinin en milliyetçi kabinesini oluşturdu.
Toplam 68 sandalyeye sahip yedi partiden oluşan mevcut hükümet, kamuoyu yoklamalarına göre son seçimden bu yana halk desteğini kaybetti. Hükümete yönelik eleştiriler 7 Ekim saldırısını önleyememesi, Gazze'de Hamas'a, Lübnan'da Hizbullah'a ve İran'a karşı yürütülen çok cepheli savaşların giderek ağırlaşan maliyeti ile yönetimin bu cephelerin hiçbirinde uzun vadeli istikrara dönüştürememesi üzerinde yoğunlaşıyor.
Kamuoyundaki memnuniyetsizlik, hükümetin yargıyı zayıflatma ve iktidarı merkezileştirme girişimleriyle de arttı. Parlamentonun seçim tatiline girmesinden sadece birkaç gün önce koalisyon, tartışmalı bir dizi yasayı kabul ettirdi. Bunlar arasında, ordunun personel sıkıntısı yaşadığı yönündeki uyarılara rağmen ultra-Ortodoks erkeklerin askerlik muafiyetini sürdürmek, başsavcının yetkilerini azaltmak, medya üzerindeki hükümet kontrolünü artırmak ve yükseköğretimde cinsiyete dayalı ayrımı genişletecek düzenlemeler yer alıyor.
Temmuz ortasında ana akım medya kuruluşlarının kamuoyu yoklamalarının ortalamasına göre iktidar koalisyonunu oluşturan partilerin toplamda 51 sandalye kazanması bekleniyor. Bu sayı, Knesset'te çoğunluk için gereken 61 sandalyenin oldukça altında. Halen 32 sandalyeye sahip olan Netanyahu'nun Likud Partisi, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un Yashar Partisi ile en büyük parti olma yarışında başa baş gidiyor. Anketlere göre her iki parti de 20 ila 23 sandalye arasında destek görüyor. Daha da önemlisi, ilk kez Netanyahu, "başbakanlık görevini yürütmeye en uygun isim" sorusundaki anketlerde de geride kalıyor.
Bunun dikkat çekici istisnası ise açıkça sağcı ve Netanyahu yanlısı yayın yapan İsrail'in Kanal 14 televizyonu. Kanalın temmuz ortasında yayımladığı ankete göre koalisyon bloğu 63 sandalye kazanırken muhalefet yalnızca 47 sandalyede kalıyor. Aynı ankette Netanyahu'nun başbakan olarak destek oranı yüzde 57, Eisenkot'un ise yüzde 32 olarak gösterildi.
Tamamı :https://www.forbes.com.tr/dunya/israil-secime-hazirlaniyor-netanyahu-nun-yerine-kim-gelebilir
İsrail başbakanıyla başlayalım. Netanyahu raydan çıktığını ve İsrail istihbarat teşkilatı Mossad’ın yönetimini de yanında sürüklediğini, aldığı iki çılgın kararla gösterdi: İsrail’in tek bir büyük hava saldırısıyla Tahran rejimini devirebileceği ve İran’ın yeni liderini kendisinin seçebileceği iddiası ile hareket etti.
Mossad’nın İsrail düşmanlarını avlayıp ortadan kaldırmada bu kadar başarılı olmasının ana sebeplerinden biri Lübnan, İran, Batı Şeria ve diğer Arap ülkelerinde rejimden nefret eden ve onu devirmek için İsrail ile iş birliği yapmaya istekli kişileri kendi saflarına katma konusundaki becerisi. Ancak burada bir sorun var. Öfke veya para motivasyonuyla harekete geçen bu ajanlar çoğu zaman rejimlerin zayıflığını ve onları devirmenin kolaylığını abartıyor.
Tamamı :https://gazeteoksijen.com/yazarlar/thomas-l-friedman/uc-guclu-lider-nasil-yanildi-283413
Günümüz gerçeği şudur: İsrail, aynı anda birden fazla cephede, farklı düşmanlarla savaşmakta başarılı olabilmiştir. Eskiden adeta yıldırım hızıyla başlattığı askerî çatışma ve harekâtların süresi nispeten kısa sürüyordu. Oysa 2023'ten bu yana 20 ay gibi çok uzun bir sürede bile ara vermeksizin ordularını cephede savaştırabilmektedir.
Filistinliler açısından uluslararası alanda bile kabul görmüş olan "muhtemel bir Filistin devleti kurma" fikri ve projesi ise eski hükmünü yitirmiştir. Esasen bunun altyapısı da kalmamıştır. Gazze mıntıkası yerle bir olmuş; Batı Şeria'da yeniden işgal, istimlak, el koyma, gasp etme yoluyla Filistinlilerin arazileri gün geçtikçe küçültülmüş, mülkleri azaltılmış, bunun yerine Yahudi yerleşim yerleri alabildiğine genişletilmiştir.
Ramallah'ta oturan Filistin otoritesi ve başkanı Mahmud Abbas, sadece yerel idari bir aygıt-mekanizma olmanın ötesine gidememiştir. Bu idare, hemen tümüyle ekonomi, yönetim ve güvenlik temelinde İsrail'e bağımlı hâle gelmiştir.
Günümüzde İsrail, bölgesel güçlerle (Türkiye, İran, Suriye, Irak, Ürdün, Mısır) boy ölçüşüp kapışabilen ve yer yer üstün gelebilen hegemon bir devlet görüntüsü vermektedir. Suriye yüzünden Türkiye ile 2 kez dolaylı çatışmaya girmiş; Hama ve Humus dolaylarında inşa edilen Türkiye'ye ait bazı askerî/dinleme/hava üsleri vurulmuştur.
..
Sözün özü: 1967 Arap-İsrail Savaşı, sonraki yıllarda sürekli kendini tekrarlayacak olan yöntemlerin ilk halkasıdır. İsrail katılıp kazandığı her muharebeden sonra bir sonrakine hazırlanmıştır. Filistinliler de aynısını yapmış; her yenilgiden sonra toparlanıp tekrar muharebe denemelerine başvurmaktan geri durmamışlardır.
⚫️ Türkiye’ye gelen turist, “Bir Yahudi olarak Türkiye’deki güvenliğim?” sorusunu yanıtladı;
“Bir Yahudi olarak Türkiye'deki güvenliğim.
Cerrahım ve hastane personeli açısından bakarsak; evet, harikaydılar.”
“Doktorum Yahudi olduğumu biliyordu. Bu hiç sorun olmadı.”
“Hemşirelere gelince; bilirsiniz, belki Yahudi olduğumu bilmeyeceklerini düşünmüştüm ama Instagram'ımı unuttum. Hatta hemşirelerden biri bana, 'Ağ, hepimiz Instagram'ınızı gördük, çok güzelsiniz' dedi. Hiçbir zaman 'Instagram'ını gördük seni kirli Yahudi' demedi.”
“Şimdi, Türkiye'de üzerimde Yahudi yıldızıyla özgürce dolaşma konusuna gelirsek; ilk olarak, ameliyat olacağım için tüm takılarımı evde bıraktım. İkincisi, hayır, üzerimde Yahudi yıldızıyla dolaşırken kendimi tamamen güvende hissetmezdim.”
“Ancak bu durum New York City, Londra, Yunanistan, İtalya ve İspanya için de geçerli.”
“Yani demek istediğim, şu anda açıkça bir Yahudi olarak dolaşırken kendimi gerçekten güvende hissedeceğim tek yerler: Florida, İsrail ve Dubai.”