2026 NDS (Notre-Dame de Sion) Edebiyat Ödülleri, 9 Haziran´da Fransız Sarayı´nda gerçekleşen bir törenle sahiplerine takdim edildi. Edebiyat ödülü´nü ´Taşların Anlattığı´ romanıyla Fransız yazar Clara Dupont-Monod kazanırken, eseri dilimize çeviren Bahadırhan Bozkurt da, Lizi Behmoaras Çeviri Ödülü´ne layık görüldü.
Edebiyatın ve vefanın buluştuğu özel bir akşam...
Geçtiğimiz hafta, Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülleri’nin 18.si için Fransız Sarayı’ndaydık. Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont’un himayelerinde, Başkonsolos Nadia Fanton’un katılımıyla gerçekleşen tören; başta Notre-Dame de Sion Lisesi Müdürü Alexandre Abellan ve Türk Müdür Başyardımcısı Tuna Saikalie olmak üzere, okul idarecileri, öğretmenler, eski mezunlar, jüri üyeleri ve edebiyat sevdalılarından oluşan bir topluluğa ev sahipliği yaptı. Çeşitli konuşmaların yapıldığı ve kitaptan pasajlarınokunduğu seremonide, Lizi Behmoaras’ın küçük oğlu Eytan Behmoaras da ailesini temsil etmek üzere hazır bulundu.

Dönüşümlü olarak bir yıl Türkçe, bir yıl da Fransızca yazılıp Türkçeye çevrilmiş eserlere verilen ödülün bu yılki sahibi, 2024 yılında İletişim Yayınları’ndan çıkan ‘Taşların Anlattığı’ adlı sarsıcı romanıyla Fransız yazar Clara Dupont-Monod oldu. Ancak benim için gecenin anlamı bir sonraki kategoride saklıydı: Çevirmen Ödülü. Ödül komitesi, iki kültür arasında mekik dokuyan gizli kahramanların yani çevirmenlerin emeğini taçlandırmak ama en önemlisi LiziBehmoaras’ın ismini ölümsüzleştirmek gayesiyle bu ödülün adını bu yıl ‘Lizi Behmoaras Çeviri Ödülü’ olarak değiştirdi. Behmoaras ailesinin de katkılarıyla sunulan bu anlamlı ödülün ilk sahibi, ‘Taşların Anlattığı’ kitabını muazzam bir titizlikle Türkçeye kazandıran Bahadırhan Bozkurt oldu.

Ödüllerin sunumundan sonra yazar ve çevirmen birer teşekkür konuşması yaptı. Ayrıca Eytan Behmoaras, annesi adına verilen ödül için jüriye minnettarlığını belirtti.
Gazetecilikten Yazarlığa Uzanan Bir Ömür
Lizi Behmoaras, sadece Notre Dame de Sion’lu bir aydın değil; Simone de Beauvoir’dan Paul Valéry’ye uzanan Fransız edebiyatınıbu topraklara tanıtan usta bir çevirmen, azınlık hafızasını işleyen bir yazar ve Şalom’un kültür sayfalarına yön vermiş bir arkadaşımızdı.
Onun adını taşıyan bir ödülün, iki dil arasında kusursuz bir köprü kuran usta bir çevirmene verilmesi, bıraktığı mirasın ne kadar canlı olduğunun en somut kanıtıydı. Fransız Sarayı bahçesinde alkış sesleri yankılanırken geriye, zarafeti ve eserleriyle Lizi’nin bıraktığı o değerli anı kaldı.