ÜTOPYA

Cüneyt DİRİCAN Ekonomi
24 Haziran 2026 Çarşamba

Uluslararası Çalışma Ör­gütü verisine göre, 2024’de haftalık 42.8 çalış­ma saati süresi ile en uzun ça­lışan 18. ülkeyiz. Üzerimiz­de yer alan Pakistan, Mısır, Bangladeş, Hindistan, İran, Ürdün gibi ülkeler 2025’te yer değiştirmediklerinden ilk 20 içindeki yerimiz garanti (https://rshiny.ilo.org/data­explorer49, ET:2026/05/03).

Eurostat verisi, haftalık full ti­me çalışma saati süresine göre, AB’de 48 saat ile açık ara birinci­yiz. Yunanistan 42, Polonya 41.1, Almanya, Romanya 40.2, Hollan­da 39 saat. Son 10 yılda pandemi dâhil birinciliği kaptırmamışız (https://ec.europa.eu/eurostat/ databrowser, ET:2026/05/03).

Work

“Nazar etme ne olur, çalış senin de olur” diyen bu verilerle, perfor­mans ölçüm ve değerlendirme sis­temlerini kuran insan kaynakları­na sanki analitik bunların sorul­ması gerekiyor.

Adanmış hayatların umudu ola­rak piyasa değerlerine göre bakıl­dığında, Dünya Borsalar Federas­yonuna (WFE) göre, 50 ülkeden 70 borsa arasında BİST 375 mil­yar dolar ile 27. sırada, piyasa de­ğerinin GSYİH’a oranına göre ise 50 üzeri. Borsaya açık şirketle­rin toplam karlarının GSYİH’ya oranında ortalarda yer alıyoruz. Küresel rekabetçilik raporuna (WEF) göre ise 140 ülkede 60 ye­rimiz.

Walmart, VISA, Mastercard, Samsung, JP Morgan şirket de­ğerleri 375 milyar ile 1 trilyon do­lar arasında. Performans sistem­leri mi doğru ölçmüyor bu kadar açık ara uzun çalışmamızın raka­ma yansımasını? Yoksa insan kay­nakları yönetimleri mi soft skill kalıyor, koçluk yapamıyor?

Life

Türkiye’de MERSİS verisi­ne göre yaklaşık 2,5 milyon şir­ket var. Bunun kabaca %10 civarı A.Ş. ve yarısı Ltd. şirket. Özel sek­tör istihdamının yaklaşık %10-15 arası büyük, %30-35 arası orta boy şirketlerde, kabaca 11-14 milyon arasında. Toplam çalışan sayısın­da özel sektör yaklaşık 27 milyon kişi dikkate alınırsa yarısına denk geliyor. Türkiye Sigorta, Reasü­rans ve Emeklilik Şirketleri Birli­ği verisine göre sağlık poliçe adedi yaklaşık 5.75 milyon. Bunların ka­çı kurumsal sağlık sigorta anlaş­masından geliyor verisi yok, eski­den vardı. Hepsinin çalışan veya geliri olan sigortalı olduğu varsa­yımı altında, şirketi aracılığı veya maaşı ile bu özel sağlık poliçeleri­ne ulaştığını kabul edersek, özel sektörde çalışanların beşte birine, büyük/orta ölçekli şirketlerin an­cak yarısına denk geliyor. Üstelik sağlık prim üretimi sektörde yıl­lar bazında düşüyor, reelde %1-2 arasında ancak büyüyor. Belki de well-being (esenlik) bu yüzden popüler İK dünyasında.

Balance

ILO’ya göre; çalışan başına yıl­lık üretim büyüme oranında (GS­YİH sabit 2021, satın alma gücü paritesi bazında) yıllık %2 ile Do­ğu Avrupa ve AB ile aynı seviyede, G7’nin üzerinde, %2.2 olan G20’ye yakınız. Kadınların orta ve üst ka­deme yöneticiliği (2024) %21 ile cam tavanda iddialıyız. Ulu­sal düzeyde işçi haklarına (ör­güt kurma özgürlüğü ve toplu pazarlık) uyum düzeyinde %4.8 ile dünya ortalamasında, ME­NA ve BRICS ortalaması altında ancak ülke sıralamalarında yu­karıdayız. OECD “Main Scien­ce and Technology Indicators” “Gross Domestic Expenditure on R&D” verisine göre AR-GE harcamalarının GSYİH’a oranın­da AB ortalaması %2.13, OECD or­talaması %2.72, son yıllarda tutar­sal bir artış görülse de Türkiye’nin %1.46 seviyesinde. Şirket (işba­şı) eğitim verme oranında OECD %75, AB %67 iken, çalışan katılımı %60 ve %45 iken, bizde yarısı ci­varlarında.

Family

GSYİH içinde emek gelirinin pa­yında ise (2025); AB %57.6, G7 ülke­leri %57.2, G20 ülkeleri %53.9, dün­ya ortalaması (BRICS dâhil ve ha­riç) %52.8-%52.7, Türkiye ise %41.1 ile Orta ve Doğu Afrika ortalamala­rının arasında. Ortalama aylık ka­zanç verisinde (2024) Yunanistan 2.141, Macaristan 1.196, Türkiye 859, Arjantin 648 dolar. Eurostat verisine göre; asgari ücrette ise son dilimde sayılırız ve bir işçinin mali­yeti 2025 yılında, saatlik, Euro böl­gesinde 38.2, AB genelinde ise 34.9 Euro. OECD birim işgücü maliyeti­mizin artış oranında 2024-2025/02 çeyreklik bazda %92.41 artış ora­nı %34.73’e düşmüş. Finlandiya ve İspanya’dan sonra genç işsizlik­te ise üçüncüyüz (2026/02). Maaş demişken, akademisyenlerin (do­çent, profesör) PPP’ye göre maaşı OECD, AB ortalaması, Euro bölgesi­ne göre %25-%35 arasında daha dü­şük. Özetle, Çin gibi bilim yapmak, CERN gibi atom parçalamak herkes ister. Dergi, kongre, kitap, yol para­sı, maaş da pro rata olursa.

Not: Bu yazının orijinali 05 Mayıs 2026 Salı günü Dünya Gazetesi İstanbul Ekolü köşesinde yayınlanmıştır.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün