Dünya Kupası başladı 48 AYIN SULTANI

Dört senelik hasret sonunda bitti; FİFA Dünya Kupası üç ülkenin ev sahipliği ile başladı. Siz bu yazıyı okurken birinci haftasını tamamlamış olan Dünya Kupası bu sene 11 Haziran - 19 Temmuz tarihleri arasında Meksika-ABD-Kanada´nın ortak ev sahipliğinde düzenleniyor. 24 Sene sonra, yani 2002 Kore-Japonya ortak ev sahipliğinde yapılan dünya kupasından sonra, Milli Takımımız bu sene dünya kupası biletini aldı. İlk maçımızda Avustralya´ya 2-0 yenilerek hayal kırıklığı yaratsak da şansımız devam ediyor. Fakat artık başka hata yapma şansımız kalmadı.

İgal MEVORAH Spor
17 Haziran 2026 Çarşamba

Dünya Kupası’nı elimden geldiğince mercek altına almaya çalıştım. Dikkat çeken notlar ve sürpriz yapabilecek takımları derledim. Buyurun başlayalım…

24 sene sonra: Arar buluruz izini…

Belirttiğim gibi, 24 sene sonra dünya kupasındayız. Dolayısıyla ilk başlığımı milli takımımızla atmak istedim. Avustralya, ABD, Paraguay gibi kolay sayılabilecek bir gruba düştük. İlk maçlardan önce herkesin tabiri caizse ‘şeker’ gibi kura şeklinde nitelendirebileceği bir gruptu. Fakat Milli Takımımızın 14 Haziran, Türkiye saatiyle sabah 7’de oynadığı ve Avustralya’ya 2-0 kaybettiği maç tam olarak bir hayal kırıklığı oldu. Herkesin dokuz puanla grubu süpüreceğini düşündüğü Milli Takımımız belki de grubun en zayıf halkası sayılabilecek Avustralya’ya çok kötü bir oyunla 2-0 yenildi.

Bu maç bize şunları gösterdi; takımı yıldızlarla dolu olan değil, daha akıllı, daha diri ve iyi hazırlanabilen maçları kazanıyor. Zira Avustralya iki kere kalemize geldi, 2-0’la sahadan ayrıldı. Biz Avustralya defansını duvar döver gibi dövmeye çalışsak da ördükleri etten duvarı hiçbir şekilde geçemedik. Tabii yanlış oyun taktiğimizle de maçı vermiş olduk. Kerem Aktürkoğlu’nun sırtı dönük şekilde top dağıtmaya çalışması maçta aklımızda kalan en büyük yanlıştı.

Peki bundan sonra bizi ne bekliyor?

Açıkçası cevabı çok basit: Paraguay ve ABD’yi yeni kimseye bakmadan gruptan çık yoluna devam et. Şimilik parolamız bu olsun, inşallah cumartesi sabah Türkiye saati ile sabah 6’da Paraguay’ı yenerek yolumuza devam edeceğiz.

İlk defa Dünya Kupası heyecanı yaşayan ülkeler

Bu sene dört ülke hayatları boyunca ilk defa dünya kupasına katılma hakları kazandılar: Yeşil Burun Adaları, Özbekistan, Ürdün ve Curaçao.

Özbekistan

Tabii ki burada en dikkat çeken ülke 50 bin kişilik nüfusu olan Curaçao. Curaçao bu sene Fenerbahçe eski Teknik Direktörü Dick Advocaat’ın önderliğinde dünya kupası bileti almış ve dünya çapında yankı uyandırmıştı. Birçoğumuzun ilk defa duyduğu bu ülke eski bir Hollanda kolonisi ve dolayısıyla oyuncularının neredeyse tamamı Hollanda doğumlu. İlk maçlarında kupanın favorilerinden Almanya’ya 7-1 yenilseler de skoru 1-1’e getiren golü attıklarında yaşadıkları sevinç görülmeye değerdi. Futbol gerçekten bu anlar için güzel. Muhtemelen gruptan çıkamayacak olsalar da Curaçao için şimdiden tarihlerine kazınmış bir başarı olarak kayıtlara geçti dünya kupası bileti almış olmayı

Öte yandan Özbekistan’a ufak bir parantez açmak istiyorum. Uzun zamandır devletin futbola yapmış olduğu yatırım, meyvelerini bu sene vermiş olmalı ki Özbekistan da ilk defa dünya kupasına katılmayı başardı. Bu yönden Özbekistan’ı kutlamak gerekiyor kesinlikle!

Sürpriz yapabilecek takım

Geçmiş dönemlerde de yazı yazarken turnuvaların sürpriz takımlarını yazardım. Tabii bir kısmı tutmazdı fakat en sevdiğim başlık altındayız 😊 Uzun zaman sonra yazı kaleme alınca bu başlığı ne kadar özlediğimi hatırladım.

Açıkçası ne kadar sürprizden sayarsınız bilemiyorum fakat ben Japonya’nın bu turnuvaya damga vuracağını düşünüyorum. Katıldıkları her turnuvada adından çokça söz ettiren, takım disiplinlerinden asla kopmayan Japonya, ilk maçta Hollanda’dan bir puanı söktü aldı. Japonya hiçbir zaman hafife alınabilecek bir takım olmadığı gibi ben bu sene kendilerinin en az çeyrek final hatta yarı final görebileceklerini düşünüyorum. Kapalı kutu ve kendilerine öz bir disiplin anlayışları var. Gerçekten inanılmaz hayran bırakıyorlar kendilerini

Bir diğer sürpriz adayım ise İskoçya. Zayıf ekiplerden olan Haiti’yi penaltıdan gelen golle 1-0 yenmiş olmalarına rağmen yollarının açık olduğunu ve şanslarının yüzlerine güleceği hissiyatım var. Tamamen hissiyat. Tabii ki kadrosunda iyi oyuncularının da olması buna destek çıkıyor.

Son sürpriz adayım ise Özbekistan. Özbekistan’ın yapmış olduğu yatırımın meyvelerinin sadece kupaya katılımdan ibaret olacağını düşünmüyorum. Gruptan çıkmaları yanı sıra son 16’da bile bir sürpriz yapmaları ihtimalleri var. Zira kapalı kutu ülkeleri çözmek çok zor ve sizlere nasıl bir sürpriz hazırlayacaklarını bilemiyorsunuz. Bir Afrika ülkesinden bahsediyor olsak az çok oyun stili hakkında bir bilginiz olacaktır. Hızlı kanatlar, kontra atak gibi. Fakat, Özbekistan coğrafyasından yola çıkarak da tahmin edebileceğiniz bir oyun yok, dolayısıyla bu sır onları başarıya iteceğini düşünüyorum. Göreceğiz…

Dünya Kupasını kim ülkesine götürür

“Bu sene Dünya Kupası şampiyonu kim olur” diye sorsam. Muhtemelen aklınızdan iki ülke geçiyordur… Evet, doğru… Benim de İspanya ya da Fransa geçiyor. Kimileri Portekiz veya Arjantin dese de Portekiz’in Cristiano Ronaldo ısrarının onlara hiç yaramayacağını hatta eksi yazacağını düşünüyorum. Fakat İspanya’nın genç kadrosu (Ferran Torres, Pedri, Lamine Yamal, Raya) gibi inanılmaz bir jenerasyonla dünya kupasına geliyor olması bu şampiyonluk oranındaki ibreyi İspanya’ya yöneltiyor. Dedikten sonra ibrenin bir ucunu da Fransa’ya döndürmek istiyorum. Fransa yedek takımıyla bile çıksa şampiyonluğu alabilecek bir kaliteye sahip. Saliba, Olise, Kinglsey Coman, Mbappe, Upemecano, Desire Doue gibi, Tchouameni -ki daha yarısını sayamadım- inanılmaz seviyede oyuncularla bezenmiş bir kadrosu var Fransa’nın. Titanların savaşı gibi bir kadroyla geliyor İspanya ve Fransa. Dolayısıyla ben kupanın bu iki ülkeden birine gideceğini düşünüyorum.

Son söz

Ev sahiplerinden özellikle ABD, birçok skandala imza atarak, Somalili hakemi ülkeye almayarak, İran takımını ülkede 24 saatten fazla konaklatmayıp Meksika’ya geri göndererek ve bunun gibi örneklerle turnuvaya bir tutam acı tat çaldı. Fakat her şeye ama her şeye rağmen bu dünyanın en büyük, en keyifli organizasyonu. Dünya kupası bir tarafa diğer her şey bir yana. Dolayısıyla Milli Takımımız umarım bir an önce, saç, sakal, bıyık işini bırakır ve nerede olduğunu, onların yerinde olabilmek için kaç ülkenin hayal kurduğunu farkına varır ve bir an önce Montella’dan başlayarak silkelenirler. Aksi takdirde maçları izlemek için uykusuz kalan bu millete çok büyük bir borçları olacak. Ve o borç bir daha ne zaman ödenir, bilmiyorum.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün