Avrupa'nın en küçük Yahudi topluluğu ilk kez kendi merkezine kavuştu

Kuzey Kutup Dairesi´ne yakın konumdaki Reykjavik, yakın zamana kadar Avrupa´da örgütlü Yahudi yaşamının bulunmadığı ender başkentlerden biriydi. Kentte ne bir sinagog, ne bir mikve ne de Yahudi toplumuna ait bir merkez bulunuyordu. Bu durum, Avrupa´nın en küçük Yahudi topluluğunun İzlanda´da, ülkenin ilk Yahudi merkezi olan Beit Shvidler İzlanda Yahudi Merkezi´ni açmasıyla değişti.

Zafir REYTAN Dünya
14 Temmuz 2026 Salı

Yaklaşık 840 metrekarelik yenilenmiş bir binada hizmete giren merkez, Reykjavik şehir merkezinde yer alıyor. Daha önce bar olarak kullanılan bina, ondan önce ise bir siyasi partinin genel merkeziydi. Merkez, 2018 yılında adaya yerleşen Haham Avraham Feldman ve eşi Mushky Feldman'ın uzun yıllardır yaşayıp görev yaptığı bölgeye yalnızca birkaç dakika uzaklıkta bulunuyor. Proje büyük ölçüde toplumdan toplanan bağışlarla finanse edildi.

Merkezde bir sinagog, yaklaşık 80 kişiyi ağırlayabilen bir seminer salonu, kaşer ürünler satan bir dükkan, bir topluluk mutfağı, bir gençlik merkezi, bir kütüphane salonu ve bir güvenlik merkezi yer alıyor. Böylece Yahudi toplumu ilk kez tüm bu imkânlara tek bir çatı altında kavuşmuş oldu.

Topluluk kısa süre içinde, ülkenin yer altındaki volkanik ısıyla çalışan jeotermal enerji kaynaklarından faydalanacak jeotermal ısıtmalı bir mikveye (ritüel havuzu) da sahip olacak.

Haham Avraham Feldman, kendileri gelmeden önceki dönemi anlatarak, "Buradaki Yahudiler bir sinagog, bir haham ve ait olabilecekleri bir topluluk özlemi çekiyordu. Bu ihtiyacı karşılayabilmek bizim için büyük bir mutluluk oldu" dedi. Toplum üyeleri de bu görüşü paylaşıyor.

2020 yılından bu yana İzlanda'da yaşayan Amerikalı Michael Klein, "İzlanda'daki Yahudi toplumu oldukça farklı geçmişlere sahip, dağınık ve birbirinden kopuk bir yapıya sahip. İzole bir ada olduğumuz için hepimiz bir şekilde buraya savrulmuş insanlarız" ifadelerini kullandı.

Klein, "Feldman çifti kullanılmayan eski bir siyasi parti binasını ve restoranı, yalnızca küçük topluluğumuza değil, ülkenin doğal güzellikleri ve huzurlu yapısı nedeniyle dünyanın dört bir yanından gelen Yahudi ziyaretçilere de hizmet verecek bir Yahudi merkezine dönüştürmek için gerekli kaynakları ve desteği bir araya getirmeyi başardı" diye konuştu.

İzlanda'daki Yahudi yaşamı tarih boyunca sınırlı ve kesintili oldu. Yahudi tüccarların ülkeye 1600'lü yıllarda uğradığı bilinse de, örgütlü Yahudi varlığının geçmişi 19. yüzyılın sonlarına uzanıyor. Ülkeye kalıcı olarak yerleştiği düşünülen ilk dindar Yahudi ise 1917 yılında İzlanda'nın ilk beş katlı binasını inşa eden iş insanı Fritz Natan oldu.

Sonraki yıllarda Yahudi yaşamı, kiralık salonlarda veya ülkenin en tanınmış kilisesi Hallgrímskirkja'nın bodrum katında bir avuç özverili gönüllünün çabalarıyla düzenlenen mütevazı buluşmalarla sürdürüldü. Uluslararası havalimanı yakınındaki Keflavik kasabasında bulunan ABD Deniz Kuvvetleri Üssü de 2006'da kapanana kadar zaman zaman Yahudi din görevlileri sağladı. Ancak ülkede hâlâ kalıcı bir kurum, sürekli görev yapan bir haham ya da Yahudi toplumuna ait özel bir bina bulunmuyordu. Bu nedenle Reykjavik, uzun yıllar boyunca "sinagogu olmayan tek Avrupa başkenti" olarak anıldı.

Bu durum 2018 yılında Feldman çiftinin ABD'den Reykjavik'e taşınarak Habad-Lubavitch faaliyetlerini başlatmasıyla değişmeye başladı. Böylece Avraham Feldman, İzlanda'nın yaklaşık bin yıllık kayıtlı tarihinde ülkeye kalıcı olarak yerleşen ilk haham oldu. Çift, ilk yıllarda kendi evlerinde Şabat yemekleri ve dini bayram etkinlikleri düzenleyerek topluluğu bir araya getirdi. Yaklaşık 400 bin nüfuslu İzlanda'da kendisini Yahudi olarak tanımlayan yaklaşık 300 kişi bulunuyor.

Toplum kısa sürede hızla büyüdü. 2020 yılında İsviçreli bir bağışçının desteğiyle hazırlanan ve İzlanda'daki cemaatin de tamamlanmasına katkı sunduğu ülkenin ilk Tevrat parşömeni törenle topluluğa kazandırıldı.

Bir yıl sonra İzlanda hükümeti Yahudiliği resmi din olarak tanıdı. Böylece resmi Yahudi nikâhları kıyılmasının önü açılırken, vatandaşların din vergilerinin bir bölümünü Yahudi toplumuna yönlendirebilmesine de imkân sağlandı. Ancak bu uygulamadan kaç kişinin yararlandığı bilgisi kamuoyuna açıklanmadı.

2024’e gelindiğinde topluluk kiralık mekanlara sığmayınca yeni merkezin bulunduğu binayı satın aldı. Böylece Reykjavik'teki Habad merkezi, Alaska'nın Fairbanks kentindeki merkezle birlikte dünyanın en kuzeydeki Habad merkezlerinden biri haline geldi. Bina, Reykjavik'in simgelerinden Rainbow Street ve Harpa Opera Binası'na yalnızca birkaç blok uzaklıkta bulunuyor.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün