Şiva Asar BeTamuz Orucu Kırık bir dünyanın onarımı

Tamuz ayının on yedisi anlamında gelen Şiva Asar BeTamuz döneminde gerçekleşen, On Emir levhalarının kırılması gibi trajik olaylar, Yahudilerin Tanrı ile ilişkilerini derinden yaralar. Şiva Asar BeTamuz orucu bu yıl 2 Temmuz Perşembe sabahı gün doğmadan başlar ve aynı günün akşamı yıldızların çıkmasıyla son bulur. Şiva Asar BeTamuz orucundan başlayarak Tişa BeAv´a kadar üç haftalık giderek artan bir yas dönemi başlar.

Nazlı DOENYAS Kavram
24 Haziran 2026 Çarşamba

Geçtiğimiz ay, Sivan ayının altıncı gününde Tora’mızın verilmeye başlandığı Şavuot Bayramı’nı kutladık. Bunun devamında Moşe Rabenu, kırk gün, kırk gece boyunca Tanrı ile buluşacağı Sina Dağı’na dönmüştü. Moşe Rabenu’nun bizzat Tanrı tarafından oyulmuş ve Yüce Tanrı tarafından On Emir'in yazıldığı iki taş levhayı taşıyarak dağdan indiği gün, Tamuz ayının on yedinci günü; Şiva Asar BeTamuz günüydü. Büyük bir sevinç ve kutlama zamanı olması gereken bu zamanda, Moşe Rabenu, halkının kampta altın bir buzağıya taptığını ve yozlaştığını görür. Bunun getirdiği öfke ile levhaları elinden fırlatır ve levhalar dağın eteğinde paramparça olur.

Tamuz ayının on yedisi anlamında gelen Şiva Asar BeTamuz döneminde gerçekleşen On Emir levhalarının kırılması gibi trajik olaylar, Yahudilerin Tanrı ile ilişkilerini derinden yaralar.

Bugün oruç tutarken, bu dönemde atalarımızın yaşadıklarını öğrenmeye çalışıyor, bu oruç günlerinin Zeharya Peygamber’in dediği gibi bayram günlerine dönüşmesi için biz ne yapabiliriz, onun üzerine düşünüyoruz. “Yüce Tanrı diyor ki: Dördüncü, beşinci, yedinci ve onuncu ayların oruçları, Yahudi halkı için sevinç, coşku dolu mutlu bayramlar olacak. Bu nedenle gerçeği ve barışı sevin” (Zeharya 8:19).

Şiva Asar BeTamuz orucu bu yıl 2 Temmuz Perşembe sabahı gün doğmadan başlar ve aynı günün akşamı yıldızların çıkmasıyla son bulur.

Şiva Asar BeTamuz’dan Yom Kipur’a

Rabi Edward Friedman’a göre, Yahudi takvimi sadece tarih ve ritüellerden oluşan bir döngü değil; ruhun zaman içindeki yolculuğunu haritalandıran manevi bir anlatıdır. Buradaki en etkileyici dönüm noktalarından biri, 17 Tamuz'da On Emir levhalarının kırılma anıyla, yani tabletlerin parçalandığı gün olan 17 Tamuz- Şiva Asar BeTamuz ile başlar, Av ayında Tişa BeAv'a damga vuran yıkıcı olaylarla doruğa ulaşır; Elul ve Tişri aylarındaki yenilenmeyle, Büyük Ulu Günler ile son bulur. Rabi Friedman, bu yolculuğun kalbindeki çarpıcı paradoksa dikkat çeker: bütünlüğe çoğu zaman ancak kırılmışlıktan geçerek ulaşılır. Bu paradoks, Moşe Rabenu’nun Sina Dağı’ndaki öyküsünde, 17 Tamuz'da ilk tabletlerin parçalanmasında ve Yom Kipur'da ikinci tabletlerin verilmesinde somutlaşır.

17 Tamuz-Şiva Asar BeTamuz olayları ve anlamı

Mişna Taanit (4:6), Tamuz'un on yedisinde Yahudi halkının başına gelen beş felaketi kaydeder ve böylece ‘bein hametsarim’ (dar/sıkıntılı dönem) adı verilen ‘Üç Hafta’lık yas dönemi başlar. Bu felaketlerin en önemlisi On Emir levhalarının kırılmasıdır. Ayrıca bu tarihte, Roma döneminde Tapınak'ta günde iki kez sunulan sürekli kurbanlar (korban tamid) durdurulur. Tişa BeAv’daki yıkımdan önce Yeruşalayim’in surlarında gedik açılan tarih de budur. Rabilerimize göre aynı günde iki başka trajik olay da gerçekleşir. Apostemos adlı generalin bir Tora tomarını yakması ve Kutsal Tapınak'a bir put yerleştirilmesi.

Rabi Friedman bu olaylar doğrultusunda bakıldığında tabletlerin kırılma anının sadece kutsal eşyaların yok edilmesi değil; aslında bir ahdin kırılması anlamına geldiğini belirtir. Levhalar sadece taştan ibaret değildi; ‘Tanrı'nın parmağı’ ile oyulmuş, ilahi sözlerin taşıyıcılarıydı. Onların parçalanması, Tanrı ile insan arasındaki ilişkide bir kopuşu, Yahudi hafızasında yankılanan bir ihaneti yansıtır ve sonraki bin yıl boyunca meydana gelecek olayların modelini oluşturur.

Kırık olanın onurlandırılması

Tabletlerin kırılması Tanrı ile ilişkimizdeki kopmayı yansıtsa da Friedman, bu kırma eyleminin ilahi onaya sahip olduğunu Tora’da satır aralarındaki anlamlarda görebileceğimizi belirtir. Devarim kitabında (10:2) Tanrı, Moşe’ye ‘kırdığı levhaları’ ikinci levhalarla birlikte Ahit Sandığı'na koymasını emreder. Talmud (Bava Batra 14b) da bunu doğrulayarak şöyle der:

Hem sağlam levhalar hem de kırık levhalar Ahit Sandığı'na konuldu.”

Kırılmış olanlar atılmaz. Onlar korunur, onurlandırılır ve hatta kutsallaştırılır.

İkinci tabletler - İkinci vahiy

Rabi Friedman, Midraşik ve mistik geleneklerin ikinci levhaların verilişine derin bir anlam yüklediğine dikkat çeker. Şemot Raba'daki Midraş (46:1), Tanrı'nın Moşe’ye ikinci levhaların yalnızca On Emir'i değil, aynı zamanda alahaları, midraşları ve agadaları; yani yasayı, yorumları ve anlatıları içereceğini bildirdiğini aktarır. İkinci vahiy, ilkinden daha geniş kapsamlı bir vahiydir; bu genişleme ancak ilk krizin sayesinde mümkün olmuştur. Rabi Friedman, benzer gelişmeleri, 17 Tamuz günü gerçekleşen diğer felaketler için de düşünebileceğimize dikkat çeker. Özellikle günlük kurbanların yerini günlük duaya bırakmasını ve Tapınağın yerini dünya çapında bir sinagog ve çalışma, öğrenme salonu ağının almasını düşünebiliriz.

Şiva Asar BeTamuz - Kırık bir dünyanın onarımı

Tamuz'un On Yedisi (Şiva Asar beTamuz) trajediyi anan bir oruç günü olsa da aslında içimizde harekete geçirdiği duygu yalnızca eski sembollerin parçalanmasına üzülmek değildir. Oruç günlerinin asıl harekete geçirmek istediği misyon, tikun -kırık bir dünyanın onarımı- işine girişmektir; parça parça, kıvılcım kıvılcım, an be an. Bu gün, geçmişin kırılmışlığı üzerine daha yeni ve daha kalıcı bir dünya inşa etmek için çok iyi bir fırsat günüdür.

Ahit Sandığında hem kırık hem de sağlam levhaların bulunması, sandığın temel sembolizmi haline gelir. O, kusursuzluğun değil, hafıza ve merhametin, yasa ve sevginin, başarısızlık ve bağışlanmanın korunmaya alındığı yerdir. Yolculuğun tüm parçalarının -özellikle kırık olanların- kutsal olduğunu öğretir, çünkü bunlar bizi kırık bir dünyanın nihai onarımı olan tikun için çalışmaya teşvik eder.

Uzlaşmaya doğru yolculuk

Levhaların kırılmasının ardından, Tora, uzlaşmaya doğru yavaş ve acı dolu bir yolculuğu anlatır. Moşe Rabenu tekrar Sina Dağı’na çıkar, bağışlanma için yalvarır ve bu çabalarının sonunda kendi elleriyle yeni bir levha takımı yontması emredilir. Moşe, bir kez daha kırk gün boyunca Sina Dağı’nda kalır, bu kez aşağıya indirilen vahiy, insan tarafından şekillendirilmiştir. İlahi sözler, insan eliyle hazırlanmış taşlara işlenmiştir. Bu yalnızca Tanrı'nın tek taraflı buyruğu değildir; Tanrı ile insanlık arasında bir ortaklığın kurulmasıdır.

Rabinik geleneklere göre bu ikinci kırk günlük dönem Elul ayının birinci gününde başlar ve Moşe’nin ikinci levhalarla birlikte aşağı indiği, bu şekilde halkın tamamen bağışlandığının anlaşıldığı Yom Kipur'da sona erer. Bu nedenle Yom Kipur yalnızca bireysel kefaret günü değildir; Tanrı ile İsrailoğulları arasındaki onarılmış ilişkinin yıldönümüdür. Aynı zamanda birlikte yeni bir yıla başlamak ve takip eden aylara bereket ve başarı getirmek için bir fırsattır.

Şiva Asar BeTamuz - Manevi restorasyonun başlangıcı

Şiva Asar BeTamuz’dan Tişa BeAv’a, oradan Elul ve Tişri aylarına uzanan bütün teşuva süreci, On Emir Levhaları olayının gölgesinde şekillenir. Takvimimiz kırılmayı görmezden gelip üzerinden atlamaz; tam tersine, oradan başlar. Her yenilenme eyleminin önce kırılmışlığın ateşinden geçmesi gerektiği konusunda ısrar eder. İşte bu nedenle Tamuz'un On Yedisi orucu yalnızca yas dolu bir gün değil, aynı zamanda hazırlayıcı bir gündür. Manevi restorasyona doğru ilerleyen bir hareketin başlangıcını işaret eder.

