YAD: Bir kapının ardındaki umut

Uzun yıllardır toplumun ihtiyaç sahibi bireylerine destek veren YAD, yalnızca temel ihtiyaçları karşılayan bir yardım kuruluşu olmanın ötesinde, dayanışmayı ve insan onurunu merkeze alan bir anlayışla çalışmalarını sürdürüyor. YAD Yönetim Kurulu Üyesi Dan Weinstein ile derneğin yürüttüğü projeleri, değişen ihtiyaçları ve dayanışmanın insanlar üzerindeki gerçek etkisini konuştuk.

Sibel KONFİNO Toplum
29 Temmuz 2026 Çarşamba

YAD’ı birçok kişi biliyor ama belki de tam olarak ne yaptığını bilmiyor. Eğer “YAD nedir?” diye sorsam, tek cümleyle nasıl cevap verirsiniz?

Ben “YAD bir yardım kuruluşudur” demezdim. YAD, insanların kendilerini yalnız hissetmediği bir ailedir. Biz bazen bir sofraya sıcak yemek götürüyoruz. Bazen bir öğrencinin eğitimine devam etmesini sağlıyoruz. Bazen de sadece bir kapıyı çalıp "Nasılsınız?” diye soruyoruz. İnsanların en çok ihtiyaç duyduğu şey bazen para değil, hatırlanmaktır.

Sanırım insanların en çok merak ettiği konu şu: Kimlere ulaşıyorsunuz?

Aslında hayatın her dönemindeki insanlara ulaşıyoruz. Yalnız yaşayan yaşlılarımıza, ekonomik zorluk yaşayan ailelere, çocuklarına bakmaya çalışan annelere, üniversite hayali kuran gençlere… Toplamda her yıl binin üzerinde insanın hayatına dokunuyoruz. Ama biliyor musunuz? Ben hâlâ rakamlardan çok yüzleri hatırlıyorum.

YAD Başkanı Dan Weinstein

Hiç unutamadığınız bir anınız var mı?

Çok var. Ama biri hâlâ aklımdan çıkmıyor. Kapınıza Sağlık ekibimiz yaşlı bir üyemizi ziyaret etmişti. Çıkarken teyzemiz görevlimizin elini tuttu ve şöyle dedi: “Bugün kimse gelmese de olurdu. Yeter ki siz geldiniz.”

O cümle beni çok etkiledi. Çünkü biz o gün aslında ilaç götürmemiştik. Biz ona yalnız olmadığını hissettirmiştik. İşte YAD tam olarak budur.

Kapınıza Sağlık’ projesinden bahsediyorsunuz. Bu proje neden bu kadar önemli?

Çünkü yaş almak sadece bir sağlık sorunu değildir. En büyük sorun bazen yalnızlıktır. Bir telefonun çalmaması, bir kapının açılmaması, kimsenin “Nasılsın?” diye sormaması… Biz bunu değiştirmeye çalışıyoruz. Yaşlılarımızın evlerine sadece hizmet götürmüyoruz. Hayat götürüyoruz.

YAD sadece yaşlılarla mı ilgileniyor?

Hayır. Bir öğrencimizin bursunu ödediğimizde aslında sadece okul masrafını karşılamıyoruz. Belki geleceğin doktoruna, belki bir öğretmene, belki de bir bilim insanına yatırım yapıyoruz. Eğitime yapılan yardım, nesiller boyu devam eden bir iyiliktir.

Son yıllarda ekonomik şartlar herkes için zorlaştı. Bu durum YAD’ı nasıl etkiledi?

Çok ciddi şekilde etkiledi. Kiralar katlandı, temel ihtiyaçlar pahalandı, destek isteyen aile sayısı arttı. Aynı dönemde bazı gelir kaynaklarımız ise önemli ölçüde azaldı. Yani ihtiyaç büyürken imkânlarımız küçüldü. Bu bizim için kolay olmadı.

Ama hiçbir zaman “Artık yardım edemiyoruz” demedik. Tam tersine, “Daha fazla ne yapabiliriz?” diye düşündük.

Bunca yılın ardından sizi en çok motive eden şey nedir?

Bir teşekkür, bir gülümseme, bir öğrencinin mezuniyet fotoğrafı, bir yaşlımızın “Bu hafta yine gelir misiniz?” demesi… İnanın bunların hiçbirinin maddi karşılığı yok. Ama insanın yüreğine dokunuyor.

Okurlarımız arasında YAD’a destek vermek isteyenler olabilir. Onlara ne söylemek istersiniz?

Şunu bilmelerini isterim: Yaptığınız her katkının bir karşılığı var. Bir kira oluyor, bir market kartı oluyor, bir burs oluyor, bir sıcak yemek oluyor, bir ev ziyareti oluyor. Belki de bir insanın yeniden umutla güne başlamasına vesile oluyor.

Son olarak… Sizce YAD’ın en büyük başarısı nedir?

Bence en büyük başarımız dağıttığımız yardım miktarı değil. En büyük başarımız, insanlarımızın kapısını çalmaya devam edebilmek. Çünkü biliyoruz ki bazı kapılar sadece yardım beklemiyor; bir ses, bir dost, bir umut bekliyor. Ve biz o umudu yaşatmaya devam edeceğiz.

Son olarak şunu söylemek isterim: Bir toplum, en güçlü üyeleriyle değil; en kırılgan üyelerine sahip çıktığı ölçüde güçlüdür. Eğer bugün bir kişinin yüzünde bir tebessüm oluşturabiliyorsak, doğru yolda olduğumuza inanıyoruz. Çünkü bazen bir hayatı değiştirmek, sadece bir kapıyı çalmakla başlar.

Bugün anlattıklarınız bize şunu gösterdi: YAD’ın yaptığı iş yalnızca sosyal yardım değil; insan onurunu korumak, yalnızlığı paylaşmak, geleceğe umut olmak. Belki de en önemlisi, kimseyi geride bırakmamak.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün