ABD´deki bir eğitim programı, psikoloji alanından destek alarak antisemitizmle mücadele etmeyi amaçlıyor.
Harvard ve Fordham Üniversitesi’nden iki akademisyen, ruh sağlığı hizmetlerinde yaygın önyargı suçlamalarının yaşandığı bir dönemde, Yahudi hastalara verilen bakımın iyileştirilmesini amaçlayan girişime liderlik edecek.
ABD’de başlatılan yeni program, ruh sağlığı hizmetlerinde Yahudi karşıtı ayrımcılığa ilişkin endişelerin giderek arttığı bir dönemde, psikoloji alanında çalışan katılımcılara antisemitizmi daha iyi tanıma ve antisemitizme karşı daha etkili şekilde müdahale etme konusunda eğitim verecek.
Yahudi akademisyenleri destekleyen bir kuruluş olan Academic Engagement Network’ün yaptığı açıklamaya göre, Harvard Tıp Fakültesi’nden Dr. Miri Bar-Halpern ve Fordham Üniversitesi’nden Dr. Dean McKay’in liderliğinde yürütülecek programın ilk aşaması, New York, Connecticut ve Massachusetts’te doktora düzeyindeki psikoloji programlarında uygulanacak.
‘Psikoloji Lisansüstü Programlarında Antisemitizmin Ele Alınması: Akademik Öğretim Üyelerinin Travma Bilinçli Aktivizm Konusunda Eğitilmesi’ başlıklı program, müfredat geliştirme çalışmalarını ve öğretim üyelerine yönelik atölyeleri içerecek.
Programın amacının, Yahudi hastalara yetkin ve kanıta dayalı bakım sunulmasını sağlamak olduğu bildiriliyor.
Katılımcılara günümüzdeki antisemitizm biçimlerini tanıma, antisemitizmin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini anlama ve öğrendiklerini eğitim ile klinik uygulamalara dahil etme konularında eğitim verilecek.
Girişim ayrıca, aldıkları eğitimi kendi üniversitelerine ve topluluklarına taşıyabilecek bir profesyoneller ağı oluşturmayı ve psikoloji programlarının antisemitizmle mücadele edebilmesine yardımcı olacak ulusal bir model geliştirmeyi de amaçlıyor.
Program, Academic Engagement Network tarafından sağlanan Antisemitizm Eğitim Girişimi fonuyla madden destekleniyor. Yüzlerce üniversiteden üç binden fazla akademisyeni bir araya getirdiği belirtilen kuruluş, söz konusu maddi programını 2022 yılında başlatmıştı.
Academic Engagement Network Başkanı Miriam Elman da yaptığı açıklamada, “Antisemitizm geleceğin klinik psikologlarının nasıl eğitildiğini şekillendirmeye başladığında, bunun sonuçları günümüzün çok ötesine uzanacaktır. Geleceğin psikologları her türlü geçmişe sahip hastalara bakım verebilmelidir. Antisemitizmi ve Yahudi kimliğini anlamalarını sağlamak büyük önem taşıyor,” diye konuştu.
Program, ruh sağlığı hizmetlerinde antisemitizme ilişkin endişelerin giderek arttığı bir dönemde hayata geçirilmesiyle dikkat çekiyor.
Bar-Halpern ve McKay geçen yılın sonlarında, psikoloji alanında Yahudilere yönelik giderek artmakta olan bir düşmanlık gözlemlendiğini söylemişti.
ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı ise geçen ay, yüz yetmiş iki binden fazla üyesi bulunan Amerikan Psikoloji Derneği hakkında bir soruşturma başlatıldığını duyurmuştu.
2024 yılında yapılan bir araştırma, Yahudi tıp öğrencileri ve sağlık çalışanlarının yüzde 75’inin kendi alanlarında antisemitizme maruz kaldıklarını ortaya koymuştu.
Amerikan Psikoloji Derneği’nin alanında tüm akademisyenler tarafından ilgiyle takip edilen dergisi American Psychologist’ın geçen ay yayımlanan sayısı, yazarların uzun zamandır gecikmiş bir yeniden ele alış olarak tanımladığı biçimde antisemitizm konusuna odaklandı.
Dergide, “Antisemitizm, 20. yüzyılın ilk yarısında önyargılar üzerine yapılan psikolojik araştırmaların açık ara en önemli konularından biriydi,” denerek, son yıllarda diğer önyargı ve ayrımcılık biçimlerinin giderek daha fazla ilgi topladıkları ve Yahudilere yönelik ayrımcılığın özellikle psikoloji alanında göz ardı edilmeye başlandığına dikkat çekildi.