Kabala öğretisinde her ruh bir kap, her yaşam ise hem kırılmanın hem de onarımın gerçekleştiği bir alan olarak görülür. Tabletleri taşıyan Ahit Sandığı, insan kalbini temsil eder: sevinci ve hüznü, bütünlüğü ve özlemi birlikte taşıyan bir kalp. Bu nedenle ruhsal olgunluk, kırılmaların yokluğu değil, onları bilgelikle taşıyabilme yeteneğidir.

Tamamlanmaya, güce ve açıklığa değer veren bir dünyada yaşıyoruz. Ancak Tora'nın en derin gerçekleri çoğu zaman çelişkilerin içinde yaşar; kırık ve bütün, yargı ve merhamet, uzaklık ve yakınlık arasındaki gerilimde. Levhaların hikâyesi bu gerilimi çözmez; onu koruyarak kutsallaştırır.

Her yıl Tamuz'dan Tişri'ye uzanan döngü bizi bu yolu yeniden yürümeye davet eder; kırılmayı hatırlamaya, kırık parçaların yanında oturmaya ve yeniden dağa tırmanmaya hazırlanmaya. Ve bunu yaptığımızda, yalnız dönmeyeceğimizi biliriz. Moşe Rabenu gibi biz de geçmişin izlerini ve yaralarını yanımızda taşıyarak yükseliriz;  kırılmışlığı ortadan kaldırmak yerine onu kalıcı ve anlamlı bir şeye dönüştüreceğimiz umuduyla.

Kısa kısa Şiva Asar BeTamuz

İsmi: Şiva Asar= 17, Şiva Asar BeTamuz da Tamuz ayının 17’si anlamına gelir.

Çıkış yeri ve tarihte bu dönem gerçekleşen acı olaylar: Tarihte bu dönemde İsrailoğulları için beş trajedi gerçekleşir (Mişna Taanit 4:6).  Moşe Rabenu Yahudi halkının altın buzağıya taptığını görünce ilk On Emir tabletlerini kırar. Babillilerin Yeruşalayim kuşatması sırasında, Kutsal Tapınak’ta sürekli olarak yapılan günlük kurban Korban Tamid, kurbanlık hayvan bulmanın imkânsızlığından dolayı durdurulur. Romalılar, uzun bir kuşatmadan sonra, Yeruşalayim’in surlarında delik açmayı başarır, bu da Bet Amikdaş’ın yıkılışına giden yolu açar. Kumandan Apostemos Kutsal Tora’yı yakar. Tapınağa put yerleştirilerek kutsallığı murdar edilir.

Nerede belirtilir? Peygamberler kitabında, Zeharya Peygamber şöyle der: “Dördüncü, beşinci, yedinci ve onuncu ayların oruçları, Yahudi halkı için sevinç, coşku dolu bayramlar olacak. Bu nedenle gerçeği ve barışı sevin” (Zeharya 8:19). Tora’da ayların başı olarak belirtilen Nisan ayından başlandığında dördüncü ay Tamuz ayı, dördüncü ayın orucu da, Şiva Asar BeTamuz orucu olur.

Ne yapılır? Şiva Asar BeTamuz orucu bu yıl 2 Temmuz Perşembe sabah gün doğmadan önce başlar, aynı günün akşamı yıldızlar çıkınca sona erer. 1 Temmuz Çarşamba akşamı yatana kadar yemek içmek serbesttir. Hayati bir tehlike yoksa bile hasta olan kişiler, hamile veya süt veren kadınlar, bu orucu tutmaktan muaftır. Oruç tutmaktan muaf olan kişiler de bu günde keyif veren yiyecek ve içecekleri tüketmez, sadece temel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde beslenirler.

Şiva Asar BeTamuz Orucu Hakkında Bilgiler: http://www.sevivon.com/index.php?option=com_content&view=category&layout=blog&id=61&Itemid=115

Not: Yazıda özet olarak verilmiş olan bilgiler Bamidbar (Gözlem), Devarim (Gözlem), El Gid Para El Pratikante (Gözlem), Pirke Avot (Gözlem) kitaplarından ve chabad.org, www.sefaria.org, https://chiefrabbi.org, https://www.temple-bnai-israel.org, https://oupress.org, https://www.ou.org sitelerinden okuyucuya bu konular hakkında fikir vermek amacıyla derlenmiştir.

Yazıda konu ile ilgili araştırılıp bulunabilecek sayısız yorumdan sadece bazıları ifade edilmiştir.

Cemaatlerin farklı gelenekleri ve uygulamaları olabildiği için, yas dönemi ve oruç ile ilgili yasaklar ve kısıtlamalar hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, cemaatin kendi Rabilerine başvurması gerekir.

*Katkıları için Rav İzak Peres’e teşekkür ederiz

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün