Bilginin felsefesi olarak tanımlanabilecek epistemolojinin kurucusu John Locke kabul edilir. Epistemoloji bilginin kaynağı, içeriği, mantığı üzerine bilimsel bilginin ne olduğuna odaklanır (Güçlü, 2000).
Thomas Kuhn ve Lois Althusser’i etkilediği söylenen Bachelard “epistemolojik kopuş” kavramını ilk dile getiren kişidir. Bachelard tarihsel epistemoloji ile yeni ve eski doktrinler arasındaki ilişki anlaşılabilir der. Bilim problemlerin varlığı ve bunlar arasındaki polemiklerin çatışması ile ilerler (Şeker ve Özcan, 2021).
Anti parantez denmez
Aç parantez (antr parantez yani parantez arasında doğru kullanımdır, anti parantez değil); bizde iddia edilen neoklasik, ortodoks, ana akım iktisadi acı reçeteler ile arzu edilen sonuca varılacağı inancını ve kabulünü 36 ayın sonunda veriye dayalı hatırlayalım. Kapa parantez.
Kuhn, Popper, Lakatos (geçen haftaki yazımız), Bachelard ve Locke ile iktisat biliminin kurallarını paradigma, bilimsel araştırma, yanlışlanabilirlik (bilimsel gelişim) üzerinden inceleyelim.
36 ay önce, heterodoks iktisadın bilim dışı deney olarak adlandırıldığı günleri bilimin felsefesine (epistemoloji) mi bıraksak da sorgulasak, hevrestiklerin (yanlılıkların) davranışsal finans ve nöro iktisat gerçeğinin bir parçası olduğunun kabulüne mi dayansak da sorgulasak. İşte bütün mesele bu. Üstelik deneysel iktisat da heterodoks iktisadın altında yer alırken.
Rasyonel
Eugene Fama. Etkin Piyasalar Hipotezi (1970) ile yatırımcıyı ve piyasaları rasyonel kabul eden “Journal of Finance” makalesi “"Efficient Capital Markets: A Review of Theory and Empirical Work" ile Nobel adına İsveç Merkez Bankasından ekonomi ödülü aldı. Piyasalar tam etkin, yatırımcı homoeconomicus olduğunda “Ekonomik Rasyonalizm” gerçekleşiyordu.
Avustralya İşçi Partisinin dile getirdiği bu kavramda, ekonomik olarak liberal politikaların tercih edilmesi söz konusudur: serbestleşme , serbest piyasa ekonomisi, devlete ait sanayilerin özelleştirilmesi, düşük doğrudan vergilendirme ve yüksek dolaylı vergilendirme ve küreselleşme.
Fama da zaten Avusturya Okulu gibi neoliberalizmi savunan Chicago Okulundandır. İşin ilginci Avusturya Okulu da American Economic Association Jel Kodlarında heterodoks iktisat altındadır.
Piyasa anomalisi
Fama hocamız, Friedman hocamız gibi FT demecinde: “benimki sadece bir hipotez, aslında insan irrasyoneldir” demez mi? Friedman da meşhur “enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgudur” cümlesi için “merkez bankalarının para arzını kontrol edebileceği söylemimde eskisi kadar ısrarcı olmazdım” demişti.
Yani, davranışsal finans ve nöro iktisat kabulü ile Fama bir epistemolojik kopuş yaşamıştı, Friedman gibi. Darısı bizim neoklasik ortodoks ana akımın başına. Zaten Keynes (1930) paranın yaratımı kredi verildiğinde (mevduat da) oluşur demişken, Avusturya Okulunun ünlü ismi Mises da aynı dönemde “Epistemological Problems of Economics” kitabını yazmıştı.
İşte bunlar hep KKM
Merkez bankası zararının para politikasını etkilemediği, zararın faizden kaynaklı olduğu bizzat geçen haftaki toplantıda en yetkilisinden ifade edildi. Ki sayılı heterodoks iktisatçılarımızın söylemi gibi İstanbul Ekolü köşemizde bunları hep yazdık. Ana akım neoklasik iktisat yine ters köşe oldu. Bu paradigmalar ve olgular sayesinde en azından iktisat literatürümüzde yavaş da olsa bir ilerleme sağlıyoruz (İnşallah).
Sahte bilim ve gürültü riski
Finansal astrolojiyi teknik analiz ile karıştırmamak lazım. Astroloji gibi sahte bilimlere inanç ile hevrestikler üzerinden alınan yatırım kararları (bilişsel yanlılıklar, örneğin onaylama yanlılığı, tanınmış isimlerin yapay zekâ ile sahte görselleri) ve gürültü riski (noise trader risk, örneğin FOMO) ile limbik sistemin (amigdala, Sistem 1) devreye girmesi ile alınan kararları ancak piyasa anomalilerinde görmek mümkün olabilir. Sosyal medya dolandırıcılıklarını ve manipülasyonları da aynı şekilde düşünmek ve ele almak lazım.
Enflasyonda beklentileri (atalet) (davranışsal finans) kabul edip, rasyonel çıktı elde etmeye çalışmaya da bu perspektiften bakılmalı. Rasyonellik arayışı için Sistem 2 yani prefrontal korteks devreye girer. Ekonomide ajanlar rasyonel olarak gerçekleşen verileri (ex-post) dikkate alır. Ona göre davranır.
Not: Bu yazının orijinali 19 Mayıs 2026 Salı günü Dünya Gazetesi İstanbul Ekolü köşesinde yayınlanmıştır.